YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11551
KARAR NO : 2012/26041
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 07.12.2011 tarihinde yaptığı yazılı başvuru ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, her ticari işletmenin amacının kar etmek olduğu, ancak tarafların serbest iradeleri ile yapılan sözleşmelerin korunması, sözleşmeden dönülebilmesi için tarafların bu sözleşmeyi sona erdirmelerinde haklı veya geçerli bir sebebinin bulunması gerektiği, davalı şirketin zarar ettiği veya istihdam fazlası meydana geldiği yönünde iddiası bulunmadığı, kaldı ki davacı ve arkadaşları işten çıkartıldıktan sonra yerlerine düşük maliyetli işçi aldıkları, bu durumda davalı şirketin davacının yaptığı iş için iş gücüne ihtiyaç duyduğu, davacının ücretinin uzun yıllar süren çalışması sebebiyle yüksek olmasında davacının her hangi bir hatası, hilesi veya zorlamasının bulunmadığı, herkesin haklarını kullanırken iyi niyetli davranması gerektiği, davalı şirketin daha fazla kar elde etmek istemesinin fesih için haklı veya geçerli sebep olmadığı, feshin geçerli sebebe dayanmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacının çalışma süresi dikkate alındığında, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret olarak tespitine, ancak davalı işveren tarafından boşta geçen süre ücret ile sekiz aylık işe başlatmama tazminatı miktarı peşin olarak ödenmekle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar avukatlarınca temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki iş ilişkinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erip ermediği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
Bozma sözleşmesi (ikale) kanunlarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesinin de mümkündür. Sözleşmenin doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak değerlendirilmelidir.
İşçi ve işveren iradelerin fesih konusunda birleşmesi, bir taraf feshi niteliğinde değildir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklamanın (icap) ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur.
Dairemizce incelenen emsal 2012- 10229-2012/ 11069- 2012/ 11551, 2012/ 11447, 2012/ 10245 esas sayılı dosyalara göre; davalı şirket tarafından 28.11.2011 tarihinde yapılan duyuruda; ekonomik kriz, pazar koşullarındaki belirsizlik sebebiyle maliyet düşürme çalışmasına başlanıldığı, iş gücü fazlası sebebiyle, mavi yakalı personelden gönüllü olarak ayrılmak isteyenlere teşvik uygulaması yapılmasının kararlaştırıldığı, teşvikten yararlanmak isteyenlere kıdemine göre maaş tutarında teşvik ödeneceği belirtilmiştir. Bu uygulamadan yararlanmak isteyen çalışanların 30.11.2011 tarihine kadar başvurması gerektiği belirtilmiş ise de başvuru yapılmaması üzerine onbeş yıl sigortalılık ve 3600 prim günü şartlarını sağlayan davacıların tek tek idare tarafından çağrılarak kırküç işçinin iş sözleşmelerinin feshedildiği, hazırlanan kağıtları imzaladıkları takdirde teşvik adı altında ilave para verileceği, imzalamadıkları takdirde yargı yolunun açık olduğu, iş aramak istedikleri takdirde referans olunmayacağının söylendiği, Keza davacılardan tazminatlarını alabilmeleri için … Sosyal Güvenlik Kurumundan belge getirmelerinin istendiği, insan kaynakları görevlileri tarafından toplu şekilde davacıların … Sosyal Güvenlik kurumuna götürüldüğü tanık beyanları ile dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre davacının serbest iradesine dayalı bir ikalenin varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiğini kabul etmek mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle iş sözleşmesinin işverence feshedildiği ancak feshin 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen usule uygun yapılmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü doğru ise de işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret hakkında peşin ödendiğinden söz edilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının altı aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yapmış olduğu 123,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 21.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.