YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8590
KARAR NO : 2011/11344
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulü yolunda kurulan 15.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı …Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/10/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … Tur. A.Ş. vekili Avukat … geldi, Hazine vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.
K A R A R
.Davacı Hazine, 08.11.2000 tarihli dava dilekçesinde, 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanı ….ile iki komisyon üyesi tarafından “MAHKEME KARARI UYGULAMA TUTANAĞI” ismi verilerek 31.07.1989 tarihinde yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle yok hükmünde olan tutanak ile … Tapu Sicil Müdürlüğünün 05.11.1990 gün 2405 sayılı Yazası Kadastro Müdürünün 07.11.1990 tarihli yazısı ve ve Tescil Beyannamesi dayanak gösterilerek 12.11.1990 tarihinde tescil nedeni “orman kadastrosu” olduğu belirtilerek yolsuz olarak tapuya tescil edilen … Köyü,
232 parsel sayılı 130 hektar 6000 m2 yüzölçümlü Burçaktarla …Orman’ına
233 parsel sayılı 7 hektar 7318 m2 yüzölçümlü … … …Ormanı’na,
234 92 hektar 8082 m2 yüzölçümündeki … Bayırı …Ormanına ait tapu kayıtlarının sınırlarının belirsiz, gayri sabit ve genişletilmeye elverişli olduğu gibi, bu parsellere de ait olmadığı, kayıt miktar fazlası bulunduğu, parsellerin …mülkiyete konu olmayacak kamu malı niteliğindeki yerlerden olduğu ve toplam yüzölçümü 968.739 m2 olan … 1932 tarih 13 ila 32 numaralı bu tapulardaki … … payının karşılığının 453.996 m2 olduğu, diğer payların kime ait olduğu da belli olmadığı halde … adına kayıtlı bu pay tapu kayıtları dayanak gösterilerek toplam yüzölçümü 8.440.355 m2 olan 10 adet …orman parselinin iktisap nedeni “ORMAN KADASTOSU” olduğu belirtilerek A. … adına yolsuz olarak (TMY. md.1025) oluşturulduğu, … mirasçılarının … 1932 tarih ve 13 ila 32 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak … köyü 1 ila 223 sayılı parseller 1 ila 223 sayılı parsellerin toplam yüzölçümünün 1.628.205 m2 olduğu, tapu kayıtları kapsamlarının 1942 yılından beri orman sınırları dışında olduğu kabul edilerek kadastro tesbit tutanakları düzenlenen 1 ila 223 sayılı parsellere ait dava dosyalarında belirlenmesi gerektiği halde, bu olgular gözönünde bulundurulmadan 10 adet toplam 8.440.355 m2 yüzölçümündeki parsellerin tamamının …orman olduğundan söz edilerek kişilere verildiği, yine sözü edilen eski tapu kayıtlarının köy, mevki, cins ve sınırlarının zemine dahi uymadığı, 1945 yılından 1986 yılına kadar görev yapan arazi ve orman kadastro komisyonları ile, bu amaçla kurulan diğer heyetler tarafından bir çok kere kabul edildiği halde, bu tapu kayıtları dayanak gösterilerek …orman parselinin oluşturulmasının ve tescil edilmesinin yasaya aykırı yok hükmünde ve yolsuz tescil niteliğinde (TMY. 1025, E….. 933 mehaz İsviçre …. 975 maddesi) olması nedeniyle eski tapu kayıtlarının tamamen dışında kalıp, kayıt miktar fazlası olan … köyü 232, 233 ve 234 sayılı parsellerin sicil kayıtlarının iptaliyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, … köyü 232, 233 ve 234 sayılı parselin tapu kayıtlarının iptaline ve Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tescile karar verilmiş, hüküm davalı şirket tarafından etemyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davanın, 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu üyelerinden bir kısmının Orman Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine verilen yetki ve görevin dışına çıkarak, Orman ve Kadastro Yasaları ile 4785 sayılı Yasa karşısında hiçbir geçerliliği bulunmayan eski tapu kayıtlarının ve 1944 tarihli mahkeme kararının uygulanmasından söz edilerek o tarihte yürüklükte bulunan ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan, Orman Kadastro Yönetmeliğinin 60. maddesi dayanak gösterilerek yasa ve yönetmeliğe uygun olarak kurulmadığı için orman kadastro komisyonu niteliğinde olmayan yetkisiz üç kişilik bir heyet tarafından düzenlenen 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı” esas alınarak …mülkiyete konu olmayacak Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerde yolsuz olarak oluşturulan ve yok hükmünde olan …orman parsellerine ait tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescil istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde ilk olarak 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre 1976 yılında yapılarak itirazsız yerlerde 18.06.1981, itirazlı yerlerde 19.11.1981 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen yine aynı Yasanın 2896 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilip kesinleşen işlemler ile, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Bu işlemlerin tümünde 31.07.1989 tarihli tutanak dayanak gösterilerek oluşturulan 10 adet …orman parsellerinin tamamının … Devlet Ormanı sınırları içinde gösterilerek Devlet Ormanı olarak işlem gördüğü, … köyünde 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda, (623 ila 645 OSN ila çevrili) … Köyü evleri ve mezru tarlalarını muhtevi (kapsayan) tapulu araziler ile (1 ila 219 ve 222, 223 sayılı parseller) Üç Ağaç mevkiinde yine tapulu ve mezru tarlaların (220 ila 221 sayılı kadastro parsellerinin bulunduğu yer) orman dışında bırakıldığı, kadastrosu yapılan … Devlet Ormanının iç sınırının 623 ila 645 orman sınır noktaları, bu ev ve tarlaların dış sınırının 181, 182, 183, 184 ila 616 Orman Sınır Noktalarının da … Devlet Ormanlarının dış sınırı olduğu, … Devlet Ormanın dış sınırlarının Doğusu; (588 ila 210 OSN) Riva Deresi, halen … Baraj Gölü sonra Şile İlçesi Kervansaray Devlet Ormanı ve Göçbeyli Ormanları Batısı; 181 ila 555 … Köyü sınırı ve (181 ila 190 OSN) Kurtdoğmuş Köyü Devlet Ormanları kısmen … Baraj Gölü, Kuzeyi; (190 ila 210 OSN) Riva deresi halen … Baraj Gölü sonra Şile İlçesi … Köyü Devlet Ormanları, Güneyi; 555 ila 569 OSN Kurna Köyü Devlet Ormanları ve 569 ile 588 (588 OSN Riva deresi kenarındadır) orman sınır noktaları ile 1948 yılında Gebze İlçesi sınırları içinde kalması nedeniyle tahdidi yapılan halen … ilçesi, … köyü, Karaağıl Devlet Ormanları olduğu, tahdit tutanaklarında açıklanarak 182 ila 616 ve 182 numaralı orman sınır noktaları içerisinde kalan ve toplam yüzölçümü 2.613,5 Hektar (26.135.000 m2) olan ve dava konusu 241 nolu parsel hariç diğer 9 adet orman parselini de içine olan ormanın, … Devlet Ormanı ismiyle kadastrosunun yapıldığı, başka bir anlatımla toplam yüzölçümü 8.440.355 m2 olan dava konusu 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241 sayılı 10 adet özel orman parsellerinden 241 sayılı … …Orman parseli hariç diğerlerinin … Devlet Ormanının sınırları içinde bırakıldığı ve bu şekilde yapılan orman kadastrosunun 07.07.1942 tarihinde ilana çıkartılması üzerine, davacı …. 