Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/17076 E. 2013/4775 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17076
KARAR NO : 2013/4775
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20/04/1982 – 31/08/1996 tarihleri arasında sigortalı olduğu süreler haricinde esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.4.1981-31.8.1996 tarihleri arasında kurumca sigortalı kabul edilen süreler haricinde 1479 sayılı Yasaya tabi … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 2.8.1983 tarihli giriş bildirgesine göre, vergi kaydına dayalı olarak 20.4.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, vergi kaydına istinaden davacının 20.4.1982-30.4.1982, 1.6.1983-31.12.1986 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı kabul edildiği, 10.4.2000 tarihinde verdiği dilekçesi ile, vergi kaydına göre terk tarihinden sonra ödediği primlerin hizmetten sayılmasını talep ettiği ve davalı Kurumun 1.4.1992-30.11.1992, 1.8.1996-30.9.1996, 1.6.1997-31.3.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı kabul ettiği, 1992 ve 1997 affından yararlandığı, bir kısım prim borçlarının icra takibi yapılarak tahsil edildiği, hangi döneme ilişkin olduğunun tespit edilemediği, davacının 20.4.1982-30.4.1982, 1.6.1983-31.12.1986 tarihleri arasında terzilik işinden vergi kaydının bulunduğu, oda ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının önceden …’a tescili bulunduğundan, Kurumca 1996 yılında icra takibi başlatıldığı ve icra yolu ile bir kısım prim borçları tahsil edildiği ortadadır. Davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi iyi niyetten uzaktır. Yargıtay H.G.K.’nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 E., 1997/758 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere; davacının, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primi alınan süreler bakımından zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekir.
Yapılacak iş, icra yoluyla tahsil edilen primin hangi döneme ilişkin olduğunu ve davacının 20.4.1982 tarihinden itibaren kesintisiz … sigortalısı kabul edilerek tahsil edilip edilmediği, ayrıca davacının 1992 ve 1996 affıyla ödediği primlerin hangi döneme ilişkin olduğunu ve yapılan ödemelerin 20.4.1982 tarihinden itibaren kesintisiz sigortalı kabul edilmek sureti ile tahsil edilip edilmediğini Kurumdan sormak ve fazla ödemenin bulunması halinde ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı … sigortalısı olduğunu kabul edip davacının yaptığı prim ödemelerinin karşıladığı süreyi Kurumdan sorarak tespit etmek, MK 2. maddesi dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.