Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19816 E. 2012/21711 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19816
KARAR NO : 2012/21711
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette çalışmakta iken iş sözleşmesinin 23/05/2011 tarihinde davalı şirketin hazırlamış olduğu denetim raporu ve müvekkilinin 17/05/2011 tarihinde vermiş olduğu yazılı ifadeye istinaden, gerçeklerle bağdaşmayan birtakım suçlamalarda bulunulmak sureti ile işverenin güvenini kötüye kullandığı, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu gerekçe gösterilerek feshedildiğini; ancak feshin geçerli sebebe dayanmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kendisine e-mail gönderilen tanık …’ün gönderilen e-mailden dolayı bir şikayetinin bulunmadığı, mail içeriğinde söylenen sözlerin, ulu orta işyerinde başkalarını rahatsız edecek veya işin yürütümünü olumsuz etkileyecek nitelikte olmadığı, davacının işyerinde ast üst ilişkisine aykırı ve işyeri ciddiyeti ile bağdaşmayacak bir eyleminin varlığının da davalı tarafça iddia ve ispat edilmediği, iş akdinin feshine neden olarak gösterilen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e bendi kapsamında ise davalı tarafça davacının işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan somut bir davranışının da belirtilmediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, muhasebe görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, şirket çalışanına sinkaflı ifadeler içeren mail gönderdiği, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu ve bu suretle işverenin güvenini kötüye kullandığı, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının mesai saatleri içerisinde resmi mail yolu ile şirket çalışanı …’e görevi ile ilgili bir konuda sinkaflı ifadeler içeren mail gönderdiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Gönderilen mail içeriği dikkate alındığında, işçinin hizmet süresine ve yaptığı işin niteliğine göre bu eylemi gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.