25.02.1942 tarihli dava dilekçesi ile Orman Yönetimi aleyhine, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/251 sayılı dosyasında açtığı davada, “Kurtdoğmuş Köyü civarında … 1932 tarih 13 ila 32 numaralı 18 adet ve toplam yüzölçümü 968.739 m2 ve tapudaki pay oranına göre 453.990 m2 olan tapuda kayıtlı taşınmazlarının Devlet Ormanı sınırları içine alınmasının yasaya aykırı olduğunu” ileri sürerek orman sınırlamasının iptali ile Orman Yönetimin, elatmasının önlenmesini istediği, mahkemenin 06.10.1944 gün ve 1943/251-1944/800 sayılı kararı ile “… bilirkişi tarafından verilen 21.06.1944 tarihli rapor ve krokiye nazaran, davacının tapuyla uhdeyi tasarrufunda olan Kurtdoğmuş Karyesindeki 20 parça tapulu taşınmazın 2/5 hissesine, davacı … nın mutasarrıf bulunduğu ve meskür gayri menkullerin Salifikir Devlet Ormanları tahdit ve tesbit kararında hudut ve mevkileri gösterilen saha içine ithal edildiği ve müddei tarafından vaki itirazı 3210 Sayılı Kanun gereğince müddetinde yaptığı anlaşılmış olmasına binaen, müddeialeyh idare canibinden vuku bulunan işbu müdahalenin men ile Salüfül ikir gayri menkullerin Devlet Ormanı hududu haricine çıkarılmasına” denilerek dava dilekçesinde 18 adet tapu kaydına dayanıldığı halde 20 adet tapu kaydının mevki, miktar ve sınırları yazılmak suretiyle, davacı … Ziya’nın 10 … 1932 tarih 13 ila 32 nolu 20 adet tapu kayıtlarındaki payının karşılığı olan toplam 46 hektarlık (460.000 m2) sahanın orman sınırları dışına çıkarılmasına ve Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine dair verilen kararın Orman Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.02.1945 gün ve 1945/400 – 629 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen 06.10.1944 gün ve 1943/251 – 800 sayılı kararına ait dava dosyası bulunamadığı gibi, bu kararın dayanağı olduğu bildirilen 21.06.1944 tarihli krokinin aslının dahi bulunmadığı, Mimar Refah Şeniz tarafından 23.02.1968 tarihinde aslına uygun olarak düzenlenen örneği olduğu bildirilen krokinin herhangi bir ölçüye ve ölçeğe dayanmayıp zemine uygulama olanağı da olmayan basit bir kroki niteliğinde olduğu, bu kroki üzerine davacının dayandığı tapuların uyduğu bildirilen alanların üzerine tapu kayıtlarının tarih ve numaralarının bazılarının doğru, bazılarının ise yanlış yazıldığı, 21.06.1944 tarihli kroki üzerindeki bazı bilgilerin başka yazı ve kalemlerle sonradan eklendiği, dava dilekçesinde delil olarak dayanılmayan iki adet tapu kaydının 1943/251 – 1944/800 sayılı gerekçeli karara davacının dayandığı tapu kaydıymış gibi gösterilip, hükme dayanak yapıldığı, dava konusu …orman parselleri … köyü idari sınırları içinde olduğu halde, dayanılan tapu kayıtlarının … köyüne batıda komşu olan Kurtdoğmuş Köyüne ait olduğu, … köyünde 1962 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında …orman parsellerine ait olduğu söylenen tapu kayıtlarının sınırında gösterilen kişiler ya da mirasçıları adına tesbit edilen hiçbir …mülkün bulunmadığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-1944/800 sayılı kararına konu olup, o tarihte de fiilen orman olması nedeniyle … Devlet Ormanı sınırları içine alınan arazinin sözü edilen mahkeme kararının Yargıtay 1.Hukuk Dairesi tarafından 05.02.1945 tarihinde onanmasından sonra 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1.maddesindeki “Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte varolan gerçek veya tüzel kişilere, vakıflara ve köy, belediye, …idare, kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlar bu yasa ile devletleştirilmiştir. Bu ormanlar hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın Devlete geçer” hükmü gereğince Devletleştirilmiş sayılacağı 4785 sayılı Yasa yürürlüğe girince …’in devletleştirme bedelinin ödenmesi için Orman Yönetimine başvurulduğu, ancak “tapu kayıtları bu yerlere ait olmadığından bedel takdiri yapılamayacağı” gerekçesiyle talebinin red edildiği, bu işleme karşı o tarihte idari ya da adli yargıda herhangi bir dava açılmadığından işlemin kesinleştiği, gerçekten tarla, ağıl ve ağıl yeri cinsli tapu kayıtlarının eskiden beri orman olan bu yerlere ait olmadığı, bir an için aksi düşünülse bile H.G.K.’nun 23.09.1970 gün ve 1969/5-587-450 sayılı kararında belirtildiği gibi T…..’nın 705 (EMY 633 – İsviçre …. md.656) ve 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi hükümlerine göre, Devletleştirme kapsamındaki yerlerin hiçbir işleme ve bildirime gerek olmadan tescilden önce mülkiyetinin Hazineye geçtiği, bu nedenle, taşınmazların kamu malı niteliği kazandığı ve böylece 1942 yılında belirlenen … Devlet Ormanının kadastro sınırlarının yeniden ve aynen geçerlilik kazandığı, 4785 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce verilip yine yasanın yürürlüğünden önce Yargıtayca onanan 06.04.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı mahkeme kararı ile bu kararın dayanağı olan tapu kayıtlarının hiçbir hukuki geçerliliklerinin kalmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.12.1989 gün ve 1989/16-659-695 ve 19.06.1991 gün 1991/16-271-375 ve 27.02.2002 gün 2002/1-19-97 ve 10.05.2006 gün 2006/20-148-284 S.K. ve ilgili Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2004 gün 2004/7435-8852 ve 27.03.2007 gün 2007/34-3970 S.K.).
Devletleştirilen bir kısım …ormanların sahiplerine iade edilmesine ilişkin 5658 sayılı Yasanın 31/03/1950 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine tapularda pay sahibi ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/251 sayılı dosyasının davacısı olan, …’in vekili Av…. aracılığıyla Orman Yönetimine verdiği 28.07.1950 tarihli dilekçe ile, “Üçağaç Çiftliğinde tapulu olan arazide 4785 sayılı Yasa gereğince evvelce Devletleştirilmiş kısım var ise 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre iadesini” istemesi üzerine,Orman Yönetimince görevlendirilen 9 Numaralı Orman Tahdit Komisyonunda Mühendis … tarafından 05.08.1950 tarihinde düzenlen ve Orman İşletme Müdür Yardımcısı Rami Gümüş’ün “Orman Genel Müdürlüğünün 12.09.1950 gün ve Şb.05.05.110/16 sayılı emirleri gereğince, 03.11.1950 gününde mahallen gördüm. Rapordaki görüşlere aynen iştirak ettim” şerhi verilerek 03.11.1950 tarihinde tasdik ettiği raporda 5658 sayılı Kanun gereğince iadesi istenen … ormanlarının Devlet Ormanları ile fasılasız bitişik olduğundan ve tahditlerinin de (kadastrosunun) devlet namına icra edilmiş bulunmalarından 5658 sayılı Yasanın birinci maddesi gereğince iadesinin mümkün olmayacağının bildirilmesi üzerine, söze konu ormanın dört tarafından Devlet Ormanlarıyla çevrili bulunduğu tesbit edildiğinden 5658 sayılı Yasa hükmüne göre iadesine imkan bulunmadığına denilerek aynı gerekçelerle iade isteminin reddedildiğine dair Orman Genel Müdürü Y. imzalı 08.12.1950 tarih ve 6071 sayılı yazının … vekili Av. … Badur’a 09.12.1950 tarihinde bizzat tebliğ edilip evrak üzerine imzasının alındığı, ancak bu işleme karşı da süresinde adli yada idari yargıda hiçbir dava açılmadığından iade talebinin reddine ilişkin işlemin o tarihte kesinleştiği, böylece 10 adet …orman parselinin de içinde bulunduğu 2.613.5 hektar yüzölçümlü … Devlet Ormanının 1942 yılında belirlenen orman kadastro sınırının yeniden ve aynen ikinci kez geçerlik kazandığı, Orman Genel Müdürlüğünün bu ormanlar üzerinde 1942 yılından önce ve sonra hiçbir zaman elini çekmeyip bakım, dikim ve faydalanma faaliyetlerini bu güne kadar sürdürdüğü ve … Devlet Ormanı sınırları içinde olup, 65 kodunun altında kalan Devlet Ormanlarının tümünün Orman Genel Müdürlüğü tarafından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne 99 yıl süre ile irtifak hakkı ile tahsis edildiği 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre görev yapan (1) Nolu Orman Kadastro Komisyonunun 22.07.1977 tarihinde düzenlendiği (4) nolu tutanak ve DSİ İstanbul Proje Müdürlüğünün 21.07.1976 tarih ve 5412 sayılı yazısından anlaşıldığı, DSİ Genel Müdürlüğünün de tahsisen aldığı, … Baraj Gölü sahasında kalan … Devlet Ormanının yüzölçümünün 1.282.400 m2 olduğu, bu ormanları daha sonra İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon) Genel Müdürlüğüne devrettiği görülmektedir.
