YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12384
KARAR NO : 2011/11052
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 993, 994 ve 995 parsel sayılı taşınmazların, tapuda davalılar adlarına kayıtlı olduğunu, taşınmazın yörede 1992 yılında yapılan ve kesinleşen 2/B madde uygulama sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu 993 parselin A (977 m2), 994 parselin B – D (168 m2 ve 1572 m2) ve 995 parselin C (4369 m2) bölümlerinin tapu kaydının iptaline, 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulama sahasında kalan taşınmazların tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1953 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmazlar kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1993 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında orman niteliğini yitirmesi nedeniyle kısmen 2/B alanında gösterilmiş, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazların daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, uzman orman bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazların 2/B madde sahası içinde kalan bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve aynı yasanın 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. 4 ve 5. paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 05/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.