YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9800
KARAR NO : 2007/12239
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
… vekili avukat … ile …. Otel San. Tic. A.Ş. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 12.9.2006 tarih ve 759-372 sayılı hükmün Dairenin 8.5.2007 tarih ve 210-6341 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı şirketin … Silivri İlçesi … Köyünde “…” adıyla bir tatil köyü kurarak “apart suit” olarak adlandırdığı konutlardan 892 no’lu villanın 2040 yılına kadar kullanım hakkını 1.10.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 135.000 Dolar karşılığında kendisine sattığını, bunun güvencesi olarak da bir intifa senedi verdiğini, TTK’nun 402 ve 403. maddelerine dayanılarak çıkarılan intifa senetlerinin temelde apart suitleri kullanma ve golf tesislerinden yararlanma haklarını sağladığını, bunlara bir tür devre mülk hakkı da denilebileceğini, devre mülk hakkından farklı olarak sahiplerine sadece belirli dönemlerde değil, yılın bütün günlerinde yararlanma hakkı tanıdığını, düzenleme şekli ve davalının nitelemesi ne olursa olsun, sözleşmenin 1. maddesine göre sözleşmenin konusunun “apart suit” denilen konutların ve buna bağlı tesislerin kullanma hakkı olduğunu, sözleşmenin 2. maddesine göre satış bedeli olarak 135.000 Dolar ödediğini, davalının ayrıca her yıl için ortak gider adı altında haksız bir ücret aldığını, son olarak da 21.3.2003 tarihinde 7655 Dolar kullanma bedeli, 1000 Dolar sigorta bedeli, 1740 Dolar üyelik aidatı, 2001 ve 2002 yılları için 2.728.215.714 TL 2003 1-4 dönemi için de 1240.191.166 TL ortak gider payı talep ettiğini, bu talepleri kabul etmemesi üzerine de davalının 13.5.2003 tarihli fesih ihtarı ile apart suiti kullanım hakkını iptal ettiğini bildirdiğini ileri sürerek, … olduğu 135.000 Dolar intifa senedi satış bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, TTK’nun 402 ve 403. maddeleri ile şirket ana sözleşmesinin 34. maddesi gereğince intifa senetleri ihraç ettiklerini, bu senetlerin sahiplerine,
2007/9800-12239
şirketin … Silivri … Köyündeki golf tesislerinin tasfiye bakiyesinin %10’una katılma hakkı ile birlikte … bünyesinde bulunan, şirketle intifa senedi sahibi arasında yapılacak “Apart Suitleri Kullanım Esasları ve Şartları” başlıklı sözleşmede numarası belirtilen apart suitin teslim tarihinden itibaren 2040 yılına kadar sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde kullanma ve aktivitelerden yararlanma hakkını verdiğini, “Apart Suit”ten yararlanma hakkının, adı geçen sözleşme hükümlerine uyulması şartına bağlı olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle kullanım hakkının iptal edildiğini, ne var ki intifa senedi ile sağlanan diğer hakların ve intifa senedi sahipliğinin devam ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir devre mülk satışının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının intifa senedi sahibi olmakla, şirketin tasfiye bakiyesinin belli bölümüne katılma hakkı ile, sözleşmeye uymak … ile apart suitten yararlanma hakkı elde ettiği, sözleşmeye uymaması nedeniyle davacının apart suiti kullanma hakkı iptal edilmişse de, intifa senedi sahipliğinin devam ettiği, bu nedenle kusurlu hareketinin sonucuna katlanması gereken davacının … olduğu 135.000 Doları geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine, Dairemizin 8.5.2007 gün 2007/210 E. 2007/6341 K. sayılı ilamı ile “taraflar arasındaki uyuşmazlığın devre tatil satışı nedeniyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, dolayısıyla davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu” belirtilerek bozulmuş, davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davalı şirket tarafından, TTK’nun 402 ve 403. maddeleri ile şirket ana sözleşmesinin 34. maddesi gereğince intifa senetleri ihraç edildiği, taraflar arasında imzalanan 1.10.1995 tarihli “İntifa Senedi Satış Vaadi Sözleşmesi” uyarınca davacının, ödediği 135.000 Dolar karşılığında 7.000.000.000 TL nominal bedelli H grubu 036 numaralı nama yazılı intifa senedini 22.9.1999 tarihli ibraname kapsamında teslim aldığı, intifa senedi sahibi davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 25.5.19996 tarihli “Apart Suitleri Kullanma Esasları ve Şartları” başlıklı sözleşmenin açıklama kısmında, bu … düzenlemenin, TTK’nun 402. ve 403. maddeleri ve şirket ana sözleşmesinin 34. maddesi gereğince şirket yönetim kurulu kararı ile ihraç edilen intifa senetlerinin ayrılmaz bir cüz’ü olduğunun belirtildiği, adı geçen sözleşme ile, intifa senedi sahibi davacıya, … Clup’da kain 893 no’lu apart suiti 2040 yılına kadar sözleşmede öngörülen şartlar dahilinde kullanma ve tesislerden yararlanma hakkı verildiği anlaşılmaktadır. 2007/9800-12239