İstanbul İşletme Müdür Muavini … Taştan ve arkadaşları tarafından düzenlenen 17.04.1952 tarihli tutanakta da belirtildiği gibi, dava konusu parsellerde içinde olmak üzere 10 adet …orman parsellerini kapsayan 2.613,5 Hektar (26.125,000 m2) yüzölçümlü … Devlet Ormanının da 1945 ve 1950 yılında çıkartılan yangınlarda orman alanlarının yakıldığı, sadece 700 Hektarlık saha üzerinde orman ağaçlarının kaldığı, ancak ağaçlandırma çalışmalarının hemen yapılamaması nedeniyle bu orman alanlarının üzerini sekonder (ikincil) maki elamanı olan meşe sürgünlerinin kapladığı, ormancılık bilimine göre, meşeler kanatlı tohum gurubundaki ağaçlardan olmadığından rüzgar v.s. gibi tabi olaylarla tohumlarının araziye dağılamayacağı, meşelerin yakılması, tahrip edilmesi, kesilmesi sonucu yer altında kalan köklerinin, dış baskıların ortadan kalkmasıyla filizlenip o yerlerin kısa zamanda orman örtüsü ile kaplanıp yeniden orman haline geleceği, işte bu nedenle 1952 yılında 5653 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarda; kesinleşen orman sınırı içinde kalan yerlerin makilik saha olarak gösterilmeye çalışıldığı, ancak Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10/05/2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararını direnme yoluyla inceleyen ve 20. Hukuk Dairesinin kararında belirtilen ilkeleri aynen ve oybirliği ile kabul ederek, … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin direnme hükmünü bozan, Yargıtay H.G.K.nun 03/07/2002 gün ve 2002/20-558-588 sayılı kararında kabul edildiği gibi, İstanbul Anadolu Yakasında bulunan ormanlar maki niteliğinde olmadığından, dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu … köyündeki ormanlar da dahil olmak üzere, İstanbul Anadolu Yakasındaki ormanlarda yapılan makiye ayırma çalışmalarının hiçbir zaman tamamlanmadığı, ilana çıkartılmadığı, Orman İdaresinin bir iç işi olan makiye ayırma çalışmalarının tümünün 1963 yılında iptal edildiği, yine 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili tüm kararları ile 1. Hukuk Dairesinin 26/07/2000 gün ve 6766/8652 ve 14/05/2001 gün ve 5062/5949 ve 7. Hukuk Dairesinin 13/12/2004 gün 4196/4556 ve 16. Hukuk Dairesinin 15.01.1991 gün 1990/5423-121 (YKD Mayıs 1991) 17. Hukuk Dairesinin 24/01/2005 gün ve 2004/13822-165 sayılı kararlarında, makiye ayırmanın, orman rejimi dışına çıkarma işlemi olmadığı, Orman Yönetiminin bir iç işi olan makiye ayırma çalışmalarının her zaman iptal edilebileceği ve makiye ayrılan yerlerin önceden olduğu gibi kesinleşen orman sınırı içinde kalmaya devam edeceği, esasen 5653 sayılı Yasanın geçmişe etkili olarak uygulanacağı konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı gibi 5653 sayılı Yasada ve bu yasa hükümlerine göre çıkartıldığı kabul edilen 17.08.1950 tarihli yönetmelikde maki komisyonlarının 5653 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği, 03.04.1950 tarihinden önce orman kadastrosu kesinleşen orman alanlarında makiye ayırma işlemi yapacağı konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı, Yasa ve Yönetmelikte bulunmadığı halde, eğer yasa geriye yürütülerek yasanın yürürlüğe girdiği tarihte orman kadastrosu kesinleşen Devlet Ormanlarında makiye ayırma işlemi yapmışsa, bunun hiçbir yasal dayanağı bulunmaması nedeniyle yok hükmünde olacağı, işte bunun içindir ki dava konusu taşınmazların bulunduğu İstanbul Anadolu Yakasında yapılan makiye ayırma çalışmalarının tümünün 1963 yılında iptal edildiği ve bu iptalin yasa ve yönetmeliğe uygun olduğunun … Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin verdiği direnme kararını bozan H.G.K.’nun 03.07.2002 gün ve 2002/20-558-588 sayılı kararıyla kabul edildiği, 22.03.1996 gün ve 1995/5-1 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında sadece “makiye ayrılan yerlerde … Tevzi yoluyla oluşturulan tapu kayıtlarına değer verileceğinin” kabul edildiği, davalıların dayandığı ve köy, cins, mevki ve sınır olarak bu yerlere ait olmadığı anlaşılan tapu kayıtlarının … Tevzi yoluyla oluşturulmadığından, bir an için aksi düşünülse bile YKD’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K.’nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97 sayılı kararında kabul edildiği gibi makiye ayrılan yerlerde eski tapu kayıtlarına, dolayısı ile dava konusu …ormanların dayanağı olan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, yine H.G.K.’nun 28.05.2003 gün ve 2003/20-371-358 sayılı kararında ise “geçerli makiye ayırma işlemi olup olmadığının, ancak süresinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında tartışılıp değerlendirilecek bir konu olduğu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulun 30.04.2010 gün ve 2004/1-1 sayılı kararında, 3116 sayılı Yasa Hükümlerine Göre Yapılıp Kesinleşen ve Tapuya Tescil edilen orman kadastro (tahdit) sınırları içinde bulunan ve 1996/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile kabul edilen konunun bu içtihadı birleştirmenin kapsamı dışında olduğunun, aynı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Yasa ile değişik 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığının, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığının, 27/01/2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 6831 sayılı Orman Yasasına eklenen ek 10. madde hükmünün maki tespit komisyonlarınca 5653 sayılı Yasa uyarınca maki olarak tespit edilen yerlere de uygulanması gerektiğinin ve bunun sonucu olarak bu yerlerin tespit tarihinden itibaren imar, ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılmasına olanak bulunmadığının kabul edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu … köyünde 1962 yılında yapılan, Tapulama çalışmaları sırasında . …’in pay sahibi olduğu ve 10 adet …Orman parseline dayanak yapılan, … 1932 tarih 13 ila 32 numaralı tapu kayıtları, tapulama ekibince zemine uygulanmaya çalışılmış ise de, “bu kayıtların sınırlarının ve kapsadığı yerlerin bilirkişilerce bilinememesi ve tapu kayıtlarında … ağıl yeri ve tarla gibi taşınmazların zeminde bulunmaması nedenleriyle uygulanamadığı” açıklanarak köyde ölçülmeyen tarım arazisi kalmadığına dair 11.07.1962 tarihli tutanak düzenlendiği ve sözü edilen tapu kayıtlarının tümü “uygulanamayan kayıtlar listesine” alınmış, arazi kadastro çalışmasında dava konusu …orman parseller ile etrafındaki arazilerin tamamı, kadastro paftaları üzerine “Devlet Ormanı” belirtmesi yapılarak o tarihte yürürlükte bulunan 5602 sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak tesbit ve tescil harici bırakılmıştır. Y.K.D.’nin Nisan 1991 sayısında yayınlanan 8. Hukuk Dairesinin 11.12.1990 gün 1990/19646-17152 S.K. ve Y.K.D’nin Ekim 2008 sayısında yayınlanan 1. Hukuk Dairesinin 10.04.2008 gün 2008/2557-4650 sayılı kararları ve konu ile ilgili diğer Yargıtay Dairelerinin kararlılık kazanan içtihatlarında kabul edildiği gibi, kadastrosu yapılan yerlerde uygulanmayan tapu kayıtları, zilyetlikle birleşmedikçe sahibine hiçbir hak kazandırmaz. 3402 sayılı Yasanın 12/4. maddesi hükmüne göre kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt niteliğini kaybeder. Bu tapu kayıtlarına dayanılarak kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinde hiçbir işlem yapılamaz, somut olayda eski tapu kaydı maliklerinin dava konusu taşınmazlar üzerinde 1942 yılından önce ve sonra hiçbir zaman zilyetlikleri bulunmadığı, taşınmzaların orman niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların bitişikteki 380, 381, 382, 383, 387, 388 parsel sayılı Devlet Ormanlarının devamı olduğu ve bu ormanların aynı nitelikte yaşlı kızılçam, asli ağaç türü olan meşe, gürgen ve diğer orman ağaçları ile tam kapalılıkta bulunduğu, dava konusu taşınmazların yüksek eğimli tarıma uygun olmayan engebelli arazi olduğu, özellikle eski tarihli memleket haritaları ile … fotoğrafları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen haritalarda ve ortafoto haritalarında açıkça görünmektedir.
