YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14430
KARAR NO : 2013/4710
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Silivri İlçesi, Beyciler Köyü, Davalı Tepe Mevkiinde bulunan ve bu köyde 1985 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında, davalı gerçek kişiler tarafından açılan tescil davalarının, kazanma koşullarının oluşmaması nedeniyle Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2002 gün ve 1999/ 427 – 2002/331 ve yine 15/07/2002 gün ve 1999/648 – 2002/556 sayılı kararları ile reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek, Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini, çekişmeli taşınmazlara davalıların elatmasının önlenmesini istemiş, ayrı ayrı açılan davalar mahkemece birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve davaların reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2009 tarih ve 2008/2489- 2009/5207 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Mahkemece, yargılamaya katılarak taşınmazın tapulu olduğunu bildiren davalının dayandığı Beyceğiz diğer adı Yavaşça Doğan Köyü K.Sani 1291 (1275) tarih 172 ilâ 183 sayılı sicilden gelen ve bir çok intikallerden sonra Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin ortaklığın giderilmesi davası sonucu kayıtların ilk tesisindeki miktar ve yüzölçümüne bağlı kalınmadan ve büyük bölümünün 1943 yılında yapılıp 1949 yılında kesinleşerek Nisan 1952 tarih 13 numarada 779 Hektar yüzölçümüyle Hazine adına tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı da gözönünde bulundurulmadan, sınırları değiştirilip miktarının da artırıldığı, bu işlemlerin Hazine ve Orman Yönetimini bağlamayacağı, davalıların dayandığı değişir sınırlı otlak, yaylak, kışlak cinsli kayıtların, miktarından çok fazla olan kadastro parsellerine uygulanıp kadastro tesbitlerinin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, Beyciler (Yavaşça Doğan) Köyü çiftliğine ait olan kayıtlardan kapsam belirlenecek yer, dolayısıyla davalıların yararlanılacağı tapu kaydının kalmadığı, 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23 ve 2004 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi ile H.G.K’nun 21.01.2004 gün 2004/8-15/7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242/292 ve 12.03.2008 gün ve 2008/20-214/241 sayılı kararlarında belirtilen ilkeler gözönünde bulundurularak, davacı Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş, Hazinenin davasının kabulüne, Beyciler Köyü, Davalı Tepe Mevkiinde bulunan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilmiş bulunan 14039 m² yüzölçümlü yere davalıların eltmasının önlenmesine, bu yerin orman niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı … ile Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava konusu (A) işaretli 14039 m²’lik bölüm yönünden hükmün onanmasına, birleşik 2005/665 sayılı dosyada davalı olan 12393,70 m²’lik bölüm yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/11979-15258 sayılı bozma kararında; “Davacı Hazine, mahkemenin 2005/663 esas sayılı dava dosyasında kuzeyi yol, güneyi …., doğusu …. batısı …. ile çevrili 14039 m²’lik taşınmaz; 2005/665 esas sayılı dava dosyasında ise kuzeyi H…, güneyi …., doğusu …., batısı …ile çevrili 12393.70 m²’lik taşınmaz davaya konu edilmiş, mahkemece her iki dava dosyası 2005/663 esas sayılı dava dosyasında birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Ancak, son kararda 14039 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hakkında hüküm kurulduğu halde, 12393.70 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkında inceleme ve araştırma yapılmamış, hüküm de oluşturulmamıştır. Bu bölüm yönünden araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile birleşik 2005/665 sayılı dosyada dava konusu olan (B) işaretli 12393,70 m²’lik bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu yere davalıların müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro sırasında tesbit harici bırakılan ve aynı yer hakkında davalı kişinin daha önce açtığı tescil davasının ret edilip kesinleşmesiyle davalının herhangi bir hakkı bulunmadığı belirlenen taşınmazın tesciline ve davalının bu yere elatmasının önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce, 3116 sayılı Kanuna göre 4785 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce 1943 yılında yapılan ve 28/12/1949 yılında ilân edilerek kesinleşmesinden sonra Şekerpınar, Erikpınar ve Havuzpınar Devlet Ormanı ismiyle Şubat 1952 tarih ve 19 numarada 1316 Hektar yüzölçümüyle ve yine Nisan 1962 tarih 13 numarada 779 Hektar yüzölçümüyle ve Sazlıdere Devlet Ormanı ismiyle tapuya tescil edilen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 12/03/1996 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1985 yılında yapılmış, 14.04.1987 – 13.05.1987 tarihlerinde ilân edilmiş, dava konusu yer tescil ve tesbit harici bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına ve dava konusu taşınmaz hakkında daha davacı Tahsin Gürpınar tarafından açılan tescil davasının Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/07/2002 gün ve 1999/648 – 2002/556 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği, kesinleşen hüküm taraflar için kesin hüküm oluşturduğu gibi davalıların dayandıkları tapu kayıtlarının davalı taşınmazlara uymadığı ve dava dışı çok sayıda parsele revizyon gördüğü, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.