YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10946
KARAR NO : 2012/17175
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2009 yılı Haziran ayından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davacının işe giriş tarihinden sonra yapılan yaş tashihine göre gerçek doğum tarihi olan 02.03.1963 tarihinin dikkate alarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının doğum tarihi 1963 olarak dikkate alınıp yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … oğlu 10.3.1967 Körfez doğumlu …’ın 12.3.1983 tarihinde … inşaatında işe girdiğini gösterir 19.3.1984 tarihli giriş bildirgesinin bulunduğu, Aile Nüfus Kayıt tablosuna göre … ve … oğlu 25.2.1967 doğumlu …’ın Kocaeli … Cilt:31 Hane No 957 ‘de nüfusa kayıtlı olduğu, söz konusu kayıt ile ilgili Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.9.2007 tarih 2006/359 E 2007/466 K sayılı kararı ile …’ın 25.2.1967 olan doğum tarihinin 2.3.1963 olarak düzeltildiği görülmektedir.
506 sayılı … Kanunun 120/2 maddesi, (… Yasanının 66. maddesi) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Gerçekten anılan Yasa’nın 120/2. maddesi (66. maddesi) çok açık olarak “malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri …. esas tutulur. ” hükmünü içermektedir. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim … Yasasının 66. maddesi … Yasasının 120/2. maddesi ve … Yasasında da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 9.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas; 14.04.2010 gün ve 2010/21-194 Esas 2010/219 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.Bu özel düzenleme dışında ki kesinleşmiş bir yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır.
Somut olayda; mahkemece 12.3.1983 tarihli giriş bildirgesine göre, davacının … Kurumuna ilk defa 12.3.1983 tarihinde tescil edilmiş olacağı, bu tarihte 25.2.1967 olan doğum tarihinin 20.9.2007 tarihli yaş tashihi kararı ile 2.3.1963 olarak düzeltilmesine karar verildiğinden. 506 sayılı yasanın 120/2 maddesi dikkate alındığında ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı ortadadır.
Yapılacak iş; 506 sayılı Yasanın 120/2 maddesi dikkate alınarak davacının … Kurumuna ilk defa tescil edildiği tarihteki doğum tarihi 25.2.1967 kabul edilerek, sonradan yapılan yaş tashihi kararı dikkate alınmadan yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.