YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11842
KARAR NO : 2010/13321
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili, Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü … mevkii 247 ada 5 parsel sayılı 1486,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı karir ev ve tarlası niteliğiyle öncesinde dava dışı 247 ada 1, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin bir bütün olarak … … …’ın ceddinden geldiği, zilyetliğindeyken 1989 yılında … … …’a sattığı, onunda 1990 yılında Çetin Yorulmaza sattığı, Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2005/42 ve 52 Esasına kayıtlı dosyalarda dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/42 Esasına kayıtlı dosyada, davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan, Orman Yönetimine yaygınlaştırılan tescil davası, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, diğer davaların REDDİYLE, çekişmeli … Köyü 247 ada 5 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın tesbit tutanağı düzenlenmeyen bölümü için davanın görev yönünden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, her ne kadar çekişmeli parselin 1966 yılında yapılıp 1969 yalında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve tarla olarak kullanıldığı bildirilmişse de, eğim, toprak yapısı ve bitki örtüsü yönünden sınırdaki devlet ormanın devamı niteliğinde olduğu, üzerindeki
orman ağaçlarının bir bölümünün kısa bir süre önce kesildiği ve yerlerinin temizlenerek, tarımda kullanılmasının çekişmeli parselin orman niteliğini bir anda kayıp etmesine yol açmayacağı belirlenip, çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği, daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan Orman Kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapıldığı, başka bir deyişle çekişmeli taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. madde 1. fıkrasının “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörüldüğü, çekişmeli parselin kadastro tesbit tutanağının, genel mahkemede dava konusu olması nedeniyle malik hanesinin açık olarak düzenlendiği, 3402 Sayılı Yasanın 30/2 Maddesi gereğince taşınmazın niteliğinin ve malik hanesinin, Kadastro Hakimince resen yapılacak araştırma ile yapılacağı, hususları gözetilerek, gerçek kişinin açtığı davanın reddine ve çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi ile davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay’daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 750,00.- TL.’şer avukatlık ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak, duruşmada kendini avukatlı temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davacı gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/10/2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemesinde yerinde yapılan keşif ve yöntemine uygun şekilde düzenlenen bilirkişi orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi, jeolog ve fen elemanı raporlarından çekişmeli 247 ada 5 sayılı parselin 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında, hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman içi açıklık olmadığı, orman sayılmayan düz kadim ziraat arazisi olduğu, komşu 3 sayılı parselin gerçek kişiler adına tespit edilip itirazsız kesinleştiği, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği
ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiği ve dosyada aksine belge bulunmadığı halde, yerel mahkemece hakiminin özel bilgi gerektiren konularda keşif yerinde kişisel gözlemine dayanarak taşınmazın orman içi açıklık olduğu, % 12’den fazla eğimli funda ile kaplı sahaların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında ve orman sınır hattına bitişik olduğu halde, orman kadastrosunun seri usulle yapıldığı, bu nedenle taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görevinin 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. Maddesi gereğince orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı gerekçesiyle her zaman orman sınırları içine alınabileceği düşüncesi de yasanın amacına uygun olmadığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda bir dava bulunmadığı ve hava fotoğraflarında açık alanda kalması nedeniyle orman olmaması ve 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında da orman sınırına bitişik olan taşınmazın tarım alanı olarak gösterilmesi nedeniyle “herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman” tanımına uygun olmadığından yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle onama yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.