YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6135
KARAR NO : 2007/10031
KARAR TARİHİ : 12.07.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan 29.9.2000 tarihli sözleşme gereği çocuğunun 2000-2001 yılı öğrenim ücreti 6250 USD karşılığı TL nin kendisi adına davalı tarafça ödendiğini, kendisinin 28.11.2000 tarihine kadar 2450 USD ödediğini, Şubat krizi nedeniyle döviz kurunun öngörülemeyecek ve katlanılamayacak şekilde yükseldiğini, kendisinin 17.7.2001 tarihli ihtarname ile sözleşme tarihindeki kur üzerinden bakiye kısmı 3.500,00 YTL olarak ödemeyi ve borcu bitirmeyi istediğini bildirdiğini ,24.7.2001 tarihine kadar 3.527,00 YTL yatırdığını, borcunun aktin yapıldığı tarihteki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek 24.7.2001 tarihi itibarı ile borcun sona erdiğinin ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereği 6250 USD ödediklerini, davacının ödemelerinin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, uyarlama koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir..
Mahkemece, davacının son olarak ödeme yaptığı hesabından hala borçlu olduğu anlaşıldığından sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/6135-10031
2-Davacı, davalı ile yaptığı sözleşme nedeniyle 2000-2001 öğrenim ücreti 6250 USD nin kendi adına davalı tarafça karşılandığını, bir kısmını ödediğini, ancak Şubat krizi nedeni ile dövizin öngörülemeyecek şekilde artması sonucu ödeme güçlüğüne düştüğünü, borcun akit tarihindeki kur karşılığı üzerinden ödenmesi gerektiğini ve kendisinin bu şekilde ödediğini, ancak bunun davalı tarafça kabul edilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dosya içeriğinden, davalının davacı adına 6250 USD karşılığı TL ödediği, davacının 2450 USD yi ödediğini, Şubat krizi sonrası 17.7.2001 tarihli ihtarname ile bakiye borcun akit tarihindeki kur üzerinden ödenmesi gerektiğini bildirerek bilahare 3.527,00 YTL ödediği, davalının 22.8.2001 tarihli ihtarı ile bankanın yaptığı ödemelerin vade tarihlerindeki dolar kuru üzerinden TL ye çevrilerek, davacının kredili mevduat hesabına borç olarak kaydedildiği, davacının bankaya 1.864 905 907 TL borcu olduğu ve 3 gün içinde ödenmesinin istendiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı 3.9.2001 tarihli dava dilekçesi ile 24.7.2001 tarihindeki ödemesi sonucu borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalının 22.8.2001 tarihinde davacının kalan borcunu TL ye çevirmiş olduğu gözetilerek mahkemece dava tarihi itibarı ile davacının yapmış olduğu ödemeler de göz önüne alınarak bilirkişi aracılığı ile davacının borçlu olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken; davadan sonra açılan icra takibi gözetilmek ve davacı hesabında halen borc olduğuna dayanılmak sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bette açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 12.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.