Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10157 E. 2010/11097 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10157
KARAR NO : 2010/11097
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 12412,11 m² ile (C) ile gösterilen 14112,54 m² yüzölçümündeki taşınmazların orman tahdidi dışında tarım alanı oldukları, davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 12.543,87 m² yüzölçümündeki alanın DSİ tarafından kamulaştırıldığı belirlenmekle, bu bölümün kamu emlakına dönüştüğü, bu nedenle tesciline karar verilemeyeceği, ancak kamulaştırma tarihine kadar davacı kişi yararına kazanma süre ve koşullarının gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek bu bölüm bakımından davacının mülkiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Bölgede, 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları sırasında, çekişmeli taşınmazın da bulunduğu alan 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi gereği Küçük Boğaz Gölü olarak tescil dışı bırakılmış, 1977 ve 1998 yıllarında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları sırasında ise taşınmaz orman alanı dışında yer almıştır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; her ne kadar dava konusu alan kesinleşen orman tahditi dışında bırakılmışsa da 1969 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın ve kuzey kısımlarının … olarak 3402 sayılı yasanın 16/C maddesi gereği tescil dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 3402 sayılı yasanın 16/C maddesinde; “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır.” hükmü bulunduğundan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Ayrıca; 02.05.2007 tarih ve 26510 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5637 sayılı yasanın 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 5516 sayılı Bataklıkların Kurutulması ve Bundan Elde Edilecek Topraklar Hakkındaki Yasanın 1. maddesi;” (Değişik madde: 18/06/1952 – 5963/1 md.)Belediye hudutları dışında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında sahipsiz bulunan bataklık ve bataklık mahiyetinde göl ve su birikintileri herhangi bir suretle kurutulduğu takdirde, bu kurutmadan hasıl olan arazi, yasadaki hükümlere göre kurutanlar namına tescil
olunur.” hükmü kapsamında davacı yararına herhangi bir tahsis de bulunmadığı gibi Dairenin 08.04.2010 günlü iade kararı üzerine orman bilirkişi … Karataş ile kadastro bilirkişisi … tarafından dosyaya sunulan 07.07.2010 günlü rapora göre çekişmeli yerin 1959 tarihli memleket haritasında da göl kenarı yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli ormanlık alanda görüldüğü, öncesi orman olan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği ve bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının da mümkün bulunmadığı gözönünde bulundurularak mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.09.2010 günü oybirliği ile karar verildi.