Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7027 E. 2010/12418 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7027
KARAR NO : 2010/12418
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.07.2008 gün ve 2008/6148-10686 sayılı bozma kararında özetle: “… Köyü … mevki 877 parsel sayılı 13660 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazın, yörede 1960 yılında yapılan genel kadastroda, Asliye Hkuk Mahkemesinin 18.04.1958 gün ve 1957/439-168 sayılı kararıyla orman sınırları dışında bırakıldığından da söz edilerek, 502 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbitinin, 01.07.1960-31.07.1960 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşerek tapuya kayıt edildiği, 13.06.2002 tarihinde de … …’a satıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 gün ve 1957/439-168 sayılı dosyasında, Davacı … … tarafından, davalı Orman Yönetimi aleyhine 18.04.1958 tarihinde, … kalan ve onun mirasçıların kullanımındaki … Mevkiinde bulunan D: …r tepesi, B: … Boğazı, G: … Sırtı, K: … Düneği ve … tepe ile … 40 dönüm, aynı mevkide … Tepesi üzerinde dört hududu taşlık ile çevrili 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasının iptali istemiyle açılan davanın, Ziraat Vekaletinin 16.01.1958 gün ve 5877-614 sayılı yazısında, bu taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesi gereği orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği gerekçesiyle kabulüne ve bu taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına kara verildiği, hüküm Orman Yönetimince 13.5.1958 tarihinde temyiz edilmişse de Orman İşletme Müdürlüğünün 22.9.1958 gün ve 13-4501-4041 sayılı yazısı ile Genel Müdürlüğün 20…./1958 gün ve 14906-1203 sayılı tel emri ile vazgeçilmesiyle kesinleştiği, Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.1998 gün ve 1996/142-117 Sayılı Dosyasında; Davacı … … tarafından, Davalı Orman Yönetimi aleyhine 19.09.1996 tarihinde, kendi adına tapuda kayıtlı … köyü 877 sayılı parselin üzerinde bulunan ağaçların tapulu kesimi için Orman Yönetimine başvurduğu, taşınmazın niteliği ve komşularının kesim istediği taşınmaza uymadığından söz edilerek isteminin red edilmek suretiyle çekişme yaratıldığı, bu sataşmanın önlenmesi ve taşınmazın sınırlarının tesbitini istediği, 17.4.1998 tarihli keşifte; yerel bilirkişinin 877 parselde keşif yapıldığını, çekişmeli parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/439-1958/168 sayılı kararındaki bir numaralı taşınmaz olduğunu, keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 11.05.11998 tarihli raporunda; taşınmazın eğiminin %25 olduğu, 100-150 yaşlarında karaçam ve sedir ağaçları ile kaplı olduğunun, yer yer yuvarlak ağaçlardan yapılmış ev enkazları bulunduğunun, devlet ormanını devamı niteliğinde orman sayılan yer olduğunun, en yakın 11719 ila 11722 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır
hattına 1.5-2 km mesafe orman sınırları içinde olduğunun,bu yerle ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin orman tahditinin iptali karar bulunduğunun, ancak bu kararın dayanağı Ziraat Vekaletinin yazısında taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun, çekişmeli taşınmazın 100-150 yaşlarında orman ağaçları kaplı olduğundan bu kararın buraya uymadığının bildirildiği, Mahkemece davanın kabulüne ve orman yönetiminin kesim izni vermemek suretiyle yarattığı sataşmanın önlenmesine karar verildiği, Orman Yönetiminin temyiz itiraz red edilerek 1. Hukuk Dairesinin 18.5.1999 gün ve 4511-5364 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 15.9.1999 gün ve 1999/9201-8120 sayılı kararıyla red edildikten sonra mahkeme kararının kesinleştiği, 877 parselle ilgili 04.06.1998 gün ve 1996/142-1998/117 sayılı kararın infazı aşamasında, hükme dayanak keşifte, teknik bilirkişi Bekir Ölmez’in çekişmeli taşınmazı yanlış göstererek, bilirkişilik görevini kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2000 gün ve 2000/165-236 sayılı kararı cezalandırıldığından söz edilerek, kesinleşen mahkeme kararının iadeyi muhakeme yoluyla kaldırılmasını istemiyle Orman Yönetimi tarafından, Davalı … … aleyhine açılan davanın diği, deil yetersizliğinden reddine karar verildiği, hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.6.2005 gün ve 2005/6998-7856 sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 24.11.2005 gün ve 2005/11461-12469 sayılı kararı ile red edildiği, Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2000 gün ve 2000/6-66 Sayılı dosyasında; Davacı Orman Yönetimi tarafından Davalı … … aleyhine 23.12.1999 tarihinde, 877 sayılı parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeki orman alanı olduğu, tapu kaydının iptali ve orman olarak Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açtığı, mahkemece, çekişmeli parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/168 sayılı kararı uygulanarak çekişmeli parselin gerçek kişi adına tesbitinin kesinleştiği ve bu kararın Orman yönetimini bağladığından söz edilerek davanın reddine karar verildiği, hükmün Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2001 gün ve 2001/4252-4421 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin de yine Dairenin 21.06.2004 gün ve 2003/11367-6204 sayılı kararıyla “ … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/439-1958/168 K. Sayılı dava dosyasında ve Dalaman asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/142-117 sayılı dava dosyasında eldeki davanın taraflarını bağlayacak nitelikte ve davalı … … lehine kesin hüküm bulunduğu, Hazine davada taraf olmadığı gibi, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla her zaman tapu iptal tescil davası açabileceği nedeniyle dairenin onama kararının usul ve yasaya uygun olduğuna değinilerek red edildiğinin anlaşıldığı, sözü edilen mahkeme kararlarının, somut olay da davanın tarafları için kesin hüküm oluşturmasa da güçlü delil oluşturacağı gerekçesiyle davanın red edildiği, gerçektende, sözü edilen kesinleşmiş mahkeme kararlarının, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalsa da, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 gün ve 1957/439-168 sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde kesin hüküm oluşturduğu, bu karar Hazinen yönünden de, yine çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı yönünde güçlü delil oluşturursa da, somut olayda Hazine tarafından çekişmeli 877 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu halde, davalı gerçek kişi bayii adına kadastroca tesbit edildiği, bu nedenle tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığı, yukarıda sözü edilen kesinleşmiş mahkeme kararlarındaki dava nedeninden farklı bir neden, başka deyişle maddi vakıa ileri sürüldüğünden, bu kararların Hazine aleyhine güçlü delil oluşturduğundan söz edilemeyeceği, Diğer taraftan, Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.1998 gün ve 1996/142-117 sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 11.05.1998 tarihli raporda; 877 sayılı parselin % 25 eğimli, 100-150 yaşlarında karaçam ve sedir ağaçları ile kaplı sınırdaki devlet ormanı ile yanı yapıda eylemli orman alanı olduğunun belirlendiği, eylemli durumu ve üzerindeki ağaçların yaşları itibariyle, kadastro tesbit tarihi olan 1960 yılında da, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki eylemli orman alanı olduğunun
anlaşıldığı, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davalarının, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı gözetilerek kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü … mevkii 877 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1992 yılında yapılıp 24.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.