YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10174
KARAR NO : 2010/13430
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro çalışmalarında mera vasfı ile tespit edilen … Köyü 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 5000 m² yüzölçümlü bölümünün Kadastro Mahkemesinin 1996/1 esas sayılı dosyasında verilen karar sonucunda orman vasfıyla hazine adına tapuya tescil edildiğini, ancak bu dosyada yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında tamamının orman olarak gösterildiğinden davalı adına olan mera kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve bilirkişi kurulunun 06/01/2010 tarihli ek raporunda (B) ile işaretli 39815 m² yüzölçümlü bölümünün orman vasfıyla hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı mera kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1944 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır.1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın 10-120 yaşları arasında küme ve dağınık halde bulunan meşe ağaçları ile kaplı olarak eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, davalı hazinenin bilirkişi raporlarında (B) ile işaretli 39815 m² yüzölçümlü bölüme ilişkin olarak yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin olarak ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince, yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; orman sınırı dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenemez. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 1958 yılı memleket haritasında kısmen açık alanda kalan (A) ve (C) ile işaretli bölümlerin bitişiğindeki 114 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 1996/1-2001/22 E.K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda açık alanda kalmasına rağmen yapraklı ağaç rumuzlu bölgede orman örtüsüne sahip gerekçesiyle orman olarak tesciline karar verilmiştir. Bu dosyadaki orman olgusunun belirlenmesi taraflar arasında güçlü bir delildir. Kaldıki,budosyada yapılan incelemede bilirkişi 21.06.2001 tarihli raporlarında bitki örtüsü ve … yapısı itibariyle taşınmazın orman olduğunu belirlemiştir. Bu nedenlerle taşınmazın kısmen meşe kökleriyle kaplı bilirkişi raporlarında (A) ve (C) ile işaretli bölümlerine ilişkin olarak davacı … yönetiminin davasının kabul edilmesi gerekirken … şekilde hüküm kurulması usul ve yasalara aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile bilirkişi raporlarında (A) ve (C) ile işaretli bölümlere ilişkin olarak hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.