YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6971
KARAR NO : 2008/13584
KARAR TARİHİ : 17.11.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirdat sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, daha önce düşünmediği halde, tatil hakkı kazandığından bahisle davet edildiği tesiste, davalı firma elemanlarının yoğun baskıları sonucunda 27.8.2006 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladığını, ancak tatil hakkını hiçbir şekilde kullanmadığını, 16.4.2007 tarihli ihtarla cayma hakkını kullanmak suretiyle sözleşmeyi feshederek, … olduğu paranın iadesini istemişse de talebinin kabul edilmediği ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile ödediği 2.879 Doların yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalıda bulunan senetlerin de iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının tesisi görerek sözleşmeyi imzaladığını, kapıdan satışın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı şirkete ait tesiste imzalanmış olan sözleşmenin, kapıdan satış olarak kabul edilemeyeceği, cayma hakkının süresinde kullanılmadığı, kaldı ki davacının ihtar tarihine kadar ödemelerine devam ederek sözleşmeyi de benimsediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tatilini geçirmekte olduğu bir sırada davalı firma elemanlarının, hediye tatil kazandığından bahisle düzenlemiş oldukları tanıtım toplantısı sonucunda 27.8.2006 tarihli devre tatil sözleşmesini imzaladığını, ancak tatil hakkını kullanmadığını belirterek, sözleşmenin iptali ile, … olduğu bedelin iadesi ve ödenmeyen senetlerin de iptali istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ise devre tatil sözleşmesinin kapıdan satış şeklinde yapılmadığını, davacının tesisleri bizzat görerek sözleşmeyi imzaladığını savunmuştur.
2008/6971-13584
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı TKHK’nun 8/1 maddesinde, “kapıdan satış, işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapıla tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.” şeklinde tanımlanmış olup, davalının sözleşmede belirtilen işyeri adresi “…” olduğundan davacının, hediye tatil kazandığı belirtilerek davet üzerine gitmiş olduğu davalıya ait tesiste, daha önceden düşünmediği ve devre tatil satın almak için de gitmediği halde, yapılan tanıtımlar üzerine hazırlıksız bulunduğu bir sırada imzalamış olduğu 27.8.2006 tarihli sözleşmenin, kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğundan, cayma hakkı ancak hizmetin ifasından sonra, başka bir ifade ile tatil hakkı kullanıldıktan sonra işlemeye başlayacak olup, bu süre içinde sözleşme askıdadır. Davacı henüz tatil hakkını kullanmadığını belirtmiş olup, davalı da bunun aksini ispat edememiştir. Bu durumda cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olup, davacının 16.4.2007 tarihli ihtarla cayma hakkını kullanması mümkündür. O halde mahkemece sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin iadesine ve davalı elinde bulunan senetlerin de iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.