Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16822 E. 2007/3546 K. 13.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16822
KARAR NO : 2007/3546
KARAR TARİHİ : 13.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı malın değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16.8.2001 tarihinde davalılardan … A.Ş..den … marka araç satın aldığını, 27.3.2002 tarihinden itibaren aracın sağ arkasından su aldığının fark edildiğini, yetkili servise başvurulduğunda sorun olmadığının belirtildiğini, daha sonra özellikle yağmurlu havalarda aracın su alması nedeniyle bir çok defa yetkili servislere başvurduğunu, aracın tamamen soyularak sorunun giderildiğinin belirtilmesine rağmen aracın halen su aldığını, kendisinin oyalandığını ve kandırıldığını … sürerek, aracın yenisi ile değiştirilmesine, mümkün olmaz ise, satış bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … Motorlu Araçlar imal ve Satış A.Ş.cevabında, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, araçta ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı … A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, satış tarihinden ve özellikle davacının en son 18.11.2002 tarihinde su alma şikayeti ile baş vurması karşısında 2 yılık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunun 4. maddesinde belirtilen ayıplı mal satışı nedeniyle satıcı ve üretici/ithalatçıya karşı açılmış malın değiştirilmesi veya satış bedelinin tahsiline ilişkindir. Anılan yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre davalılar davacının seçimlik haklarından biri ile müteselsil sorumlu olup,yine anılan yasanın 4/4 maddesinde belirtilen 2 yıllık süre de yasada açıkça belirtildiği gibi hak düşürücü süre değil zamanaşımı süresidir. Böyle olunca, davaya hiç cevap vermeyen dolayısıyla zamanaşımı savunmasında bulunmayan
2006/16822 2007/3546
… A.Ş. yönünden mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Diğer davalı … A.Ş.ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunun 4/4 maddesinde, “bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye karşı teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir” denildikten sonra, “ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından, davacının aracı 16.8.2001 tarihinde satın aldığı araçla ilgili olarak 27.3.2002 , 8.10.2002 , 18.11.2006 ve 28.7.2005 tarihlerinde aracın içine su alma şikayeti ile davalının yetkili servisine başvurduğu servis başvuru fişlerinden anlaşılmakta olup, ayrıca davacı, bir çok defa ve muhtelif tarihlerde davalının yetkili … ve … servislerinde su alma şikayeti ile ilgili tamir gördüğünü, hatta aracın tamamen soyulmasına rağmen şikayetin giderilemediğini ve kendisinin oyalandığını … sürmüştür. Davalı üretici onarımını bir yerde ifa yardımcısı durumunda olan yetkili servis istasyonları ile yapmakta olup, yetkili servisler satışa sunulan araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbını en kısa sürede ve doğru şekilde giderebilecek elamanlar istihdam etmek zorundadır. Tüketicinin sonuç alınamayan tamirlerle oyalanması ve arızanın belli periyotlarla tekrarlaması söz konusu ise, davada zamanaşımının varlığından da söz edilmez.
Bu durumda mahkemece,davacının özellikle … ve … servislerinde aynı şikayet ile ilgili tamir gördüğüne ilişkin delilleri üzerine inceleme yaptırılması, bundan sonra yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak, su alma şikayeti ile ilgili ayıp nedeniyle davacının oyalanıp oyalanmadığı ve halen ayıbın devam edip etmediği açıklığa kavuşturularak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 13.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.