Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5313 E. 2008/12921 K. 03.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5313
KARAR NO : 2008/12921
KARAR TARİHİ : 03.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Bakanlığa bağlı hastahanenin temizlik işini üstlenerek 1.1.2003 tarihinde ise başladığını, 2004 yılında da işi devam ettirdiğini, … primlerinde artış meydana geldiğini, işi sürdürürken çalıştırdığı işçilere ait … taban aylık priminin artması sonucu 15.223.00 YTL fazla prim ödediğini ileri sürerek bu miktarın tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 9 ve şartnamenin 15.maddesi uyarınca talepte bulunulamıyacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca teyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen 30.12.2002 tarihli Temizlik ve ilaçlama Hizmetleri Sözleşmesinin 9.maddesinde “asgari ücret tesbit komisyonlarınca ihalenin yapıldığı tarihte mevcut olan asgari ücretin artırılması halinde, eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken … primleri ve tasarrufu teşvik kesintisinden meydana gelecek artış farkları ödenecektir. (… primine esas olan taban ve ücret artışından dolayı oluşan işverene ait … prim farkları ödenmeyecektir.) hükmü mevcut olup 1.1.2004-31.12.2004 arasını kapsayan Hizmet Alımları Tipi Sözleşmesinin 15/2.maddesinde ise “4734 sayılı kanuna göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslar başlıklı
2008/5313-12921
kararnamenin 8.maddesine göre sözleşme süresi içinde asgari ücrette ve sigorta primi alt sınırında meydana gelen artışlar verilecektir.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükümlerde sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle sonradan davacı şirket aleyhine olabilecek şekilde Asgari Ücrette artış olması ve bu artışdan dolayı davacının katlanacağı külfetlerin davalı tarafından karşılanması gerektiği vurgulanmıştır. O tarihle yürürlükte bulunan yasa hükmüne göre, davacının çalıştırdığı işçiler için ödeyeceği prim katsayısı bellidir. Oysa sözleşmenin tanziminden sonra bu prim katsayısı yasa ile artırılmış ve davacıya sözleşmenin tanzimi sırasında öngörmesi mümkün olmayan ilave bir külfet getirmiştir. Sözleşmenin az yukarıda anılan hükmü tarafların … amaçlarına göre yorumlandığında yasada bir değişiklik yapılacağı ve böylece davacının çalıştırdığı işçiye göre daha fazla prim ödeyeceği öngörülmüş olsa idi davacı lehine, davalının bu farkı da ödemeyi kabul edeceği sonucuna ulaşmak mümkündür. Aksinin kabulü hayatın olağan akışına ve sözleşmenin kurulması sırasında sağlanan tarafların karşılıklı çıkar dengelerine de uygun düşmemektedir. Öyleyse davacının sözleşme yapıldıktan sonra kabul edilen yasa hükmü nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı … prim farklarının da davalıdan talep edebileceği kabul edilmeli ve bunun sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 14,00 YTL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.