Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/14485 E. 2007/1218 K. 05.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14485
KARAR NO : 2007/1218
KARAR TARİHİ : 05.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 7.9.2000 tarihli sözleşme ile davalı müteahhit tarafından inşa edilecek binadan iki daire satın aldıklarını, davalının daireleri başkasına satması nedeniyle tapularını veremediğini, ancak 21.4.2004 tarihli yeni bir sözleşme ile bunların yerine aynı binada bulunan (5) ve (7) no’lu dairelerin adlarına tapuda tescil edildiğini, davalının bu değişiklik nedeniyle 10.000 Euro fark ödenmesi gerekirken ödemediğini, teslim edilen dairenin mahal listesine de uygun olmadığını ileri sürerek, eksikliklerin giderilmesi için 2.635.000.000 TL ile fark bedel olan 10.000 Euronun faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, edimini yerine getirdiğini, 10.000 Euroyu davacılara ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 10.000 Euronun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı 9.723,74 YTL ile eksik imalat nedeniyle 1.117,56 YTL olmak üzere toplam 10.841,30 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik
etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin usuli bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gereklidir. Bu durumda uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektiri.
Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.