Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15154 E. 2007/3414 K. 12.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15154
KARAR NO : 2007/3414
KARAR TARİHİ : 12.03.2007

… vekili … … … ile 1-… … 2-… 3-… … vekili … … … aralarındaki dava hakkında Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.7.2006 gün ve 39-248 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Dava dilekçesinin davalılar vekiline Tebligat Kanununun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28/1 maddesi uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Tüzüğünün 33 ve Kanunun 23. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır. Dava dilekçesinin davalılar vekiline tebliğine ilişkin tebligat parçasının arkasındaki yazılar incelendiğinde, muhatabın adreste bulunmama nedeninin araştırılmadığı gibi, haber verilen en yakın komşunun tebliğ evrakına imzasının da alınmadığı görülmektedir. Oysa tüzüğün 28/1. maddesi hükmünün aynen yerine getirilmesi halinde tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat adresinde bulunmadığı tevsik edilmiş olur. O halde anılan şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve bu durumda Tebligat Kanununun 21. maddesinde öngörülen koşullar tevsik edilmiş sayılamayacağından 2006/15154-2007/3414
(madde 23/7) yapılan tebliğ işlemi hukuken geçersiz duruma düşer. Davalılar vekiline mahkeme kararının tebliği açıklanan esaslar nazara alınarak yapılmadığından usulüne uygun olarak tebligat yapılıp temyiz süreleri geçirildikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.