Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5710 E. 2010/13196 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5710
KARAR NO : 2010/13196
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Dava davacı banka tarafından kullandırılan kredi nedeniyle oluşan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Verilen önceki hükmün dairemizce bozulması üzerine mahkemece yapılan yargılamaya ve alınan bilirkişi raporuna göre … haricindeki davalılar yönünden verilen önceki kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle adı geçenler hakkında hüküm oluşturulmasına yer olmadığına;
Diğer davalı …’ün yabancı para kredisinden sorumlu olmadığı ve sadece TL krediye kefil sıfatıyla imza koyduğu gerekçesiyle kat tarihi itibariyle hesaplanan 20.962,27 TL.den davanın kabulüne, takibin bu miktar üzerinden ve % 135 oranında temerrüt faizi ile % 5 oranında BSMV eklenerek devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı şirket ile davacı banka arasında biri döviz, diğeri Türk Lirası üzerinden iki ayrı genel kredi sözleşmesi akdedilmiş, davalılardan … bunlardan Türk Lirası üzerinden düzenlenen sözleşmeye 40.000.-TL ile sınırlı olmak üzere kefil olmuştur.
Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Nitekim, banka tarafından hesabın kat’ını bildiren 25.04.2000 tarihli ihtarnamede, davalı kefilin senet karşılığı kredi (SKK) borcu 20.962.27.-TL olarak gösterilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 101.maddesine göre tarafların temerrüt için belirli bir gün belirlememeleri halinde borçlu ihtarla mütemerrit olur. Davacı yanca ödeme için davalıya 3 gün süre verilmiş; kat ihtarı da 02.05.2000 tarihinde adı geçen davalı-kefile tebliğ edilmiştir.
Bu durumda mahkemece ihtarın tebliğinden itibaren üç gün sonra davalı kefilin temerrüde düştüğünün kabulü ile, bu tarihe kadar belirtilen alacağa akdi, bu tarihten itibaren de temerrüt faizi uygulanarak belirlenecek miktar dikkate alınarak takip tarihindeki alacak tutarının belirlenmesi ve bu meblağ dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin gözden kaçırılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hüküm yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.