Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13050 E. 2008/4281 K. 27.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13050
KARAR NO : 2008/4281
KARAR TARİHİ : 27.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının avukatı olduğunu,aralarında 22.8.2000 ve 20.7.2000 tarihli iki ayrı avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiğini,davalıya ait parsellerin kamulaştırma bedellerinin artırılması davası açarak davaları sonuçlandırarak tahsili için takibe konulduğu safhada 9.8.2004 tarihli azilname ile haksız olarak azledildiğini bildirerek,açtığı davalar sonucunda kabulüne karar verilen miktar üzerinden ve yazılı ücret sözleşmelerinde kararlaştırılan % 25 oranında vekalet ücretinin yine sözleşmede kararlaştırılan % 10 ve % 20 oranında aylık gecikme faizi ile tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı avukatlık ücret sözleşmelerinin imzalanırken boş olduğunu,davacı tarafından sonradan doldurulduğunu,bu nedenle geçersiz olduğunu ayrıca davacının davaların görüldüğü yerden başka bir yargı alanında ve talimatı dışında icra takibi yaptığını,bu sebeple azledildiğini,davacıya vekalet ücreti borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile % 25 oran esas alınarak, 22.661,23 YTL asıl alacak,1.120 YTL işlemiş faiz alacağı üzerinden itirazın iptaline ve asıl alacak üzerinden % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2006/13050 2008/4281
2-Davacı avukat 7.9.1999 ve 4.2.2000 tarihli vekaletnameler ile davalının avukatı olarak,davalıya ait 4038 ve 242 parsel numaralı iki ayrı parsellerle ilgili olarak kamulaştırma bedellerinin artırılmasına ilişkin 10.2.2000 tarihinde 34.260 YTL ve 17.9.1999 tarihinde 100.000 YTL dava değeri gösterilerek dava açtığı bu davalarda 4038 parsel hakkında 30.260 YTL üzerinden ve 242 parsel hakkında 60.000 YTL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği,bu kararların 4.5.2004 ve 2.7.2004 tarihinde davacı avukat tarafından tahsili amacıyla takibe konulduğu safhada davalının gönderdiği 9.8.2004 tarihli azilname ile gerekçe gösterilmeksizin azledildiği hususları dosya kapsamından anlaşıldığı gibi taraflar arasında da ihtilaflı değildir.Taraflar arasında 4038 parselle ilgili olarak düzenlenen 22.8.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde 34.200 YTL dava değerinin % 25 ‘ i olan 8.565 YTL ücreti vekalet,242 parselle ilgili olarak düzenlenen 20.7.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde yine 100.000 YTL dava değerinin % 25’i olan 25.000 YTL avukatlık ücretinin ödenmesi kararlaştırılmıştır.Davalı bu sözleşmelerdeki imzasını inkar etmemekle birlikte bu sözleşmede yazılı rakamların sonradan ve izni dışında davacı tarafından doldurulduğunu,yazılı miktarın fahiş olduğunu,bu nedenle sözleşmelerin geçersiz olduğunu savunmuştur.Taraflar arasında düzenlenen 22.8.2000 tarihli sözleşmenin incelenmesinde ücrete ilişkin başlık kısmında karalamalar ve silintiler olduğu ve bu kısımların davalı tarafından paraf veya imzasını taşımadığı gibi davalı tarafından da sonradan izni dışında eklendiği itirazında bulunulduğundan davalıyı bağlamayacağı gibi gerek yazılı ücret sözleşmelerinin içeriğine göre gerekse davacının sözleşmede kararlaştırılan dışında,takip edilen davalar hakkında kabulüne karar verilen kısım üzerinden % 25 oranında avukatlık ücreti hesaplayarak takip yapması nedeniyle dava değerinin % 25’inin amaçlandığı anlaşılmaktadır.Bu avukatlık ücret sözleşmesi başarıya göre değişmek koşuluna bağlanmadığı gibi hasılı davaya iştirak niteliğinde olduğu için her iki sözleşmede geçersizdir.Davacı bu yazılı ücret sözleşmelerine dayanarak ücret isteyemez.Anayasa Mahkemesince Avukatlık Kanununa 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21.madde de 7.2.2008 tarihli kararla iptal edildiğinden davacı ancak sözleşmelerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1136 sayılı avukatlık kanununun( 2.5.2001 tarihli 4667 sayılı kanun ile Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikten önceki haliyle yürürlükte bulunan) 163/son maddesi hükmüne göre avukatlık asgari ücret tarifesine göre ücret isteyebilir.Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek davacının alacağı vekalet ücreti hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılarak ücretinin hesaplattırılması ile
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler mahkemenin kabulünde olduğu gibi geçerli olsa dahi sözleşmelerde yazılı %10 ve %20 aylık gecikme faizi fahiş olduğu gibi BK.nun 19.ve 20.maddeleri hükmü uyarınca davacı ancak alacağına yasal faiz isteyebilir.Kaldı ki davacı davalıyı icra takibinden önce BK.nun 101 ve devamı maddeleri uyarınca temerrüde düşürmediğinden,icra takibinden önceki dönem içinde işlemiş faiz isteyemez.İcra takibinden sonraki dönem için yasal faiz oranında faiz isteyebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2. ve 3.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.