Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13110 E. 2012/18922 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13110
KARAR NO : 2012/18922
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen genel haciz yolu ile takibe davalı kefilin itirazının haksız olduğu iddiasına dayanan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, yalnızca müvekkili aleyhine icra takibine girişilmesinin doğru olmadığını, asıl borçlunun sözleşmeye göre . Kültür Sanat Turzm. İşl. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacı bankanın söz konusu krediyi kime ödediğini ispatlaması gerektiğini, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dolayı Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğu, borcun kefalet limiti kapsamında kaldığı gerekçeleri ile benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, dava konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinin “gösterilen adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği” gerekçesi ile tebliğ edilemediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İ.İ.K’nun 4949 sayılı Yasa ile değişik 68/b maddesinin son cümlesi hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanabilir ise de kefil bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca somut olay açısından davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği ve bu nedenle takip tarihine kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gözetilmeksizin mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.