1962 yılında yapılan Tapulama çalışmalarında kişiler adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle veya zilyetlik koşulları oluşmadığından Hazine adına tarım arazisi olarak tesbit tutanakları düzenlenen toplam yüzölçümü 1.628.225 m2 yüzölçümündeki … köyü 1 ila 223 sayılı parseller hakkında, A. … mirasçıları, … … ve arkadaşlarının …orman parsellerine uyduğu kabul edilen, Kurtdoğmuş Köyünde ikisi ağıl yerine diğerleri tarlaya ait olan … 1932 tarih 13 ila 32 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak yaptıkları itirazların tapulama komisyonunca reddedilmesi üzerine, … … ve arkadaşları tarafından aynı tapu kayıtlarının … köyü 1 ila 223 sayılı tarım arazisi parsellerine ait olduğunu iddia edilerek, bu parsellerin adlarına tescili isteği ile açtıkları davanın, yetkisizlik ve görevsizlik kararları ile … Kadastro Mahkemesine geldiği ve birleştirilerek 1993/37 ve 41 sayılı dava dosyalarında görülmekte iken bu parsellere ait davalar 2003 yılında yeniden ayrılıp her bir parsel için ayrı bir dava dosyası (2003/4 ila 2003/222 E. sayılı) oluşturulduğundan 1993/37 ve 41 sayılı davaların konusuz kaldığı gerekçesiyle karara bağlanmış, bu dava dosyalarından ayrılan bir kısım parsellere ilişkin Kadastro Mahkemesinde kararlar verilip temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmişdir. Ayrılan bir kısım parsellere ait davaların ise halen kadastro mahkemesinde devam etmektedir. Davanın konusu olan …orman parsellerinin hiçbirinin eski tapu kayıtlarının niteliğine uygun olarak ağıl yeri ya da tarla niteliğinde olmadığından, bu tapu kayıtlarının dava konusu parsellere köy, mevki, sınır, cins ve yüzölçümü ile uyduğu kabul edilemeyeceği gibi, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251- 800 sayılı kararının dayanağı olduğu söylenen ve aslı bulunamayan ölçüsüz ve ölçeksiz olan 22.06.1944 tarihli krokinin T…..’nın 719 (E…..’nın 645 – İsviçre …. 668) ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesinde anılan “tapuların dayanağı harita, plan ve kroki” olarak kabul edilemez. Gerek 1943/251-800 sayılı ve gerekse daha önce Orman Yönetimi ile tapu malikleri arasında 232, 233, 234 sayılı parseller hakkında sırasıyla … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/67, 1994/68 ve 1994/69 esas sayılı dosyalarında 232, 233 ve 234 Sayılı parseller hakkında görülen davalarda Hazine taraf olmadığı gibi temyize konu bu davada dayanılan hukuki vakıalar da aynı olmadığından bu kararlar Hazineyi bağlamayacağı gibi aşağıda açıklandığı üzere Hazine aleyhine kesin hüküm de oluşturmaz.
1977 yılında 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 18.06.1981 tarihinde ilan edilen çalışmalarda; 1942 yılında 1 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan … Ormanında Üç Ağaç mevkiinde tarla olan sahalar (200 ila 221 sayılı parsellerin bulunduğu yer) ile yine … Köyü yerleşim sahası ve etrafındaki tarlalar (1 ila 219 ve 222, 223 sayılı parsellerin bulunduğu yerler) gerek 1962 yılı arazi kadastro paftasında, gerekse 1977 yılında düzenlenen orman kadastro haritalarında dört tarafının Devlet Ormanı ile çevrili iki büyük iç poligon halinde ziraat arazisi olarak ve bu iç poligonların dışında kalan alanlarında (dava konusu …orman parselleri dahil) … Devlet Ormanı olarak gösterildiği, 1976 ve sonraki yıllarda düzenlenen orman ve arazi kadastro paftaları ile memleket haritalarında ve … fotoğraflarında bu Devlet Ormanlarının sınırları içindeki … yataklarının İstanbul İline içme ve kullanma suyu sağlayan … Barajı Göl sahasının genişletilmesi nedeniyle su ile dolup göl haline geldiği ve dava konusu ormanların” … Baraj Gölü Su Toplama Havzası içinde kalıp, 65 metre kotunun altındaki orman sahalarının tümünün Orman Genel Müdürlüğü tarafından 99 yıl süreyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği,” şeklinde açıklamalarda bulunulup, 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağında, … Baraj Gölünün 65 metre su kotunun altında kalan, Devlet Ormanı alanlarının tümünün …orman parsellerinin çap sınırlarının dışında bırakıldığı ve 1942 yılı orman kadastro sahasında kalan 1.282.400 m2 orman alanlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından 99 yıl süre ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği anlatılmıştır. Bu şekilde, çekişmeli parsellerinin sınırlarının … Devlet ormanların devamı oluğu ve …orman parsellerinin arazi üzerinde hiçbir sabit sınır, harita ve ölçüye dayanmadan farazi olarak cetvelle çizilen düz hatlarla … Devlet Ormanından ayrıldığı özelikle … fotoğrafları, 1/25000 ölçekli memleket haritaları ile orman kadastro haritaları ve orman kadastro tutanaklarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre düzenlenen 24.08.1977 tarihli 14 nolu tutanakta “… … mirasçıları adına Avukat…’ın 02.09.1977 tarihli dilekçesine ekli …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı mahkeme kararına konu 20 parça tapulu yerin orman sınırları dışına çıkarılması istenmiş ise de, sahanın bugünkü durumu itibariyle büyük bölümlerinin ormanlık olduğu, bir kısmında Orman Genel Müdürlüğünün ağaçlandırma faaliyetlerinin devam ettiği, mahkeme kararındaki sınırlar ile 20 parça tapulu yerin sınırlarının arazide tesbit edilemediği, 1952 yılında çekilen … fotoğraflarında söz konusu yerlerin orman olarak gözüktüğü, bu sahada tapu kayıtlarında … olduğu gibi belirli bir tarla ve ağıl v.s. gibi yerlerin … fotoğraflarında bulunmadığı, 1962 yılında genel arazi kadastrosu sırasında yapılan tapulama tesbitlerine (1 ila 223 sayılı parsellere) karşı bu tapu kayıtlarına dayanılarak tapulama mahkemesinde açılan davaların halen devam ettiği, uygulama imkanı olmayan ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı kararının, halen devam etmekte olan Tapulama Mahkemesindeki davalarda uygulanması gerektiği, Devlet Su İşleri Proje Müdürlüğünün 20.09.1976 gün 6635 sayılı yazılarına göre … Barajı Su Toplama Havzası içinde kaldığından ve 1952 tarihli … fotoğraflarında orman gözüktüğünden su ve … rejiminin ve orman bütünlüğünün bozulacağı, esasen bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetmemesi nedeniyle ormanda bırakılmasına oybirliği ile karar verildi” denilerek … mirasçılarının istekleri ret edilmş, 1942 yılı orman kadastro sınırları esas alınarak 2.613,5 hektar sahanın tamamının (dava konusu yerler dahil olmak üzere) … Devlet Ormanı sınırları içinde bırakılmış, I ve II numara ile gösterilen poligonların 2. madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılarak işlem sonuçları 18.06.1981 tarihinde ilan edilmiş, yine tapu malikleri tarafından süresinde hiçbir dava açılmadığından, dava konusu taşınmazları … Devlet Ormanı sınırları içinde bırakan bu işlemler de 18.06.1982 tarihinde kesinleşmiştir.
… Devlet Ormanında 1984 yılında 24 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 15.08.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2896 sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında da 3116 sayılı Yasaya göre 1942 yılında Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan ve daha sonra 1977 yılında yapılan ve eski tapu kayıtları ile 06.10.1944 gün 1943/251-800 sayılı mahkeme kararının 4785 sayılı Yasa karşısında geçersiz olduğunu belirleyen ve 18.06.1981 tarihinde ilan edilerek 18.06.1982 tarihinde kesinleşen işlemle 2.613,5 hektarlık … Devlet Ormanı’nın tamamı yine Devlet Ormanı sınırları içinde gösterilmiş, ancak 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan bazı alanlar 23.11.1984 tarih ve 30 nolu “Orman kadastrosu başlıklı” tutanakla … I, … II, … III Devlet Ormanları ismi verilerek 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman sınırları içerisine alınmış ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş, 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağında” bu orman kadastrosu dahi nazara alınmamış, 1984 yılında 24 nolu komisyonca bazı bölgelerde 2/B madde uygulaması yapılarak III, IV, V, VI, VII, IX, X, XI, XII, XIII, XV, XVI, XVII poligon numarası verilen yerler, nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, bunlardan IV, V, IX, XII, XIII, XV, XVII numaralı poligonlara Orman Genel Müdürlüğü tarafından Kartal Asliye (3) Hukuk Mahkemesinde dava açılması üzerine, bu poligonların orman niteliğini kaybetmediği saptanarak mahkemenin 1987/1271 sayılı kararı ile komisyon kararı iptal edilip yeniden orman sınırları içerisine alınmış, böylece dava konusu olan …orman parsellerin tümünü … Devlet Ormanı sınırları içine alan bu işlem de 15.08.1985 tarihinde kesinleşmiştir. H.G.K.’nun 11.03.1992 gün ve 1991/14-253-170 sayılı kararında belirtildiği gibi hak düşürücü süreler geçerek kesinleşen orman sınırlarını hiçbir merci ve makamın değiştirilemez. Bir an için 06.10.1944 gün 1943/251-800 sayılı kararın dava konusu yerlere ait olduğu kabul edilse bile H.G.K.’nun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı kararında kabul edildiği gibi, hak düşürücü süre kesin hükümden önce geleceğinden kesin hükmün, orman kadastrosunu kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Yanlışlığın hak düşürücü süre içinde açılacak bir dava ile düzeltilmesi gereklidir.
