YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/11965
KARAR NO : 2010/14134
KARAR TARİHİ : 28.04.2010
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228, 52/1, 61/9, 62, 52/2.maddeleri gereğince 25 gün hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine dair (ESKİŞEHİR) 4.Sulh Ceza Mahkemesinin 07/04/2009 tarihli ve 2008/1 esas, 2009/228 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/03/2010 gün ve 2010/2727/17212 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2010 gün ve 2010/75148 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1-5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesi uyarınca sadece hapis cezasının ertelenebileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezasının da ertelenmesine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Yasanın 34/2. maddesinde; “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.”, 232/6. maddesinde; “Hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur.
5271 sayılı yasanın 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde,
kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, yasa yolu, mercii , süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Eskişehir 4.Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 07.04.2009 tarihli kararında, sanığın yokluğunda verilen hükmün, yasa yolu, mercii ve süresi belirtilmiş, yasa yoluna başvuru şekli gösterilmemiştir. Eksikliğin giderilmesi için yeniden çıkarılan ve 26.11.2009 günü tebliğ edilen bildirimde de yasa yolu başvuru şekline yer verilmemiştir. Sanığın, başvuru şekli konusunda bilgilendirilmesi ve eski hale getirme talebinde bulunarak yasa yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına bozulması olanaksızdır. Yasa yolu başvuru şekli gösterilmeyen hükmün kesinleştiğinden sözedilemez.
Bu itibarla, sanığa, başvuracağı yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli usulüne uygun şekilde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sağlandıktan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, (ESKİŞEHİR) 4.Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2009 gün ve 2008/1, 2009/228 sayılı kesinleşmemiş karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 28.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.