YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13733
KARAR NO : 2007/12950
KARAR TARİHİ : 05.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile imzalanan sözleşme uyarınca eczacı olara davalı kurum mensuplarının ilaçlarını verdiğini, bu satımlara ilişkin düzenlediği faturaları davalı kuruma teslim ettiğini, davalının ihtara rağmen fatura bedellerini ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaliyle 653.368.617.929 Tl. lık alacağının tahsili için icra takibinin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı eczacının sahte olarak bastırılmış fiyat kupürlerini kullanması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini, davacının şüpheli görülen reçetelerinin müfettişlerce incelemeye alındığını, davacı hakkında ceza mahkemesinde dava açıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, aşamalardaki savunma ve beyanlarında davacı tarafından fatura edilen reçetelerin bazılarının dava dışı … … adına düzenlendiğini, bu reçetelerin sahte olup o kadar ilaç kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında ceza davası açıldığını bildirmiştir. Dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerin tetkikinde, davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/ 123 esas numarasında kamu kurumunu dolandırmak ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından dava açıldığı, davacı hakkındaki 27.2.2001 tarihli beraat kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesince bozulduğu, mahkemenin direnmesi sonucu direnme kararının da ceza Genel kurulunca 27.1.2004 gününde bozulması üzerine mahkemece 7.9.2006 gününde davacının sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın 20.7.2007 tarihinde yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ceza Genel kurulu kararında davacının başlangıçtan beri … ile birlikte davalı sandığa karşı dolandırıcılık sucunu işleme hususunda fikir ve eylem birliği içinde olduğu, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık sonucu işlediği belirlenerek beraat kararı bozulmuştur. Maddi olayı tesbit eden mahkemenin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olup, davacını hasta ve doktorlarla el ve fikir birliği içinde hareket ederek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca ceza davasına konu olan ve sahte biçimde düzenlendiği kesinleşen reçetelere dayanılarak düzenlenen faturalardan dolayı bir hak talep etmesi olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararına dayanak olan reçeteler ve bu reçetelere dayanılarak düzenlenen faturaların belirlenmesi için ceza mahkemesi dosya kapsamıda gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, sahte olarak düzenlenen reçeteye ve dayanılarak düzenlenen faturalardan dolayı davacının hak talep edemeyeceği kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin açıklanan bu hususları göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.