… köyü sınırları içerisinde bulunan ve 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alınan ormanlar ile, daha sonra 1744 ve 2896 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu aplikasyon 2. ve 2/B madde çalışmaları yapılan yerlerde sadece 6831 sayılı Orman Yasasının 3302 ve 3373 sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulama çalışmalarını yapmak üzere Orman Bakanlığının 13.02.1987 gün ve 6 sayılı “Oluru” ve Orman Genel Müdürlüğünün 15.03.1989 gün 834 sayılı “İş emri” dayanak gösterilerek ve 07.06.1989 tarihli (1) Numaralı İşe Başlama Tutanağında kendisine verilen görevin sadece 2/B madde uygulaması olduğunu yazarak çalışmaya başlayan, Seyfullah İnan başkanlığındaki 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca bir kısım yerler nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, bu işlemde kesinleşmiş yargı kararı gözetilmemişse de bu işlemin iptali için dava açılmamış, 59 Nolu Kadastro Komisyonu tarafından 14.06.1989 tarihinde (5) numaralı İşi Bitirme Tutanağının düzenlenmesinden sonra, Komisyon Başkanı …, Ormancı Üye … ve Ziraatçı Üye … … tarafından 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 60. maddesine dayanak gösterilip “Mahkeme Kararını Uygulama Tutanağı” ismi verilerek 31.07.1989 tarihinde düzenlenen tutanakda, … varisleri adına Av. …’nın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-1944/800 sayılı kararı uygulanarak sahanın kendilerine teslimini istediğine dair Genel Müdürlüğe verdiği 05.06.1989 tarihli dilekçesi, Genel Müdürlüğün 15.06.1989 gün 1155 sayılı yazısı ile Orman Bölge Müdürlüğüne intikal ettirilmiş ve Bölge Müdürlüğünün 23.06.1989 gün ve 3396 sayılı yazısı ile de Komisyona ve Alemdağ İşletme Müdürlüğüne intikal ettirilmesi üzerine, Komisyonca sözü edilen mahkeme kararı ile 1/16.000 ölçekli tüm tapuları gösterir krokinin incelendiği, bu krokide gösterilen 12 nolu (… 1932 tarih 16 nolu 50 dönüm tapunun bulunduğu yer) ve 13 nolu (… 1932 tarih 20 nolu 5 dönüm tapunun bulunduğu yer) tapu parsellerinin ormanla ilişkisi olmayıp orman dışında kaldığı, 1, 4, 7, 16 ve 17 nolu tapu parsellerinin de, tapu sınırlarının gayri muayyen olduğu; diğer 2, 3, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 15, 18, 19 ve 20 nolu tapu parsellerinin dört yönünün de araziye uyduğunun görüldüğü, mahkeme kararı ve tapu hududuna göre araziye uyan ve aplike edilen bu parsellerin gerek Medeni Kanun, gerek Yargıtay İçtihatlarına göre hudutlarına itibar edilmesi gerektiği, hudut olarak tam araziye oturtulmayan, ancak bazı yönleri ile araziye uyan 1, 4, 7 ve 16 nolu tapu parsellerinde ise, tapu miktarları kadar bir sahanın tesbit edilmesine komisyonca karar verildiği” yazıldıktan sonra “18 adet tapu kaydının aplikasyon ve sınırlaması yapılarak bunlardan tüm hudutları uymadığı belirtilen 1, 4, 7, 16 ve 17 numaralı tapu parsellerinin meşe baltalığı niteliğinde olduğu 1 ve 17 numaralı tapu parsellerinin … …Ormanı (P.240), 4 ve 7 numaralı tapu parsellerinin Fındıkdere …Ormanı (P.239), 16 numaralı tapu parselinin … …Ormanı (P.241) olarak mahkeme kararına göre tefrik ve tesbit edildiği, diğer tapuların ise hudutlarının sabit olduğu, miktarlarına uyulmayıp, sınırlarına uyularak krokisinde 5, 10, 14, 15 ve 19 numara ile gösterilen ve halen meşe baltalığı niteliğinde olan tapu parsellerinin Burçaktepe …Ormanı (P.238) olarak, halen meşe baltalığı ve çam ağaçları ile kaplı olan diğer tapu parsellerinden, 8 numaralı tapu parselinin … Çamur …Ormanı (P.237), 3 numaralı tapu parselinin Uzunburun …Ormanı (P.236), 9, 11 ve 20 numaralı tapu parsellerinin … … …Ormanı (P.235), 6 numaralı tapu parselinin … Bayırı …Ormanı (P.234), 2 numaralı tapu parselinin Poyrazeğrek …Ormanı (P.233), 18 numaralı tapu parselinin Buçuktarla …Ormanı (P.232), olarak mahkeme kararında tefrik ve tesbit edilerek 18 parça tapunun aplikasyon ve sınırlaması tamamlanarak mahkeme kararının uygulandığı” şeklinde açıklama yapılmıştır. Ancak yukarıda izah edildiği gibi eski tapu kayıtları bu yerlere ait olmadığı için devletleştirme bedellerinin ödenmesi istemi ret edilen ve yine dört taraftan Devlet Ormanı ile çevrili olduğu tesbit edilmesi nedeniyle 5658 Sayılı Yasa gereğince iade edilmesinin mümkün olmadığından iade talebinin reddine dair kararın tapu sahibi vekiline 09.12.1950 tarihinde tebliğ edilerek o tarihte adli ve idari yargıda dava açılmadığından kesinleşen ve yine yukarıda 7 ve 8 nolu bendlerde belirtildiği gibi, arazi kadastro ekiplerinin 11.07.1962 tarihli tutanakta cins ve sınırlarına göre nereye ait olduğu belli olmadığı için uygulanmayan kayıtlar listesinde gösterilen ve … olduğu gibi (1) nolu Orman Kadastro Komisyonunun köydeki bilirkişiler de hazır olduğu halde uygulamaya çalıştıkları, ancak; 24.08.1977 gün 14 nolu tutanakta, nereye ait olduğu belli olmayan tapu kayıtları ile 06.10.1944 tarihli mahkeme kararının halen kadastro mahkemesinde davaları devam eden 1 ile 223 sayılı parsellerle ilgili dava dosyalarında uygulanması gerektiği açıklanarak bu konudaki istemleri ret edilerek sonuçları ilan edilip 18.06.1982 tarihinde kesinleşen ve yine yukarıda 11 nolu bendde açıklandığı gibi 1984 yılında (24) Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve ilan edilerek 15.08.1985 tarihinde kesinleşen işlemlerle … Devlet Ormanı ve yeniden kadastrosu yapılan … II Devlet Ormanı sınırları içinde gösterilen ve Devlet Ormanlarının bitişiğinde ve bu ormanların devamı ve ayrılmaz parçası olması nedeniyle (bir an için tapu kayıtlarının bu yerlere uyduğu kabul edilse bile H.G.K.’nun 19.06.1991 gün ve 1991/16-271-375 ve 10.05.2006 gün 2006/20-148-284 Sayılı Kararlarında da belirtildiği gibi) iadesi mümkün olmayan ve 6831 sayılı Yasanın 7/2. ve 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 3. maddesinde … beş kişinin katılımı ile kurulmadığı için, Orman Kadastro Komisyonu olarak kabul edilmesi mümkün olmayan, Komisyon Başkanı …., ormancı üye … ve ziraatçi üye … … ’den oluşan üç kişilik yetkisiz ekip tarafından düzenlenen 31.07.1989 tarihli Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı dayanak gösterilerek ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 60. maddesine yanlış anlam verilerek yasa ve yönetmeliğe aykırı ve yolsuz olarak … Köyü idari sınırları içinde 10 adet …orman parseli oluşturulmuştur. Bu işlem, 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı” ile yapılan işlem 6831 sayılı Yasanın 7/1. maddesinde … “…orman kadastro” işlemide değildir.
Orman Kadastro Komisyonu niteliğinde olmayan bu üç kişilik heyet tarafından “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı” ismi verilerek 31.07.1989 tarihinde yerel bilirkişilerin bilgisine dahi başvurulmadan düzenlenen tutanakla, tümü Kurtdoğmuş köyü idari sınırları içinde olan ve 1945 yılından 1989 yılına kadar arazi ve Orman Kadastro Komisyonları ya da başka amaçla oluşturulan heyetlerce sınırları, mevkisi bilinemediği için yerine uygulanması mümkün olmadığı belirtilen, … 1932 tarihli 17, 18 ve 19 sıra numaralı tapu kayıtlarının köy, mevki, cins ve miktar olarak çekişmeli parsellere uyduğu kabul edilemez.
Bu …orman parselleri hakkında yapılan işlem orman ya da arazi kadastro işlemi olmayıp, kaynağını yürürlükte bulunan Yasa ve Yönetmeliklerden almadığı için yasal olmayan tamamen hukuka aykırı olan bir işlemdir. Bu çalışma sırasında, 31.07.1989 tarihli tutanakla dava konusu taşınmazların …orman olduğundan söz edilerek haritaları düzenlenmiş ve yürürlükte bulunan yasa ve yönetmeliklere göre orman ve arazi kadastrosuna ait bütün işlemlerin sonuçlarının, askı ilanı ile kamuya duyurulması gerektiği halde 31.07.1989 tarihli tutanakla yapılan işlem askı ilanına dahi çıkartılmadan, dosya içindeki Resmi Senet Örneğinden anlaşıldığı gibi 12.11.1990 tarihinde … … adına tescil nedeni “orman kadastrosu” olduğu yazılıp tescil edildikten sonra aynı gün intikalen mirasçıları adlarına yolsuz olarak tapuya tescil edilerek hemen ardından bazı parseller … ve … ’a onlar da başka kişilere satmış, en son davalı şirket adına tapuya tescil edilmiştir.
