Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10265 E. 2010/11142 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10265
KARAR NO : 2010/11142
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 6 parsel sayılı 3163,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince çamlık niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966-1967 yıllarında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; hükme esas alınan raporlarda çekişmeli taşınmazın öncesinde orman örtüsü içermeyen bir dere yatağı iken üzerinde emekle çam, kavak ve karadut ağaçlarının dikilmesi sureti ile şimdiki fiili durumunu aldığı, 1982 tarihli memleket haritasında yapraklı ağaçlarla kaplı alanda görüldüğü, toprağının humusça zengin eylemli orman olduğu, dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman” olması nedeniyle yeniden orman sınırları içine alınabileceği, bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23.09.2010 günü oybirliği ile karar verildi.