Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12256 E. 2011/15253 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12256
KARAR NO : 2011/15253
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında İstanbul ili … ilçesi … köyü 142 ada 5 ve 25 parsel sayılı taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve taşınmazların 20 yıldan beri … oğlu …’ın kullanımında ve parseller üzerindeki ahşap binaların … kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, tespitin iptali ile adına tespit edilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 5 parsel tespit tutanağındaki “iş bu taşınmaz 20 yıldan beri … oğlu …’ın kullanımındadır” ile “bu parsel üzerindeki ahşap bina …’a aittir” beyanları ile 25 sayılı parsel tespit tutanağı beyanlar hanesindeki “İş bu taşınmaz 20 yıldan beri … oğlu …’ın kullanımındadır” ve “Bu parsel üzerindeki 2 adet ahşap bina …’a aittir beyanlarının 142 ada 5 parsel yönünden “İş bu taşınmaz … … oğlu …’ın kullanımındadır ve bu parsel üzerindeki ahşap bina Aliıza oğlu …’a aittir” şeklinde düzeltilmesine, 142 ada 25 parseldeki beyanın “İş bu taşınmaz … … oğlu …’ın kullanımındadır ve bu parsel üzerindeki 2 adet ahşap bina … … oğlu …’a aittir” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Ayrıca, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli sicil oluşturulmakla görevli ve yetkili olduğundan, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edilmesi nedeniyle tutanak davalı olarak gönderildiğinden mahkemece sicil oluşturulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … adına Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.