YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10635
KARAR NO : 2010/14285
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli Merkez …… Köyü 848 parsel sayılı 2600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 1959 yılında kesinleşen arazi kadastrosu ve satışla davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde, orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan tapu kaydının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15.02.2007-15.08.2007 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve davalı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satın aldığı kişiye karşı, satış
bedelinin tahsili için her zaman dava açabileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22.11.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.