… Tapu Sicil Müdürlüğünün 19.10.1989 gün 1434 sayılı ve 05.11.1990 gün O54.T.34181/2405 sayılı yazıları dayanak gösterilerek, Kartal Kadastro Müdürü Ziya … tarafından 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararını Uygulama Tutanağı”nı esas alarak 07.11.1990 tarihinde düzenleyip imzaladığı, “Kadastro gören yerlerde yapılacak düzeltme ve değişiklik işlemleri için TESCİL BİLDİRİMİ” (Beyanname)’ne eki krokileri esas alınarak ve 10 parça taşınmazın iktisap nedeni “ORMAN KADASTROSU” olduğu belirtilerek, 232 sayılı parsel 1,306,000 m2 yüzölçümünde Burçaktarla …Ormanı, 233 sayılı parsel 77,318 m2 yüzölçümünde … … …Ormanı,234 sayılı parsel 928,082 m2 yüzölçümünde … …Ormanı,235 sayılı parsel 2,514,158 m2 yüzölçümünde … …Ormanı,236 sayılı parsel 1,855,181 m2 yüzölçümünde … …Ormanı,237 sayılı parsel 980,278 m2 yüzölçümünde …Ormanı, 238 sayılı parsel 497,395 m2 yüzölçümünde Burçaktepe …Ormanı, 239 sayılı parsel 80,000 m2 yüzölçümünde …Ormanı,240 sayılı parsel 70,000 m2 yüzölçümünde … …Ormanı,241 sayılı parsel 25,000 m2 yüzölçümünde … …Ormanı, ismiyle önce … … adına, hemen sonra intikalen mirasçılar adına 12.11.1990 tarihinde tapu kütüğüne 7990 yevmiye numarasıyla tescil edilip ardından 238 sayılı parsel hariç dosya içindeki örneğine göre halen Asliye (2.) Hukuk Mahkemesinin 2005/117 sayılı dosyasında dava konusu olduğu anlaşılan 232, 233 ve 234 sayılı parseller davalı şirkete satılıp adına tescil edilmiştir.
Dava önce açıklandığı gibi, …Başkanlığında 6831 sayılı Yasanın 7/2. maddesi ve Yönetmeliğin 3. maddesi hükmüne göre 5 kişinin katılımı ile kurulan 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu … Köyündeki ormanlarda çalışmaya başlamadan önce 07.06.1989 tarihinde düzenlediği (1) numaralı “İşe Başlama Tutanağında” “Komisyonca Genel Müdürlük tarafından … Devlet Ormanında 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapmak üzere yetki verildiğini” belirtmiş ve daha sonra düzenlendiği, 2, 3 ve 4 numaralı tutanaklarda önce … Devlet Ormanın aplikasyonunu yapmış, başka bir anlatımla 1942 ve 1984 yılında belirlenen orman sınır noktalarının yerlerini belirlemiş ve 10 adet …orman parsellerinin de … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığını düzenlediği harita ve tutanaklarda göstermiş, daha sonra IV ila XXXIII poligon numaralarını verdiği yerleri orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarmış 14.06.1989 tarihinde (5) NUMARALI İŞİ BİTİRME TUTANAĞI 15.06.1989 TARİHİNDE (6) numaralı “İşi Sonuçlandırma Tutanağı” düzenlemiş ve 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 55. maddesi gereğince yaptığı işleri Orman Bölge Müdürlüğüne bildirmiştir. Orman Bölge Müdürlüğü aynı yönetmeliğin 55/2. maddesi gereğince Kd.m.şb.md. Güngör … Or. İşl. Md. … , Or. İşl.Şefi İlhan GÖKMEN’den oluşturduğu heyete işlem dosyasını verip inceletmiş ve bu heyetin verdiği 12.04.1990 tarihli İNCELEME RAPORUNDA “59 NUMARALI Orman Kadastro Komisyonun … köyü için düzenlenen 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı tutanaklarda şekli ve hukuki bir noksanlığa rastlanamadığını” bildirmiş ve tutanak numarası verilmeyen ve 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca da düzenlenmeyen 31.07.1989 tarihli MAHKEME KARARI UYGULAMA TUTANAĞINDAN hiç söz etmemiştir. Orman Kadastrosu Yönetmeliğinde, orman kadastro komisyonlarının nasıl oluşturulacağı, nasıl çalışacağı, tutanakları nasıl düzenleyecekleri ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Bu hükümlere göre orman kadastro komisyonları beş kişiden oluşmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü, komisyonların bir yerde hangi işleri yapacağını, o yerde işe başlamadan önce komisyonlara bir … … ile bildirmekte ve komisyonlar bu emri “işe başlama tutanaklarına” yazıp kendisine verilen … doğrultusunda çalışma yaparak her gün yaptığı çalışmalara bir sıra numarası verip tutanakların başına “Orman Kadastro Tutanağı” “Aplikasyon Tutanağı” ya da “2/B Madde Uygulama Tutanağı” gibi isimler vererek çalışmalarını bu tutanaklarda göstermektedir. İşte 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu bu köyde yaptığı çalışma tutanaklarına yukarıda belirtildiği gibi (1)’den başlanmak üzere (5)’e kadar numara … ve tutanakların hangi amaçla düzenlendiğini belirtmiştir. 31.07.1989 tarihli tutanak yasa ve yönetmeliklere uygun olarak kurulmuş orman kadastro komisyonu tarafından düzenlenmemiş, aksine yetkisini yasa ve yönetmeliklerden almayan bir heyet tarafından düzenlenmiştir. 6831 sayılı Yasanın 7. ve Yönetmeliğin 25. maddelerinde Devletten başka gerçek ve tüzel kişilere ait ormanların kadastrosunun dahi orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı öngörülmüştür. Yasa ve yönetmeliklere uygun olarak kurulan Komisyona bu yerde işe başlarken Genel Müdürlük tarafından …orman kadastrosu ve 1944 tarihli mahkeme kararını uygulama görev ve yetkisi de verilmemiştir. Bu nedenle yapılan işlem yok hükmündedir ve bir kadastro işlemi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla yok hükmünde olan bir işlem dayanak gösterilerek oluşturulan sicilde yok hükmünde ve yolsuz tescil niteliğindedir.
Yukarıda belirtildiği gibi Orman Kadastro Komisyonları bir yerde işe başlamadan önce Orman Genel Müdürlüğünün kendisine verdiği yetki çerçevesinde görev yapmakla yükümlüdür. 59 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna ya da başka bir heyete bu yerde işe başlamadan önce eski mahkeme kararlarını uygulaması konusunda bir görev ve yetki vermediği gibi, bu komisyonun düzenlediği 1 ila 6 nolu işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlandırma tutanaklarında ve 12.04.1990 tarihli “Şekli ve Hukuki Noksanlıkları İnceleme Tutanağında” ve onay için Valiliğe gönderilen evrakda ve Valiliğin onayladığı evrakda keza 14.11.1990 tarihli ilan yazısı ve tutanağında 31.07.1989 tarihli “MAHKEME KARARI UYGULAMA TUTANAĞI” ndan ya da …orman kadastrosundan hiç söz edilememiştir. Yukarıda belirtildiği gibi 31.07.1989 tarihli tutanak 59 Numaralı Komisyon tarafından değil, yetkisini yasa ve yönetmelikten almayan üç kişilik bir heyet tarafından düzenlenmiştir. H.G.K’nun 03.12.1997 gün 1997/1-655-1003 sayılı kararında kabul edildiği gibi 31.07.1989 tarihli tutanak hukukun koruyuculuğu altında olmayıp yok hükmündedir. Dolayısıyla bu tutanak dayanak gösterilerek yapılan tescil işlemleri de T…..’nın 1025 (E….. 933 – İsviçre …..975) maddesi gereğince YOLSUZ TESCİL niteliğinde olup, adına sicil oluşturulan kişiye mülkiyet hakkı kazandırmayacağından, hiçbir süreye bağlı kalmadan her zaman açılacak dava ile iptal edilebilir…. Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1997/101 sayılı dosyasında, … … mirasçılarının Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada 232 parsel sayılı 1.306.300 m2 yüzölçümlü Burçak Tarla …Ormanına uygulanan 30 dönüm yüzölçümlü tarla cinsli tapu kayının 2/5 payına ait … 1932 tarih 18 nolu ve 233 parsel sayılı 77.318 m2 yüzölçümlü … … …Ormanına uygulanan 100 dönüm yüzölçümlü tarla cinsli tapu kaydının 2/5 payına ait … 1932 tarih 19 nolu ve yine 234 parsel sayılı 928.082 m2 yüzölçümlü … Bayırı …Ormanına uygulanan 500 dönüm yüzölçümlü tarla cinsli tapu kaydının 2/5 payına ait … 1932 tarih 17 nolu tapu kayıtlarının 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı” ile toplam 2,311.690 m2 yüzölçümlü 232, 233, 234 sayılı …orman parsellerine uygulandığını ve bu parsellerin, … mirasçıları tarafından üçüncü kişilere 12.11.1990 tarihinde satıldığını, … 1932 tarih 17, 18, 19 nolu toplam yüzölçümleri 630 dönüm (587.970 m2) olan tapu kayıtlarının Güneyinin Karaağıl Sınırını okuduğunu, 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağına” dayanak gösterilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı kararının eki 21.06.1944 tarihli krokinin 232, 233, 234 sayılı …orman parsellerinden başka bu parsellerin güneyinde kalan 765 dönüm araziyi de kapsadığını 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde … 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmaları nedeniyle 232, 233, 234 sayılı parsellerin güneyinde kalan 765 dönüm arazinin A. … mirasçıları adına tescilini istedikleri, Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 04.12.2003 gün 1997/101-823 sayılı kararı ile “Dava konusu edilen 765 dönüm arazinin kadastrosu yapılarak 15.09.1948 tarihinde kesinleşen Karaağıl Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, bu bölgede maki tefrikinin iptal edildiği, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü arasında görülen, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.1961 gün ve 1959/217-313 sayılı kararının davacılarla ilgisinin bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2005 gün ve 2005/856-4320 sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme isteminin de Dairenin 05.01.2006 gün ve 2005/13381-332 sayılı kararı ile ret edilip kesinleşmiştir. Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1997/101 sayılı dava dosyasında, mahkemenin bu bölgede 1952 yılında yapılan makiye ayırma işleminin iptal edildiğini ve makiye ayırmanın hukuki sonuç doğurmayacağını kabul etmiştir.
