YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8054
KARAR NO : 2010/4670
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında distribütörlük ilişkisi olduğunu ve sözleşmeye uygun olarak davalının mallarını pazarladıklarını, akdin devamına güvenerek yeni yatırımlar yaptıklarını, ancak davalının başka firmalara da mal vererek pazar paylarını daralttığı gibi aleyhte propaganda yaptığını ve en son olarak da 16.09.2005 tarihinde akdi fesih ettiğini ihbar ettiğini, davalının haksız davranışları nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalarak 6.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacı ile 21.09.2004 tarihinde ticari ilişki içine girdiklerini, davacının satın aldığı malların bedelini ödemediğini, bunun üzerine ihtarname keşide ettiklerini, ihtara uyulmayınca teminatların paraya çevrilmesi için bankaya müracaatları sonucu alacağın tahsil edildiğini, davacının 30.11.2009 tarihli belge ile borçlu olduğunu kabul ettiğini, ödeme sıkıntısı yaşaması ve akdi ihlal etmesi nedeniyle de sözleşmenin fesih olunduğunu, halen 8.931 TL alacaklı olduklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Türksoy kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının borçlu olduğunun 30.11.2009 tarihli yazı ile kabul edildiği ve borcu ihtara rağmen ödemediği bu suretle akdi ihlal ettiği ve davalının akdi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden esastan, diğer davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının satın aldığı malın bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı şirketin akdi fesihte haklı olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.