Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4572 E. 2007/10981 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4572
KARAR NO : 2007/10981
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kullanacağı konut kredisinin alımında bankaya verilmek üzere yazılan referans niteliğindeki belgeyi takibe koyduğunu ileri sürerek, borç ikrarı niteliğinde olmadığından takipten dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya verdiği borç para karşılığında takibe konu belgenin verildiğini, belgede yazılı olan iki adet aracın gelirinden kendisine hiçbir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle icra takibi yaptığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tanık beyanları ve dava konusu anlaşmanın şirket kayıtlarında yer almadığı gözetildiğinde davacı şirketin borçlu olmadığının tesbitine ve % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının icra takibine dayanak yaptığı referans başlıklı 10.10.2003 tarihli, davacı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan belgede, “ … bu şahsın firmamızda çalışmakta olan … plakalı araçların devri her ne kadar firmamızda ise de bu araçların her türlü geliri …’a aittir. …Bu araçların aylık gelirleri 3500-4500 dolar arasındadır “ ibareleri yazılıdır. Davacı bu belgenin şirkette şoför olarak çalışan …’ın isteği ile davalının bankadan kullanacağı krediye refans olarak verildiğini, alacak belgesi olmadığını ileri sürmüş, davalı da davacı şirkete borç para verdiğini, karşılığında iki adet aracın gelirinin kendisine ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve takibe konu bu belgenin verildiğini savunmuştur. Gerçekten de, belge içeriği değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait iki adet aracın her türlü gelirinin davalı …’a ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna göre, takibe dayanak belgenin açık ve belirgin şekilde borç ikrarına ilişkin bir belge olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, araçların aylık gelirlerinin belge içeriği de gözetilerek bilirkişi vasıtasıyla belirlenerek soncuna uygun bir karar verilmelidir. Aksi düşüncelerle, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.