Gerçekten dosyadaki harita ve tutanaklarda görüldüğü gibi 232, 233, 234 sayılı …orman parsellerinin Güney sınırı; … Devlet Ormanının Güney sınırını oluşturan 569 ila 588 Orman Sınır Noktalarına (OSN) dayanmaktadır. Orman kadastrosunun yapıldığı 1948 yılında Gebze İlçesi … Köyü sınırları içinde kalması nedeniyle 1948 yılında orman kadastrosu yapılan ve davacılar yönünden 15.09.1948 tarihinde kesinleşen ve halen … İlçesi … Köyü İdari sınırları içinde bulunan Karaağıl Devlet Ormanının Kuzey sınırı 569 ila 588 Orman Sınır Noktalarıdır. Başka bir anlatımla 232, 233 ve 234 parseler ile dava dışı 235 sayılı …Orman parsellerinin güney sınırı, … Devlet Ormanının güney sınırını (569 ila 588 Nolu OSN) oluşturmakta, aynı sınır noktaları … Köyü Karaağıl Devlet Ormanının kuzey (569 ila 588 OSN) sınırını oluşturmaktadır. Dava dışı 236 ve 237 sayılı …orman parsellerinin Karaağıl Sınırı ile hiç bir bağlantıları bulunmadığı halde 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağında” Kuzey sınırları Karaağıl Sınırı okuyan … 1932 tarih 25 nolu tapu kaydının 236 sayılı parsele ve yine … 1932 tarih 21 nolu tapu kaydının da 237 parsele ait olduğunun kabul edilmesi açık bir çelişki olup, bu durum 31.07.11989 tarihli tutanağın hiçbir hukuki ve bilimsel görüşe dayanmadan farazi olarak düzenlendiğinin açık bir kanıtıdır.
Çekişmeli parsellere uygulanan tarla cinsli belirsiz ve değişir sınırlı olan ve komşu … Köyüne ait tapu kayıtlarının eskiden beri orman niteliğinde olan dava konusu taşınmazlara köy, mevki ve cins olarak uyduğu kabul edilemez.
Orman Yönetiminin 1994 tarihli dava dilekçelerinde, özetle … … mirasçılarının başvurusu üzerine, 59 Numaralı Orman Tahdit Komisyonunca, hukuki niteliğini yitirmiş bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.10.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı ilamına değer verilerek bu ilamın uygulanması suretiyle …Orman statüsü ile bu kişiler adına 232, 233 ve 234 sayılı parseller tapuya tescil edilmişse de 1944 tarihli mahkeme kararının; o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri uygulanmak suretiyle verildiğini, 1944 tarihli mahkeme kararında taşınmazların niteliği hakkında bir hüküm bulunmadığını, kararın verildiği tarihten sonra 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa ile hiç bir bildirime gerek olmaksızın …ve tüzel kişilere ait tüm …ormanların Devletleştirilmiş olması nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden önce verilen mahkeme kararının ve tapu kayıtlarının hukuki değerinin kalmadığını, bu konuların müfettişlerin düzenlediği raporlarda da belirlendiğini, ilgili Kadastro Komisyon üyeleri ile işlemi yapanlar hakkında görevlerini kötüye kullanmalarından
dolayı ceza davası açıldığını, Anayasanın 169. maddesi uyarınca Devlet Ormanının …mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle tapu kayıtlarının iptalini” daha sonra 17.06.1994 tarihli ıslah dilekçesiyle “tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini” istemiştir. Tümü aynı olan mahkeme kararlarının gerekçesinde de özetle, 1944 tarihli mahkeme kararının uygulanması … mirasçıları tarafından daha önceki yıllarda istenmişse de uygulama olanağı bulunmadığından bu güne kadar uygulanmadığından 1989 yılında 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulamasında … mirasçıları vekili Av. …’nın talebi üzerine 59 Numaralı Orman Tahdit Komisyonunca (Yukarıda izah edildiği gibi uygulamayı yapan Orman Yasası ve Yönetmeliğine göre kurulan orman tahdit komisyonunu değildir.) dava konusu yerin …orman niteliğiyle sınırlandırıldığı ve 14.05.1990 tarihinde ilana çıkartılarak 14.05.1991 tarihinde kesinleştiği, 1942 yılında … Devlet Ormanı olarak orman kadastrosu yapılan 2613.5 Hektarlık sahanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.1944 gün ve 1943/251-800 sayılı kararı ile iptal edildiği, 1952 yılında … Devlet Ormanının tümünün makiye ayrıldığı, daha sonra 1963 yılında makiye ayırma işlemi Orman İdaresi tarafından iptal edilmişse de bunun davalı kişileri bağlamayacağı, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin geçerli ve makiye ayrılan yerlerde oluşturulan …tapulara değer verilmesinin” kabul edildiği gerekçesiyle, Orman Yönetiminin açtığı davaların reddine karar verilmiş ve kararlar 20. Hukuk Dairesinin 03.02.1998 tarihli gerekçesiz kararları ile onanmış, yine Yönetimin karar düzeltme istemini de 11.06.1998 günlü gerekçesiz kararla ret edilmiştir.
Davalılar Orman Genel Müdürlüğünün taraf olduğu bu kararların Hazine yönünden de kesin hüküm oluşturulduğunu iddia etmekteyse de, davacı Hazine temyize konu bu davalarda; bir yerin orman olması ya da olmamasının ya da …orman olmasının ayrı, o yerin tapuya tescil edilmesinin ayrı konular olduğunu, kadastro tapusunun oluşturulmasının arazi kadastrosuna ait bir görev olduğunu, …orman parsellerinin oluşumuna esas alınan tapu kayıtları ile mahkeme kararının bu yerlere uymadığını ve 4785 sayılı Yasa karşısında geçerliliğinin de bulunmadığını 31.07.1989 tarihli mahkeme kararı uygulama tutanağı ile yapılan işlemin “orman kadastro işlemi olmadığını” ve 59 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca bu ormanlarda 1989 yılında yapılan işlemler 14.11.1990 tarihinde askı ilanına çıkartıldığı halde, bu tarihten iki gün önce 12.11.1990 tarihinde 10 adet …orman parselinin iktisap sütununa “Orman kadastrosu” olduğu yazılarak … ve mirasçıları adına tapuya tescil edilmesinin yolsuz ve yok hükmünde olması nedeniyle ….’nın 1025 (E…..933) maddesi gereğince iptalini istendiğinden Orman Genel Müdürlüğü ile davalılar ve onların halefleri arasında görülen davalar, temyize konu dava yönünden kesin hüküm ya da güçlü delil oluşturmaz. Çünkü önceki davalar ile temyize konu davanın, tarafları ve dayanılan hukuki vakıalar farklıdır.
Kamu mallarının nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16. maddesinde de ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Devlet ormanları devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu mallarından sadece birisidir. Üzerinde eylemli orman ağaçları bulunan ve halen eylemli olarak orman olan taşınmazlar, her nasılsa kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakılmış olsa veya 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan araştırma sonucu hukuken orman sayılmasa da bu tür yerler 3402 Sayılı Yasanın 16/C, 18. ve …. 715 maddeleri gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları nedeniyle, …mülkiyete konu olamazlar.
