Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3051 E. 2010/5175 K. 28.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3051
KARAR NO : 2010/5175
KARAR TARİHİ : 28.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu …’a ait bağımsız bölümün satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan ve satış bedelinin tamamının ayrıldığı davalının borçlu aleyhine girişilmiş usulüne uygun bir icra takibinin bulunmadığını; kurumun borçlunun ortak olduğu şirketten alacaklı olduğunu, ortağın da sermaye payı oranında sorumlu tutulabileceğini, haczin 40.000,-TL üzerinden konulması nedeniyle davalıya bu tutarla sınırlı olarak pay verilebileceğini iddia ederek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum esasa dair cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının alacağına 506 sayılı Yasanın 80/5 inci maddesindeki düzenlemeye uygun biçimde faiz hesaplandığında sıra cetvelindeki kadar alacağın tesbit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle bileşik faiz hesaplamasının Yasaya uygun bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Şirket ortak ve yöneticileri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim alacaklarından şirketle birlikte müteselsilen sorumlu iseler de, bu kişilerin mal varlığına başvurulması için haklarında Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine uygun biçimde başlanmış bir takibin bulunması gerekir. Dosyanın incelenmesinde davalı kurumun dava dışı borçlu … hakkında bir takibe girişip girişmediği anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece anılan gerekliliğin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.