Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12670 E. 2012/18060 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12670
KARAR NO : 2012/18060
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, hayvancılıkla uğraştığını, davalıya büyükbaş hayvan sattığını aynı zamanda 130 milyar borç para verdiğini, daha sonra 70 milyarını ödediğini ve babası ile kendisinin imzalamış olduğu davaya konu senedi verdiğini, imzayı huzurunda atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporuna göre; takibe konu senet üzerindeki … adına atfen atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik tanı unsuru ve yazı içermeyen taklidi kolay, basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin ve …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği davanın niteliği itibariyle senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı davalıya ait olduğu, davacının davalıya borçlu bulunduğuna dair dosyada mevcut davalı tarafça sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı, imzanın borçlu davacıya ait olduğunun kanıtlanamadığı, kötü niyet tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,takibe konu bonodaki imzanın sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacıya atfen atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik tanı unsurlu ve yazı içermeyen taklidi kolay, basit tersimli imzalar olması nedeniyle davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilmediği belirtilmiş ve anılan rapora istinaden karar verilmiş ise de davalı vekilleri rapora itiraz ederek yeniden rapor alınmasını talep etmişlerdir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.