Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23203 E. 2012/23871 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23203
KARAR NO : 2012/23871
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; iş sözleşmesinin gerçeği yansıtmayan iddialarla işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini beyanla davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının şirket sırlarının paylaştığının tespit edilmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesih tarihi itibariyle işyerinde 30 çalışanın bulunmadığı bu nedenle davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda; davacı taraf iş güvencesi hükümlerinin işlevsiz kılınmasına yönelik olarak davalı tarafın değişik şirketler üzerinden çalışanlarını sigortalı gösterdiği iddiasındadır. Dosya içerisindeki ticaret sicil gazetesi kayıtlarından … Araştırma Geliştirme Danışmanlık Eğitim Tic. Ltd. Şti., … Tıbbi Danışmanlık San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … Eğitim ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şirketlerinin şirket merkezi olarak aynı adresi bildirdikleri ve bir kısım ortak ve yetkililerinin benzer şahıslar olduğu anlaşılmaktadır. Bu tespit karşısında mahkemece şirketlerin iştigal sahaları ve aralarındaki bağlantıların tam olarak tespiti bakımından şirket ortak ve yetkililerinin gösteren dökümanlar, işçi listeleri ile gerekirse şirket ana sözleşmelerinin getirtilerek şirket merkezlerinde yapılacak keşif sonucu davacı tarafın iddiasında belirtildiği gibi davalı işverenin iş güvencesi hükümlerinin işlevsiz kılınmasına yönelik eylem içerisinde olup olmadığı ya da birlikte istihdam durumunun söz konusu olup olmadığını belirlemek suretiyle sonuca gitmek olmalı iken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.