Kamu malları …hukukun alanı dışındadır. ….nın 715 ve 999 maddeleri kamu mallarını eşya hukuku dışında bırakmıştır. Aslında …mülkiyete konu olamayacak taşınmazlar hakkında kişiler adına sicil oluşturulması o taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştirmez (1.H.D. 11.09.1989 gün ve 1989/8162-9365 ve H.G.K. 03.12.2008 gün ve 2008/7-717-722 sayılı ve bu kararda sözü edilen diğer kararlar). Bu nedenlerle, davacılar adına oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olup, davacılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı gibi, yolsuz oluşturulan ve oluşturulduğu günden itibaren geçersiz olan tapu kaydı Hazine tarafından açılacak dava ile her zaman iptal edilebilir. Bu ilkeler, H.G.K. 23.11.1988 gün 1988/1-125-964, 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 ve 06.05.1992 gün 1992/1-187-295 ve 05.05.1999 gün 1999/1-302-258 ve aynı gün 1989/1-304-206 ve 30.06.1999 gün 1999/1-554-561 ve 30.05.2001 gün 2001/1-464-470 ve 27.02.2002 gün 2002/1-19-97 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 11.06.2003 gün 2003/13-414-410 ve 09.06.2004 gün 2004/1-335-554 ve 03.12.2008 gün 2008/7-717-722 sayılı kararlarında da açıklanmış ve kabul edilmiştir.
Gerçekten de …orman parsellerinin sicillerinin oluşturulmasına esas alınana 31.07.1989 tarihli “Mahkeme Kararı Uygulama Tutanağı” yasa ve yönetmeliğe uygun olarak kurulan orman kadastro komisyonu tarafından düzenlenmediği gibi, bu tutanakda sözü edilen mahkeme kararının dayanağı olduğu söylenen krokinin aslı da bulunmamaktadır. Sözü edilen kroki ölçeksizdir yerine uygulanması mümkün olmayan sonradan değişik kalem ve yazılarla ilaveler yapılan basit bir krokidir. Tapu kayıtları köy, mevki, cins ve miktar olarak …orman parseline uygun değildir. 6831 sayılı Yasanın 11/4. maddesi ile 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğin 64. maddesinde sadece kadastro işlemi kesinleşmiş Devlet Ormanlarının tapuya tescil edilmesi öngörülmüştür. İşlemin yapıldığı 31.07.1989 tarihinde yürürlükte bulunan 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 25/1. maddesindeki “Gerçek ve tüzel kişilere ait ormanların kadastrosu bu yönetmelikte gösterilen esaslar dahilinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır” hükmünden sonra, diğer fıkralarında hangi taşınmazların orman kadastro komisyonlarınca …orman olarak sınırlanacağı gösterilmiştir. Tapusuz …orman olamayacağından, yönetmelikte, kadastrosu yapılan …ormanların tapuya tescil edilmesi hükmü yer almamıştır, yine sözü edilen yönetmeliğin 55, 56, 57, 58 ve 59. maddelerinde orman kadastro komisyonlarınca orman kadastrosunun nasıl bitirileceği, dosyaların nasıl hazırlanacağı, valilik onayına her zaman sunulacağı, ilanın nasıl yapılacağı, bu ilandan sonra kimlerin hangi mahkemede, kime karşı dava açacağı bir sıra halinde ve ayrıntıları ile gösterilmiş, 60. maddesinde ise, askı ilan tarihleri arasında açılacak davalar sonucu verilen ve kesinleşen kararların, komisyonlarca tesbit edilen sınırların değiştirilmesini gerektiriyorsa, mahkeme kararına göre orman sınırlarında düzeltmenin nasıl yapılacağı, bu işlemlerden sonra 64. maddesinde kadastrosu kesinleşen Devlet Ormanlarının tapuya nasıl tescil edileceği açıklanmıştır. Yasa ve yönetmeliklerde, dava konusu …orman parsellerinin oluşum ve tescillerine esas alınan 31.07.1989 tarihli “mahkeme kararı uygulama tutanağı” gibi bir tutanağı düzenlenmesini ve bundan sonra tescil edilmesini öngören hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu parseller hakkında yapılan işlemlerin tümü hatalı, yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere aykırı işlemlerdir. Kaynağı yasa ve yönetmeliklerde bulunmamaktadır. Taşınmazların tapu siciline tescil işlemi Medeni Yasanın 1025 (EMY 933 – İsviçre MY 975) maddesinde anılan “yolsuz tescil”in yolsuz tescil sahibine hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandıramaz. Mahkemenin vereceği iptal kararı, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durum saptanıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) başka bir anlatımla, sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını ve yolsuz olduğunu belirleyen bir hüküm olacaktır. Bu tür kayıtlarda T….’nın 1023 (EMY. 931 – İsviçre …. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralı da uygulanamayacağı bilimsel görüşlerde ve Yargıtay Kararlarında kabul edilmektedir.
… mirasçıları 31.07.1989 tarihli mahkeme kararı uygulama tutanağı ile 232, 233 ve 234 sayılı …orman parsellerine uygulanan … 1932 tarih 17, 18 ve 19 sayılı kayıtların bu parsellerin güneyinde bulunan Karaağıl Devlet Ormanının 765.000 m2’lik
bölümüne de ait olduğundan adlarına tescili iddiası ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açtıkları dava Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 04.12.2003 gün ve 1997/101-823 sayılı kararı ile ret edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2005 gün 2009/856 – 4220 sayılı kararı ile onanıp kesinleşmiştir.
Yürürlükteki yasalarımızda tapu sicillerinin nasıl oluşturulacağı, tapuya tescil işlemlerinin nasıl yapılacağı gösterilmiştir. Bu hükümlere göre; Genel arazi kadastro sonucu düzenlenen Kadastro Tesbit Tutanakları 30 gün askı ilanına çıkartılması ve askı ilanına karşı süresinde dava açılmayarak kesinleşmesi halinde iktisap nedeni “”kadastro” olduğu belirtilerek ya da dava açılmışsa bu konuda verilecek mahkeme kararının kesinleşmesi ile iktisap nedeni “hükmen” yazılarak tapu sicil kayıtları oluşturulur. (3402 sayılı Yasa mad. 11 ve 12). 3116 ya da 6831 sayılı Yasalar gereğince yapılan orman kadastrosuna karşı hak sahibi gerçek ya da tüzel kişilerin açtıkları orman kadastrosuna itiraz davalarının kabul edilmesi halinde mahkeme “dava konusu taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğundan orman kadastro sınırı dışına çıkartılmasına” şeklinde karar verecektir. Bu kararın kesinleşmesinden sonra yönetmeliğin 60. maddesi gereğince orman kadastro haritalarında düzeltme yapılacak ve mahkeme kararı ile orman sayılmayan yerin haritası yapılıp kesinleşen orman bölümünden çıkartılarak kalan bölüm 6831 sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince Hazine adına orman niteliğiyle tescil edilecektir. Ancak, hemen belirtmek gerekir ki; Bu mahkeme kararı ile orman olmadığı belirlenen taşınmaz davacı kişi adına tescil edilemeyecektir. Tapu siciline kayıtlı olmayan yer …orman olamayacağından, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Orman Yasasında ve 1986 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinde “…Ormanların” kişiler adına tescil edileceğine ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Orman sayılmayan yer olması nedeniyle mahkeme kararı ile orman sınırı dışına çıkartılan yer hakkında hak sahibinin ….’nın (EMY. 639) maddesi gereğince Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisine husumet yönelterek açacağı tescil davasının mahkemece kabul edilip kararın kesinleşmesi halinde kişi adına tapu sicili oluşturulabilecektir. 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosuna aynı Yasanın 11/1. maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde dava açılmaması ya da dava açılmışsa bu davanın ret edilip kesinleşmesiyle yapılan orman kadastro işlemi kesinleşeceğinden, iktisap nedeni “orman kadastrosu” olduğu belirtilerek aynı maddenin 4. fıkrası gereğince, sınırları belirlenen taşınmazın Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilecektir. Kadastro yapılmayan yerler ile kadastro yapılmış olduğu halde tesbit ve tescil harici bırakılan yerler hakkında hak sahiplerinin Hazine ve ilgili kamu tüzelkişiliği aleyhine …. 713 (E….. 639) maddesi gereğince açılan tescil kararlarının kesinleşmesi sonucu sicil oluşturulacaktır. Sadece Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge hükümlerine uyularak yapılan idari tahkikat ve buna göre düzenlenecek kroki esas alınarak Hazine adına sicil oluşturulması mümkündür. Sayılan bu haller dışında tapu kütüğüne yapılan tescil işlemlerinin tümü yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından, ilgilisi tarafından açılacak dava sonucunda her zaman iptal edilebilir (T….. md.1025).
Açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin davasının kabulüne ve davaya konu …orman parsellerinin tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı şirketin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.