Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11962 E. 2010/15861 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11962
KARAR NO : 2010/15861
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü … mevkiinde bulunan on dönümlük taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 24.06.2008 tarihli raporunun ekindeki krokide “C” harfi ile gösterilen 1801,98 metrakarelik yer ile “F” harfi ile gösterilen 4146,73 metrekarelik yerlerin son parsel numarasıyla davacı … adına tarla vasfıyla tapuya tesciline,
“B” harfi ile gösterilen 6545,51 metrakarelik yer ile “E” harfi ile gösterilen 2917,67 metrekarelik yerler hakkında … Kadastro Mahkemesinin 20.09.1995 tarihli 1994/32 Esas ve 1995/154 Karar sayılı ve 01.03.1996 tarihinde kesinleşen kararıyla önceden karar verilmiş olduğundan, kesin hüküm nedeniyle bu kısım ile ilgili talebin reddine,
“A” harfi ile gösterilen 1259,24 metrakarelik yer, “D” harfi ile gösterilen 95,87 metrakarelik yer ile “G” harfi ile gösterilen 1026,28 metrekarelik yerlerin 1968 yılında bölgede yapılan ve kesinleşen Orman Kadastro sınırı içerisinde kaldığından, bu yerler ile ilgili talebin reddine,
Davalı … Köy Tüzelkişiliğine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında orman kadastrosu, 1986 yılında 2B uygulaması ve aplikasyon yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu 1976 yılında yapılmış, çekişmeli yer tespit dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın (B) ve (E) ile gösterilen bölümleri hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, (A) ve (G) ile gösterilen bölümlerine yönelik davanın ise, bu bölümlerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığından reddine, (C) ve (F) ile gösterilen bölümlerin ise davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş ve bu karar (C) ve (F) ile gösterilen bölümler yönünden Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

-2-
2010/11962 – 15861

Keşifte dinlenen uzman orman ve ziraat bilirkişi temyize konu (C) ve (F) ile gösterilen bölümler yönünden rapor düzenlemeyip 1647 sayılı (1647 sayılı parsel krokide (B) ve (E) ile gösterilmiştir) parsel yönünden rapor düzenlemişlerdir. (C) ve (F) ile gösterilen bölümler yönünden araştırma ve inceleme yapılarak bilirkişilerden taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden rapor alınmadan hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle; mahkemece, eski ve 1980’li yıllara ait memleket haritaları, … fotoğrafları, varsa amenajman planı ile kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; varsa üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile aşılı olup olmadığı belirlenmeli; orman kadastro haritası ile irtibatlı kroki ve yine yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yine keşifte ziraat bilirkişiden taşınmazın zilyetlikle kazanılacak kültür arazisi olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, kadastro paftası incelenerek taşınmazın hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı belirlenmeli, … bilirkişi tarafından kadastro paftasındaki konumu gösterilmeli, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp, dava tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.