YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3902
KARAR NO : 2010/10534
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 10.282.98 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan Kmm Kombassan … Mermer Mad. San. Tic. AŞ., … ve … vekilince istenilmesi ve temyiz eden davalılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Kmm Kombassan … Mermer Mad. San. Tic. AŞ., … ve … vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler, davalı … … gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacılar ile temyiz eden davalılar KMM Kombassan … Mermer Mad. San. Tic. A.Ş. ile … ve …’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 07.12.2001 tarihinde iş kazasında sol gözünde görme kaybına uğrayarak % 42 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi ile tedavi gideri ve geçici iş göremezlik dönemindeki gelir kaybının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının mermer kesim işçisi olduğu, götürü bedelle çalıştığı ve ücretinin asgari ücretin 7,25 katı düzeyinde olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre, dava dilekçesindeki istem dikkate alınarak, maddi tazminat isteminin kabulüne, geçici iş göremezlik dönemindeki gelir kaybına yönelik istemle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, tedavi giderine yönelik istemin ise reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile … … dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 42 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalıların ise toplam % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmolunan 60.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu ortadadır.
Maddi tazminata yönelik temyize gelince: Dava: iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.
Somut olayda 05.06.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda Erdek Ticaret Odası ve Ege Sanayi Odasının mermer kesim işçisinin ücretine ilişkin cevapları ile aynı işyerinde ve aynı yıl içeresinde meydana gelen başka bir kaza nedeniyle görülmekte olan davada sunulan götürü bedelle çalışma yapıldığı ve üretim miktarına ilişkin pusula dikkate alınarak, mermer kesim işçisi olan sigortalının götürü bedelle çalıştığı ve üretilen mermer miktarı ile mermerin birim fiyatına göre ücretinin asgari ücretin 7,25 katı düzeyinde olduğunun kabul edilerek zararın hesaplandığı ve bu raporun tazminatın belirlenmesinde esas alındığı görülmektedir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Sigortalının tecrübeli mermer kesim işçisi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tecrübeli bir mermer kesim işçisinin ise asgari ücret civarında bir ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği ortadadır. Bu duruma göre de davacının asgari ücretin üzerinde bir ücret elde edeceğinin kabulü yerindedir. Ne var ki davacının götürü bedelle çalıştığı kabul edilerek ve ticaret ve sanayi odalarının verdiği cevaplar değerlendirilmek suretiyle ücretin belirlenmesi hatalı olmuştur. Her şeyden önce davacının götürü bedelle çalışıldığına dair bir iddiası olmadığı halde götürü bedelle çalışıldığının kabulü isabetsizdir. Öte yandan ticaret ve sanayi odalarının davacının yaptığı işin özelliğine göre emsal ücreti belirleyecek bir meslek örgütü olmadığı da ortadadır.
Yapılacak iş tecrübeli bir taş, mermer kesim ve … ustasının asgari ücretle ve bu ücret civarında bir ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun olmadığı da dikkate alınarak, maden mühendisleri odasından, emsal mermer kesim işçisinin günlük veya aylık net ücretini sormak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek davacının gerçek ücretini tespit edip yukarıdaki ilkeler gözetilerek davacının maddi zararını bilirkişiye yeniden hesaplattırmaktır.
Kabul ve uygulamaya göre de davacı 40.000,00-TL olan maddi tazminat istemini 06.10.2009 tarihli dilekçe ile ıslah yoluyla artırdığı ve 172.816,00-TL’na çıkardığı halde hüküm kurulurken maddi tazminatın ıslah suretiyle artırıldığı göz ardı edilerek dava dilekçesindeki istemle sınırlı biçimde maddi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacılar ile temyiz eden davalılar KMM Kombassan … Mermer Mad. San. Tic. A.Ş. ile … ve …’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar ile temyiz eden davalılar yararına 750.00 duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.