Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13378 E. 2007/4197 K. 26.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13378
KARAR NO : 2007/4197
KARAR TARİHİ : 26.03.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Numune Hastanesinin ihtiyacı olan ilaç ihalesinin üzerinde kaldığını, ihaleye konu 172 kalem ilaç ve serumun davalı hastanesine teslim edildiğini, 31.12.2002 tarihli fatura içeriği bedelin ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, davalının icra takip tarihden sonra borcunu ödediğini, takipten sonraki ödemelerin B.K.’nun 84. maddesi gereğince öncelikle alacağın ferilerine sayılacağını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 46.000.000.000 TL alacağa, 1.3.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de 495.915,65 YTL alacağa, yönelik, davalının itirazının iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilaç teslimatlarının parti parti yapıldığını, anlaşma hükümlerince nakit akışına göre ödemelerin yapılacağının belirlendiğini, ödeme emri tebliğinden önce borcun ödendiğini, savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın iptaline, takibin, 495.915,65 YTL asıl alacağın 29.4.2003 takip tarihinden itibaren %64 avans faizi üzerinden devamına, fazla istemin reddine, davacı yararına %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 25.12.2002 tarihli ihale ile teslimini yükümlendiği ilaçları 31.12.2002 tarihli fatura karşılığı teslim ettiği halde, bedelinin ödenmediğinden alacağının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile bu davayı açmıştır. Davacı yüklenicinin 13.10.2003 tarihli davalı
2006/13378-2007/4197
idareye gönderdiği ihtar ve eki hesap özetinden 31.12.2002 tarihli faturanın … tutarı 492.763.643.750 TL olup, dosyaya sunulan muavin defter kayıtlarına göre ilaç ve serum ihalesinin KDV hariç ilaç … fiyatı üzerinden kararlaştırılmış olduğu ve tarafları bağlayacağı anlaşılmıştır. Davacı borcun ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine Kadıköy 1.İcra Müdürlüğünün 2003/4326 esas sayılı dosyası ve 29.4.2003 günlü takip talebiyle icra takibine girişmiş, faturaya, dayalı olarak, 495.915.650.000 TL asıl alacak, 25.565.850.800 TL işlemiş faiz olmak üzere 521.480.850.800 TL üzerinden icra takibi başlatmış, davalı idare süresi içerisindeki 9.5.2003 tarihli dilekçeyle İcra Dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. İtiraz alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş, alacaklı vekili 22.12.2003 tarihli takip dosyasına verdiği dilekçeyle yetki itirazını kabul ettiğini dosyanın … İcra Dairesine gönderilmesini istemiş ve davalı aleyhine … 10.İcra Müdürlüğünün 2004/84 esas sayılı dosyası ile 30.3.2004 günlü ilamsız takip talebiyle takip başlatmış, ödenen 490.874.450.000 TL’nin hesaptan tenzilini istemiş, ödeme emri davalıya 5.4.2004 tarihde tebliğ edilmiştir. Dosyaya sunulan muavin defter dökümü, ödeme belgelerine göre, faturaya karşılık 30.5.2003-30.7.2003 tarihleri arası 493.410.630.000 TL takip dosyası haricinde davacı tarafından tahsil edilmiştir.
Uyuşmazlık, icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin borçtan düşülmesi gerekip, gerekmediği hususuna ilişkindir.
İ.İ.K’nunu 67/1 maddesi hükmüne göre, takip talebi itiraza uğrayan alacaklı itirazın iptalini isteyebilir. Açtığı bu davada takip tarihi itibarıyle alacağının varlığını ve miktarını genel hükümler çerçevesinde ispatlamalıdır. Böylesi bir ispat, doğal olarak, ispatlanan alacak tutarı bakımından borca itirazın itiraz tarihi itibariyle haksızlığını da ortaya koyacaktır. Ne var ki; henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü de yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borçu tamamen ( o yolda istek bulunması koşuluyla, ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizi ve varsa ferileriyle birlikte) öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olmayacağı açıktır. Zira, takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yararın mevcut olmayacağı açıktır. Bu noktada; takibe konu borcun tamamen ödenmiş olması halinde
2006/13378-2007/4197
alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, açtığı dava bu gerekçeyle reddedileceği; böylesi bir davanın kısmen de olsa kabulü söz konusu olamayacağı için, icra inkar tazinatına da hükmedilemeyecektir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme koşulları ve zamanı başlıklı 12.maddesinde; hastaneye teslim edilen malzeme bedelinin teslim tarihinden itibaren 90 gün içinde Döner Sermaye Saymanlığınca ödenecektir hükmü bulunmaktadır. Bu ödeme süresi kesin bir vadeyi ihtiva etmemektedir. B.K.’nun 101. maddesi borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmemiş ise, muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağını öngörmüştür. Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair usulüne uygun herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Davacı tarafından icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden, davacı icra takibinden önceki dönem için birikmiş faiz isteyemicyecek, ancak icra takip tarihinden yapılan ödeme tarihine kadarki süre için faiz isteyebilecektir. Öyle olunca 29.4.2003 icra takip tarihinden, borcun tamamının ödendiği 30.5.2003-30.7.2003 tarihleri arasındaki ödemeler nazara alınarak davacının talep edebileceği faiz miktarı belirlenip, ona hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-İcra takibi, asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz için yapılmış, davalı borcun tamamına itiraz etmiş, davacı tarafça asıl alacağa yönelik olarak itirazın iptali istenilmiş, işlemiş faize yönelik bir dava olmadığı halde işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davacının işlemiş faize yönelik davası olmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya ayrıkı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açılanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı, ikinci bentte açkılanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.