YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10664
KARAR NO : 2010/11143
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal istemi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma istemi değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesiyle; … Köyü, … Yaylasında bulunan sınırlarını bildirdiği yaklaşık 75 m² yüzölçümündeki taşınmaza davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesi, içerisine inşa edilen binanın kal’ine karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında dava konusu yerde orman kadastro çalışmaları yapıldığından mahkemece; orman tahdidine itiraz yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, elatmanın önlenmesi ve kal’e ilişkin dava ise ayrılarak başka esasa kaydedilmiştir. Kadastro Mahkemesince; dava konusu yerin orman sayılmayan yer olarak tespitine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/ 4115-6068 sayılı 20.06.2002 günlü kararıyla verilen karar onanmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince ise; el atmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulü hakkındaki kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulmasından sonra mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, bu karar onanarak 18.06.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Bu sırada bölgede yapılan arazi kadastrosu sırasında dava konusu yer 101 ada 2240 parsel numarası alarak, üç katlı kargir ev ve arsası niteliğiyle, 175,74 m² yüzölçümüyle 13.08.2007’de tespit edilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/290 esas sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş olarak kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davacı gerçek kişinin davasının reddine, davacı … Yönetiminin talebinin kabulüne ve dava konusu … Köyü 101 ada 2240 parsel sayılı taşınmazın 175,74 m² yüzölçümü ile Orman Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Bölgede 07.06.2000 tarihinde ilana çıkarılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosyadaki belgelerden, dava konusu taşınmazın Mut Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/290 sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesi açık bırakılmışsa da, sözü edilen dava hakkında verilen kararın 18.06.2007’de kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın tespit tutanağının ise bu tarihten sonra 13.08.2007’de düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi koşullarının uygulanması mümkün değildir. O halde, kadastronun
olağan usule göre tamamlanması, malik hanesinin doldurulması bakımından dava konusu parselin tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.