YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1232
KARAR NO : 2009/5340
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisinin kimya öğretmeni olduğunu, davalının DSP İl başkanı olup daha önce merkeze tayininin yaptırılmasında yardımcı olduğunu, …’a tayin ettireceğini söyleyip kendisi ve annesinden beyaza imzalı boş kağıtlar aldığını, ardından imam nikahlı eşi olması aksi halde bunları doldurup takibe koyacağını söylediğini, davalı yaşlı başlı torun sahibi olduğundan kendisine güvenerek bu kağıtları verdiklerini, davalıyı savcılığa şikayet ettiklerini hakkında açılan davanın 4616 sayılı yasa nedeniyle ertelendiğini, davalının kendisi ve annesi aleyhine takipler yaptığını ileri sürerek dava konusu 4.500,00 YTL den borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, senedin kambiyo senedi vasfında olup, malen ya da nakten kaydının önemli olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senette malen kaydının olduğuna, malı teslim almadığını davacının ispatlaması gerektiğine ve davasını yazılı delillerle kanıtlayamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının daha önceki yardımları nedeniyle … telkin etmek suretiyle …’a tayinini çıkaracağını söyleyip imzalı boş kağıtlar aldığını, daha sonra imam nikahı ile evlenmeyi teklif edip kabul etmemesi halinde doldurup takibe koyacağını bildirdiği senet şekline getirilmiş kağıtları takibe koyduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı, öğretmen olduğunu davalı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını bildirmektedir. Davalı, malen kaydı olan senet şekline getirilmiş yazılı belgeye dayanarak dava açmış ise de teslim edilen malın ne olduğunu açıklayamamış, senette malen ya da nakden kaydının önemli olmadığını ileri sürmekle senedi kendi beyanı ile talil etmiş bulunmaktadır. Dosyada bulunan senet aslının tetkikinde senetteki yazı ile gösterilen alacak miktarında da tahrifat yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde mevcut … 2. Asliye hukuk Mahkemesinin 2001/87 esasta taraflar arasında görülen benzer davada yaptırılan Adli Tıp incelemesinde davacının imzasının benzer belgeye fotokopi yoluyla teknik şekilde aktarıldığının tespit edildiğinin, ancak davacı tarafça imzaya itiraz edilmediğinden bunun davacıyı bağlayacağının kabulü ile davanın reddine karar verildiğinin, ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin, diğer yandan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2004/416 esas, 2006/204 sayılı davasında davalının davacıdan aldığı imzalı boş kağıdı doldurup işleme koymak sureti ile TCK 509 maddesindeki suçu işlediği sabit olduğundan ceza aldığı, ancak zamanaşımı süresi dolduğundan temyiz aşamasında ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı hakkında mahkumiyete yönelik kesinleşmiş bir ceza kararı yok ise de; tanık beyanlarından Asliye Hukuk Mahkemesindeki Adli tıp raporundan, davalının ibraz ettiği senedin ne için verildiğini açıklayamaması ve kendi beyanı ile senedi talil etmesinden yola çıkılarak tüm dosya içeriği değerlendirildiğinde davacının iddiasının doğru olduğu sonucuna varıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.