YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13934
KARAR NO : 2013/3834
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, … sicil numarasındaki çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; … sicil numarasındaki çalışmaların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; 09.02.1991 – 20.12.1995 tarihleri arasında … AŞ nezdinde geçen çalışmalar ile 2004/6. ay ile 2005/6. ay arasındaki çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine, harçtan, yargılama giderinden ve vekalet ücretinden davalı … AŞ’nin sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 11.5.2005 tarihli dava dilekçesi ile …’u davalı göstererek … sicil numarasındaki çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitini talep ettiği, 19.9.2007 tarihinde …’nın davaya dahil olması için dahili dava dilekçesi verdiği, dava konusu çalışmaların geçtiği … A.Ş.’nin taraf haline getirilmediği, buna rağmen yargılama giderlerinden davalı … A.Ş.’nin sorumlu tutulduğu anlaşılmıştır.
HUMK’un 388. (HMK’nın 297.) maddesi uyarınca; “hükümde, hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiği, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresinin yer alması gerektiği, hükmün sonuç kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
HUMK’un 423. (HMK 323.) maddesi uyarınca; yargılama giderleri; “celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler, keşif giderleri, tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler, vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderlerden” oluşur. HUMK’un 417. (HMK 326.) maddesinde; yargılama giderlerinden aleyhine hüküm kurulan tarafın sorumlu olacağı belirtilmiştir.
O halde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen hükmün davanın tarafları ile ilgili olması gerekir. Davada taraf olmayan kişiler ile ilgili ilgili hüküm kurulması doğru değildir.
Somut olayda, davalı … A.Ş. aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı ve açılan davada taraf haline getirilmediği halde, hakkında hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.