YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13766
KARAR NO : 2009/14180
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediyenin kanal boyunda bulunan standlardan … tarafındaki 206 nolu standın kiracısı olduğunu, stand sayısının belediyece 60’ dan 100’ e çıkarılıp zorunlu tadilatlar yaptırıldığını, 6.4.2005 tarihli Belediye Meclisi kararı ile stand ücretinin Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesine dayanarak % 100 oranında arttırılarak 9.000,00 YTL olarak tespit edildiğini, 2006 yılında da aynı şekilde tespit yapıldığını, bu artışın çok fahiş olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere hukuka aykırı artışlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazladan yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında yapılmış herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, belediyenin el emeği ürünlerin pazarlanması ve turistlere satılması için kamuya ait alanda davacıya yer tahsis ettiğini, bunun karşılığında bir şartname imzalandığını, şartnamede belirtildiği gibi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97. maddesi gereğince talep sahiplerine, hizmet götürülmesinden dolayı her yıl Belediye Meclisince stand yeri kullanım ücreti belirlendiğini, davacı tarafından idari işlemin iptaline yönelik dava açılması gerektiğini, bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Vergi Mahkemeleri’nin görevli bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/13766-14180
Davacı ile davalı … arasında 206 numaralı standın tahsisine ilişkin “Turistik Eşya Yeri Kullanım Şartnamesidir“ başlıklı sözleşme yapıldığı, dosya içeriği ile sabit olduğu gibi tarafların da kabulündedir. Her ne kadar davalı tarafından bu sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı savunulmuş ise de, tahsis şekli ve içeriği itibariyle kira sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca özel hukuk hükümleri uyarınca, davaya bakmak adli yargıdaki genel mahkemelerin görevidir. Mahkemece, taraflardan delilleri toplanıp, işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı düşüncelerle Vergi Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.