Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19017 E. 2010/1434 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19017
KARAR NO : 2010/1434
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08/06/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09/02/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … ve arkadaşları vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında Yukarı … … mevkiinde bulunan 7270 parsel sayılı 20.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 90 Daimi 19, Ağustos 1296 Yoklama 391, Kasım 1984 tarih 15 nolu tapu kayıtları uygulanarak payları oranında Kara Mustafa kızı Ayşe ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
Hazine, Orman Yönetimi ve … mirasçılarından Emin, Tacettin, Nusret, Metin, Hatice ve …, …, …, … ve … tespite itiraz etmişlerdir.
… ise 01.11.1995 tarihinde…, … ve …’ı taraf göstererek Eylül 1290 tarih 19 sıra nolu tapu kaydındaki 1/5’er pay sahibi Kara Mustafa çocukları Ahmet, Hasan ve Fettah’ın paylarının tamamını Ayşe’nin ise 1/15 payını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalılardan satın aldığını, tapuda ferağ vermediklerinden toplam 10/15 payın adına tapuya tescili istemiyle asliye hukuk mahkemesinde cebren tescil davası açmış, …; Üsküdar 2. Noterliğince düzenlenen 30.12.1992 gün 90045 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile Nisan 1297 tarih 7 sıra nolu tapu kaydının makili olan Abdullah oğlu …’in mirasçılarından …’ın çocukları olan Hatice, Metin ve …’ın paylarını … mirasçılarına vekaleten …’ dan satın aldığını ancak tapuda ferağ verilmediğinden bu payların adına tescili istemiyle davaya katılmış, Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 1995/877-1997/253 sayılı karar ile çekişmeli taşınmaz hakkında 7270 parsel numarası ile tutanak düzenlendiği gerekçesi ile dava dosyası 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi 1997/74-37 sayılı ilam ile davanın kadastro müdürlüğüne yapılan itiraz niteliğinde olduğu gerekçesi ile dosyanın kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kadastro Komisyonunca 2000/1 sayılı karar ile; Üsküdar 2. Noterliğince düzenlenen 06.08.1991 gün 53038, 20.7.1994 tarih 26697, 05.07.1976 tarih 20609, 18.02.1976 gün 5945, 06.10.1997 gün 55110 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmeleri ve vekaletler ile toplam
2009/19017 – 2010/1434
7285/19200 payı …’ın satın aldığı, 1991 ve 1998 tarihleri arasında (A) ile işaretlenen yeri zilyetliğinde bulundurduğu, bu bölümde üçüncü kişiler tarafından yapılan işgalleri Ümraniye Kaymakamlığının 1992/69 sayılı kararı ve 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1999/634-1994/1109 sayılı kararı ile men ettirdiği, Üsküdar 2. Noterliğinin 35541 yevmiye numarası ile tasdikli özel taksim planında (E) ile işaretlenen yeri …’in kullandığı ancak taşınmazın (A, B ve E) ile işaretlenen bölümlerinin kesinleşen tahdit içinde kaldığı, daha sonra A ve E ile işaretlenen kesimlerin 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejim dışına çıkarıldığı, (B) ile işaretlenen kesiminin ise 6370 parsel numaralı … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, (C ve D) ile işaretlenen bölümlerinin ise tahdit dışında kaldığı anlaşıldığından … mirasçılarının, … ve …’ın itirazlarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin itirazlarının kabulü ile (B) ile işaretlenen 2.737 m2 yüzölçümlü bölümünün 6370 parsel numarası … Devlet ormanı niteliği ile tapuda Hazine adına kayıtlı olduğundan yeniden tesciline yer olmadığına, (C ve D) ile işaretlenen kesimleri tahdit dışında olduğundan (B, C ve D) ile işaretlenen yerlerin yüzölçümlerinin düşülerek (A ve E) ile işaretlenen toplam 13.917 m2 yüzölçümlü kesiminin 7270 parsel numarasıyla tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (E) ile işaretlenen yerde …’in şagil olduğunun beyanlar hanesinde belirtilmesine karar verilmiştir.
…; 11.06.1987 tarih 22 sıra nolu tapu kaydı ile 10/50 payın sahibi olduğu, tapu kaydına istinaden kadastro komisyon kararında belirtilen (E), özel taksim planında belirtilen (D) ile işaretlenen yerleri kullandığı, kadastro komisyon kararının iptal edilerek bu yerlerin adına tapuya tescili istemiyle,
…; 23.09.1987 tarih 39 sıra nolu tapu kaydı ile çekişmeli taşınmazda 2/15 payının bulunduğu, komisyon kararının iptal edilerek payı oranında adına tapuya tescile karar verilmesi,
… mirasçıları Serap, Özlem ve …; Nisan 1297 tarih 7 sıra nolu tapu kaydı ile 2/5 pay sahibi olan Abdullah oğlu …’nın mirasçılarından …’in babaları olduğu, bu sebeple babaları …’den intikal eden payın adlarına tapuya tescili istemiyle,
Naciye İffet Yücel; Nisan 1297 tarih 7 sıra nolu tapu kaydı ile 2/5 pay sahibi olan Abdullah oğlu …’nın mirasçılarından olduğunu, bu sebeple kendisine intikal eden payın adına tapuya tescili istemiyle,
…; Nisan 1297 tarih 7 sıra nolu tapu kaydı ile 2/5 pay sahibi olan Abdullah oğlu …’nın mirasçılarından …’ın 960/19200 pay sahibi olduğu, …’ın 28.04.1974 tarihinde öldüğü mirasçıları olan Hatice, Metin ve …’ın paylarını Üsküdar 2. noterliğinin 6.8.1991 gün 53038 yevmiye nolu sözleşmesi ile satın aldığını, ayrıca Ağustos l296 tarih 391 nolu tapu kayıt maliki Kara Mustafa oğlu Fettah’a ait 1/5 payın mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarından olan Mehmet ve …’nın paylarını 10.03.1970 tarihli satış senedi ile …’a sattıkları, Fettah’ında 10.7.1980 tarihinde ölümüyle mirasçıları olan Ayşe, Rıfkı ve …’un paylarını 06.08.1991 gün 53038 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, komisyon kararının iptal edilerek 7285/19200 payın adına tapuya tescili istemiyle,
…; Nisan 1297 tarih 7 sıra nolu tapu kaydı ile 2/5 pay sahibi olan Abdullah oğlu …’nın mirasçılarından …’ın 960/19200 pay sahibi olduğu, …’ın 28.4.1974 tarihinde öldüğü, mirasçıları olan Hatice, Metin ve …’ın paylarını Üsküdar 2. noterliğinin 30.12.1992 gün 90045 yevmiye nolu sözleşmesi ile satın aldığını, bu payların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra, 17.02.2008 gün ve 2002/108 -2008/7 sayılı karar ile, dava konusu taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, (C ve D) ile işaretlenen kesimlerinin tahdit dışında kaldığı, (A ve E) ile işaretlenen bölümlerinin 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacı kişilerin tutundukları Eylül 1290 tarih 12 sıra nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, (F) ile işaretlenen kesiminin 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde
2009/19017 – 2010/1434
uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı gerekçesi davanın kısmen kabulüne, bilirkişi kurul raporuna ekli krokide (A, C, D ve E) ile işaretlenen toplam 14.917 m2 yüzölçümlü bölümlerinin 7270 parsel numarası ile payları oranında … ve ortakları adlarına, (F) ile işaretlenen 2.334 m2 yüzölçümlü kesiminin arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.12.2008 gün ve 2008/14828-19209 sayılı bozma kararı ile (Hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisi Prof. …, ziraat mühendisi … ve Kadastro Kont. … tarafından ortak düzenlenen rapor ekindeki krokide (C ve D) ile işaretlenen sırasıyla 667m2-2.667m2 yüzölçümlü yerlerin 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, (A, B, E ve F) ile işaretlenen sırasıyla 9.421 m2 – 2.737 m2 – 2.162 m2 – 2.334 m2 yüzölçümlü bölümlerin 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 23.11.1944 tarih 83 sıra numarası ile tapuya tescilli … Devlet ormanının 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 6370 parsel numarası verilerek 27.04.1973 tarihinde … Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya aktarıldığı, (B) ile işaretlenen 2.737 m2 yüzölçümlü kesimin 6370 parsel numarası ile … Devlet Ormanı niteliği ile tapuya tescil edilmiş olduğundan yeniden tesciline gerek olmadığı, (A ve E) ile işaretlenen kesimlerin PIII poligon numarası ile 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı, F ile işaretlenen bölümün ise PXXIX poligon numarası ile 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacıların tutundukları tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığı, (F) ile işaretlenen yerin 1946 çekim tarihli hava fotoğraflarında ve 1957 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda, geriye kalan bölümlerin ise açık renkli orman sayılmayan alanda