Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23180 E. 2012/23294 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23180
KARAR NO : 2012/23294
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini, yeniden yapılanma gerekçesinin soyut kaldığını, davacıya salt teklifte bulunulmuş olmak için özellikleri belirtilmeyen bir iş teklif edildiğini, hatta bu teklifin iş akdi feshedildikten sonra yapıldığından bir anlamı bulunmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, işyerinde zorunlu olarak yeniden yapılanmaya gidildiğini, davacının görevlendirmeyi kabul etmeyerek iş sözleşmesini kendisinin sona erdirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işyerinin otelleri sezonluk olarak faaliyet gösterdikten sonra bir sonraki sezonda çalışacak personelin çıkışlarının yapıldığı, işyerine mevsimlik işçi alınıp nakille kadro değişimi yapılmasının yanı sıra kadrolu işçi alımı da yapıldığı, yeniden yapılanmaya gitme iddiasının bu sebeple ispatlanamadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçi operasyon call center görevlisi olarak davalının İstanbul’daki merkezinde çalışmaktadır. İşyerinde yaşanan ekonomik krizin potansiyel müşterileri de etkilemesi, kadro fazlalığı bulunan bölümlerde maliyetlerin düşürülmesi gereği nedenleriyle bazı bölüm ve departmanların kapatılması, kadro azaltımına gidilmesi yolunda işletmesel karar alınmıştır. Buna göre İstanbul merkezin kapatılarak taşımasına karar verilmiş, call center de kapatılmıştır. Bu nedenle satış bölümünün çağrı merkezi kapatılınca operasyon görevlisi olarak çalışan davacıya 14.10.2010 tarihinde halen çalışmakta olduğu merkez biriminin 31.10.2010’da kapatılacak olması nedeniyle Antalya’da uygun kadro talep etmesi bildirilmiştir. Davacı, 20.10.2010 tarihli yazısı ile işverenin iş teklifinin yasal düzenlemelere uygun şekilde somutlaştırılması gerektiğini ifade etmiştir. Bunun üzerine işveren 01.11.2010 tarihli yazıyla, davacıya aynı ücret, kanuni haklar ve Magic Life Water

World otelinde rezervasyon bölümünde istihdam edilmek nakledildiğini bildirmiştir. Bu teklifi kabul etmeyen davacının sözleşmesi işverence feshedilmiştir. İşveren tarafından işçiye yapılan ikinci bildirim ile yer gösterilerek bildirim usulüne uygun hale getirilmiştir. İşçinin çalıştığı bölümün kapatıldığı, Antalya’da yapılan aynı ücret ve yasal haklarla iş teklifini işçinin kabul etmediği sabittir. Diğer taraftan davacının da 01.11.2010 tarihli yazısıyla, işverenin teklifini reddetmesinin yanında, yasal haklarını saklı tutarak işten ayrılmayı kabul ettiğine ilişkin beyanı da bulunmaktadır. İşçinin tüm yasal haklarının işverence ödendiği de dikkate alındığında, işe iade talebinin reddi gerekirken hatalı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 384,05 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.