Taraflar arasındaki uyuşmazlık söz konusu bu … düzenlemeden kaynaklanmakta olup, davacı apart suitlere ilişkin talep edilen kullanma, sigorta ve ortak gider payına ilişkin ücretleri ödemekle yükümlü olmadığını, ancak söz konusu bedelleri ödememesi nedeniyle davalı tarafından apart suiti kullanma hakkının iptal edildiğini ileri sürerek, intifa senedi karşılığında … olduğu 135.000 Doların iadesi için eldeki davayı açmış, davalı ise davacının, intifa senedi hamili sıfatıyla şirketin tasfiye bakiyesinin %10’undan yararlanma hakkının devam ettiğini, ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceğini savunmuştur. TTK’nun 402/1. maddesinde “Umumi heyet, esas mukavele gereğince veya esas mukaveleyi değiştirerek bedeli itfa olunan payların sahipleri, alacaklılar, kurucular veya bunlara benzer bir sebeble şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri ihdasına karar verebilir.” Hükmü, aynı kanunun 403. maddesinde de, “intifa senetleri sahiplerine azalık hakları verilemez; ancak safi kazanca veya tasfiye neticesine iştirak yahut yeni çıkarılacak hisse senetlerini alma hakları tanınabilir.” Hükmü bulunmakta olup, anılan hükümlerden de anlaşıldığı üzere, TTK uyarınca ihraç edilen intifa senetleri, sahiplerine şirketin safi karına, tasfiye bakiyesine iştirak hakkı gibi haklar verebilen, bu nedenle mali nitelikte haklar sağlayan, Anonim Şirkette herhangi bir payı ve dolaylısıyla ortaksal hakları temsil etmeyen, sahiplerine azalık hakkı vermeyen senetlerdir. Anonim Şirketler Hukukunda hisse senedi sahiplerinin malik oldukları hisse senetlerini ve intifa senetlerini, senedi ihraç eden Anonim şirkete müracaatla başlangıçtaki veya güncel değeri üzerinden şirketçe satın alınmasını talep etme hakları bulunmamaktadır. İntifa senetleri, nakit karşılığında çıkarılan senetler olup, bu senetler karşılığında elde edilen para, bilançoda ayrı bir kalem halinde sermaye olarak gösterilebilir. Bilançoda sermaye olarak gösterilen intifa senedi bedelinin iadesi talebi ise, şirketin sermayesinin azaltılması istemi niteliğinde olup, kabul edilemez. O halde davalı şirketin ancak tasfiye bakiyesinin %10’una katılma hakkı bulunan intifa hakkı sahibi davacının, bu aşamada intifa senedi için davalı şirkete başlangıçta … olduğu 135.000 Doların iadesini talep etme hakkı bulunmamaktadır. İntifa senedinin cüzü niteliğinde olduğu kararlaştırılan ve taraflar arasında uzun süre ihtilafsız şekilde uygulanan “Apart Suitleri Kullanma Esasları ve Şartları” başlıklı sözleşme hükümleri de taraflar için bağlayıcı niteliktedir. Adı geçen sözleşmenin 3. maddesine göre teslim tarihinden itibaren her yıl için 1575 Dolar kullanım bedeli ödeneceği ve takip eden her yıl için bu bedele %5 artış yapılacağı öngörülmüş olduğundan davalının istemiş olduğu 2001-2002 ve 2007/9800-12239
2003 yıllarına ait 7655 Dolar kullanım bedeli, aynı yıllara ait istenilen üyelik aidat bedeli yine sözleşmenin 4/10 hükmü gereğince 2003 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan dönemlerinden doğan merkezi sistem, elektrik ve su gideri olarak talep edilen 1.240.191.466 TL ortak gider talebi de sözleşmeye uygun bir taleptir. Davalının, sözleşmeden kaynaklanan bu taleplerinin yerine getirilmemesi sonucunda apart suitin kullanım hakkını iptal etmiş olması sözleşmeye uygun olup, intifa senedi sahipliği devam ettiğinden davacı … olduğu 135.000 Doların iadesini ise talep edemez. O halde mahkeme kararının, açıklanan tüm bu nedenlerle onanması gerekirken, davanın TTK’nun 402 ve 403. maddelerinde düzenlenen intifa senedinden kaynaklandığı ve dolayısıyla davada TTK ve genel hükümlerin uygulanması gerektiği gözardı edilerek, Dairemizin 8.5.2007 gün 2007/210 E. 2007/6341 K. sayılı ilamı ile davada görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğundan bahisle sehven bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait anılan “bozma” ilamının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 8.5.2007 gün 2007/210 E. 2007/6341 K. sayılı “bozma” ilamının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün ONANMASINA, 27,00 YTL peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 13,10 YTL onama harcın davacıdan alınmasına, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.