Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3224 E. 2010/10037 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3224
KARAR NO : 2010/10037
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic.Mah.sıfatıyla)
Tarih : 17/09/2009
Nosu : 697/270

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, taraflar arasında 13.04.2005 tarihli ve … nolu Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 1 yıl ve 3000 premiks kotalı olduğunu, münhasırlık ilkesi getirildiğini, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde cezai şart öngörüldüğünü, davalının sözleşmenin süresi ve kotası dolmadığı halde işletmeyi üçüncü şahsa devrettiğini, devralan şirketin sözleşmeye devam etmesini sağlayamadığını, rakip ürünlerin satılmaya başlandığının tespit edildiğini ileri sürerek 10.000 Dolar cezai tazminatın ödeme günündeki TCMB’nin efektif satış kuruna göre karşılığının ve 300 tank premiks karşılığı 10.233 TL’nin verildiği tarihteki TCMB döviz satış kuruna göre ABD Doları cinsinden fiili ödeme günündeki karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada verdiği ifadesi ile müvekkilinin dava konusu işyerini devretmediğini, kiraya verdiğini, kira sözleşmesi bitiminde 13.04.2005 tarihli sözleşmenin aynen devam edeceğini, dava dışı şirketle davacının yaptığı sözleşmenin, dava konusu anlaşmanın devamı niteliğinde olduğundan, davanın konusunun kalmadığını belirtmiş, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise 13.04.2005 tarihli sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını, müvekkili şirketi bağlamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu, sözleşme ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 10.000 Amerikan Doları cezai şart alacağının ödeme günündeki TC.Merkez Bankası efektif satış kuruna göre TL karşılığının davalıdan tahsiline, davanın talebi ile bağlı kalınarak, 10.233 TL alacak bedelinin fiili ödeme tarihindeki TC.Merkez Bankasının Amerikan Doları için geçerli efektif satış kuruna göre, Amerikan Doları cinsinden karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında 13.04.2005 tarihli … numaralı Satış Noktası Sözleşmesini davalı şirket adına …’nun imzaladığı, davalı şirketi temsile yetkili olanlar 06.07.2004 tarihli 6086 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan imza sirkülerine göre belirlenmiş olduğu sabit ise de, yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu işlemlerin bilfiil taraflar arasında uygulanmak suretiyle tarafların bu sözleşmeye icazet vermiş olduklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

../..

(2)

2- Taraflar arasında 13.04.2005 tarihinde 013935 nolu Satış Noktası Sözleşmesi imzalanmış olduğu, davalının otelini davacıya haber vermeden 29.12.2005 tarihinde dava dışı … Organizasyon Gıda Turizm İnşaat Tekstil Ürünleri San.ve Tic.Ltd.şirketine kiraya verdiğinden ve başka bir ürün satıldığından 09.06.2006 tarihli tespitle haberdar olduğu hususları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının durumdan haberdar olduğu bu tarihten sonra davalıya sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava açması gerekirken bunu yapmaksızın 11.04.2007 tarihinde dava dışı kiracı … Ltd.Şti.ile satıcılık anlaşması yaptığı hususları ihtilafsızdır. O halde davacının kendisine haber verilmeden davalının oteli bir üçüncü şahsa kiralamasına icazet vermiş olduğu ve bu kapsamda davalının sözleşmeye aykırı davranmadığı düşünülmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davalının sözleşme kapsamında bedelsiz aldığı ürünlerin bedellerinin Satış Noktası Sözleşmesi m.19/2’ye göre Türk lirasına çevrilmiş, karşılığı üzerinden kabul edilmesi gerekirken Amerikan Doları cinsinden tahsiline karar verilmesi de kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …