Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4975 E. 2010/10844 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4975
KARAR NO : 2010/10844
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Arzu Behdioğlu ile katılan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 70 parsel sayılı 5700 m2, 297 parsel sayılı 8400 m2, 507 parsel sayılı 9800 m2, 541 parsel sayılı 10100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla (vakıf) niteliği ile davalılar adına tapuda kayıtlıdır.
Hazine, taşınmazların önceden … Çiftliği sınırları içinde iken Aralık 1937 tarih 20 ve 47 numaralı tapu kayıtları ile satış suretiyle … Köytüzel kişiliği adına tescil edildiği, 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince 1 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilip bedelinin köy tüzel kişiliğine ödendiği, … Devlet Ormanı adı altında 29/04/1954 tarih, 12 ve 70 numarada Hazine adına tapuya kaydedildiği, buna rağmen yörede 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hukuki değerini yitirmiş bulunan Aralık 1937 tarih 20 ve 47 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak çekişmeli yerin kişiler adına tespit edilip yolsuz olarak tapuya kaydedildiği, daha sonra 1997 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu çalışmanın iptali yolunda Silivri Kadastro Mahkemesinde açılan davaların reddedildiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi çekişmeli yerlerden 541 sayılı parselin devlet ormanı olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parsellerin davalılar adına olan tapusunun iptali ile 541 parselin orman niteliğinde Hazine adına tesciline; 70, 297 ve 507 parsellerin Hazine adına tescili ile bu parsellere ait tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Arzu Behdioğlu ile katılan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1995 yılında yapılıp 20.01.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasaya ile değişik 2/B madde uygulaması ile önceden sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu 70, 297 ve 507 parsel sayılı taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği; 541 sayılı
parselin ise bu çalışmaya konu olmadığı; taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, tespitte esas alınan ve orman kadastrosundan önceki bir tarihte oluşturulmuş bulunan tapu kaydının, taşınmazın orman sınırları içine alınarak bu uygulamanın kesinleşmesinden sonra yasal değerini yitirdiği, davalının koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden isteyebileceği, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, ayrıca mahkemece davalılara yükletilen vekalet ücretinin 720.000.000.-YTL değil, 720.-TL olduğu, kararda daktilo hatası yapıldığı anlaşıldığına göre davalı Arzu Behdioğlu’nun temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; yönetim çekişmeli taşınmazlardan 541 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali, orman niteliğinde Hazine adına tescili ve davalı gerçek kişilerin el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de el atmanın önlenmesi istemi hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Tarafların tüm istemleri hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulması zorunludur. Değinilen yönünün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİ ile tapu kayıtlarının iptali konusundaki hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Arzu Behdioğlu’na yükletilmesine,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 21.09.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.