Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7633 E. 2011/11347 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7633
KARAR NO : 2011/11347
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 20/07/2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/10/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar … vekili ile Av. … ve … ve ark. vekili Av. … ile karşı taraftan davalı …, Hazine vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 27.02.2001 gün ve 2000/5259-744 sayılı bozma kararında özetle; “Yargıtay bozma ilamında özetle davacı tapusunun yöntemine uygulanıp kapsamının belirlenmesi, davalıların zilletliklerinin sorgulanması, tapu kyapsamındaki yerlerde davalalırın 20 yılı aşan zilyetliklerinin bulunduğunun belirlenmesi halinde 766 sayılı Yasanın 32/D maddesi uyaranıca davanın reddi, zilyetliklerinin bulunmadığının belirlenmesi halinde ise tapu kapsamında bulunan yerdeki diğer davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesi gereğine değinildiği, bozmaya uyularak yapılan yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin dosyadaki veraset ilamlarına göre davacılar adına tapuya tesciline karar verildiğinden söz edildikten sonra, Mahkemece çekişmeli parsellere uyduğu kabul edilen Temmuz 1292 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydının sınrılarının …, … bahçesi (cibil), … ve … olduğu, … sınırının parsellerin 600 metre kuzeyinde ormandan sonra geldiği, 505 sayılı parselin kuzey sınırını oluşturduğu, … sınırının 352(571 ) sayılı parsel olduğu, … Bahçesi olarak gösterilen sınırının ise 511 sayılı parselin kuzey batısında olduğunun belirlendiği, … sınırının bazı bilirkişiler tarafından 341 sayılı parsel olarak gösterildiği, bazılarının ise 355 sayılı parsel olarak göstermişlerse de, bilirkişilerin beyanlarına katılmanın mümkün olmadığı, zira tutunulan tau kaydının 1292 tarihinde oluşturulduğu, yerel bilirkişilerin bildirdiği …ın ise 1296 doğumlu olduğu, doğmayan birinin tapuda sınır olarak gösterilemeyeceği, kaldıkı yerel bilirkişi beyanlarının maddi hiçbir delile dayanmadığı, bu nedenlerle tapunun üç sınırla olduğunun kabul edileceği, … sınırı da ismi olmadığından değişebilir nitelikte olduğu, bu tapuya 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre kapsam tayini gerektiği, … bahçesi sınırının nokta sınır olduğu, tapu kaydının … sınırından ve nokta sınır olan … Bahçesi sınırı ile bağlantısı kesilmeden uygulanarak 4595 m2 yüzölçümü ile geçerli kapsamının saptanması, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davanın 17.11.1959 tarihinden beri sürdüğü bu nedenle, davanın taraflarından hiçbir için zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, Asliye Hukuk Mahkemesindeki davadan önce davacı yada davalılardan hiçbirinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetli koşullarını oluşmadığı, davadan sonraki zilyetliğe ise niza nedeniyle değer verilemeyeceği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1959 gün ve 1956/836-1275 sayılı kesinleşen ilamında dahi taşınmazın öncesinin orman olduğu ve ormandan elde edildiğinin belirtildiği, orman ve orman toprağının zilyetlikle edinilemeyeceği, taşınmazların tahdit dışında bırakıldığı tarihten el atmanın önlenmesi davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, yerel bilirkişi ve tanıkların somut bulgular ile çelişen beyanlarına değer verilemeyeceği, ayrıca taşınmazların eylemli durumlarının zilyetlikle iktisaba elverişli olmadığı, 10.08.1993 tarihli orman bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla açıklandığı, bu nedenle mahkemenin zilyetlik konusundaki kabulünün dosya kapsamı ile bağdaşmadığı, dava Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarıldığına göre, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince haimin gerçek hak sahipleri adına tescile karar vermek yükümlülüğü bulunduğu, taşınmazda zilyetlik ulunmadığından tapu kaydının geçerliliğini sürdürdüğü, hal böyle olunca dava konusu 511 parselin kuzeyinden 4595 m2 bölüm tapu kaydı kapsamı olarak ifraz edilip 1/2 payının kayıt maliki … oğlu …, 1/2 payının ise … … … oğlu … yada payları oranında mirasçıları adına tesciline, 511 sayılı parselin geri kalan bölümü ile diğer çekişmeli parsellerin tümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez çekişmeli … köyü 51 saılı parselin 03.11.2003 … bilirkişi krokisinde mavi ile gösterilen ve 1 numara ile belirtilen 4595 m2 bölümünün 511 parsel olarak 1/2 payının … oğlu … ve 1/2 payının ise … … … oğlu … adlarına tapuya tesciline, 511 sayılı parselin 2 ile gösterilen geri kalan diğer bölümünün ise Hazine adına tapuya tesciline, Hazine adına tescile karar verilen bölüm üzerindeki muhdesat ve tesislerin kime ait olduğunun beyanlara yazılmasına, çekişmeli … köyü 321, 323, 335, 336, 337, 342, 348, 354 ve 355 sayılı parsellerin Hazine adına tapuya tesciline, bu parsellerin üzerindeki ağaç evv e dier tesislerin kime ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm …, …, …, …, … ve arkadaşları, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp 17.11.1975 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.- TL avukatlık ücretinin temyiz eden gerçek kişilerden alınarak Hazineye verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 11.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.