gözüktüklerinin açıklandığı,ne var ki; hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazın aplikasyon haritasındaki konumunun gösterilip, 1943 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle taşınmazın ilk tahdit haritasındaki ve memleket haritasındaki konumları gösterilmediği,ancak davacı kişilerin tutundukları tapu kaydının sınırlarının “tarik, bacalar, paşa ve tarik”den ibaret olup, tapu kaydının sınırları itibariyle her tarafa uygulanabilecek nitelikte olduğundan, çekişmeli taşınmazı kapsadığından söz edilemeyeceği,bir an için tapu kaydının çekişmeli yere uyduğu düşünülse dahi (F) ile işaretlenen yer 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından tapulu olup olması sonuca etkili olmayıp Hazine adına tescile karar verilmesi gerektiği, (A ve E) ile işaretlenen yerlerinde içinde bulunduğu PIII numaralı poligonun 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı dosya arasında bulunan 26.02.1981 tarihli çalışma tutanağından anlaşıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerin, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği,çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmeyeceği,taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında
2009/19017 – 2010/1434
Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet hakkı kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edildiği,diğer taraftan, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edilmiştir. Hal böyle olunca dayanak tapu kaydının taşınmaza uyduğu düşünülse dahi çekişmeli taşınmazın (A ve E) ile işaretlenen bölümleri 1744 Sayılı Yasanın 2/1 maddesi uyarınca nitelik kaybı sebebiyle orman rejimi dışına çıkarıldığından, dayanak tapu kaydına değer verilemeyeceği, bundan ayrı, (C ve D) ile işaretlenen yerlerin tahdit dışında kaldığı açıklanmış ise de kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği,ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılacağı,zira, 3116 Sayılı Yasanın sadece devlet ormanlarını belirlediği; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritalarının, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalacağı, bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658
2009/19017 – 2010/1434
Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği,devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulduğu,iadenin koşullarının yasada gösterildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdiuği,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 1943 yılında yapıldığından, kesinleşen tahdit haritası çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,kaldı ki; 1973 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin “Devlet Ormanı” belirtmesi ile kadastro dışı bırakıldığı, ilk tahdidin 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapılmış oluşu ve 1973 yılında yapılan ilk genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazın pafta üzerine “devlet ormanı” olduğu yazılarak kadastro dışı bırakılması nedeniyle 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalsa dahi Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, çekişmeli taşınmazın Devlet Ormanı olduğu sonucuna ulaşılır. Ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı,kamu malı niteliğindeki ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı,bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı kayden veya noter satış sözleşmesi ile satın alan kişinin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş kalan fıkralarının da 03.03.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek kişiler tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davacı … ve bu dosya ile birleştirilen Mahkemenin 2007/1 esas sayılı, Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 2000/262, 2000/263, 2000/265, 2000/266 esas sayılı dava dosyalarındaki davacıların davalarının REDDİ ile Ümraniye İlçesi, Yukarı … Mahallesi, 7270 nolu parselin devlet orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … ARDEMİR vekili, … vekili, … vekili, İLHAMİ YÜCEL mirasçıları … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 04.01.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, sınırlaması yapılıp kesinleşen yerlerde aplikasyon ve 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00 TL vekalet ücretinin davacı …’den alınarak, davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 09/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.