Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/896 E. 2007/6243 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/896
KARAR NO : 2007/6243
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen davacılar avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar, murisleri … ’nın, davalıya ait taşınmaza şeftali ve mandalina ağaçları dikerek yetiştirmesi, ağaçların meyve vermeye başlamasından sonra ise alınacak ürünün ½ oranında paylaşılması konusunda davalı ile 1995 yılında 19 yıl süreli ortaklık sözleşmesi yaptığını, davalıya ait taşınmazın boş bir tarla iken murisleri tarafından ıslah edilerek mandalina ve şeftali ağaçları dikildiğini, her türlü masrafın yapıldığını, murislerinin 15.8.2000 tarihinde vefatından sonra sözleşmeye aynı şekilde mirasçıları ile devam edildiğini, ancak ailenin en büyüğü ve erkek olması nedeniyle kendilerinden …’nın sözleşmede adı geçtiğini, meyve ağaçları ürün vermeye, gelir getirmeye başladığı zaman ise taşınmazın bir üçüncü kişiye satılması sonucunda, fesih ihbarı yapılmadan, tazminatları ödenmeden taşınmazdan çıkarıldıklarını, davalının akde aykırı davranması nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, taşınmaza kazandırılan değerin, harcanan emeğin, yapılan masrafların ve erken fesih nedeniyle geriye kalan 11 yıllık kar mahrumiyetlerinin karşılığı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 50.000.000.000 TL.nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların murislerinin ölümünden sonra 1995 yılında yapılan anlaşmanın feshedildiğini, davacılardan … ile yeniden sözleşme yaptıklarını, sözleşmede imzaları bulunmayan … dışındaki davacıların dava ehliyetlerinin olmadığını, murisin yaşadığı döneme ilişkin de talepte bulunamayacaklarını, … ile sözleşme yapılırken, taşınmazı satmak zorunda kalırsa sözleşmede belirtilen süre ile bağlı kalınmayacağının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 23.3.2006 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, 50.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükme esas alınan 23.3.2006 tarihli bilirkişi raporunda, dava tarihi itibariyle ağaçların dikim ve sulama tesisi masraflarının 65.656,00 YTL, ağaçlara ilk dikildiği yıldan 2004 yılına kadar yapılabilecek giderlerin 9.883,00 YTL, sözleşme süresine göre 2004 yılından sonra kalan 11 yıllık süre nedeniyle de mahrum kalınan gelirin davacıların payına düşen ½’lik miktarının ise 37.070,00 YTL olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu miktarlar üzerinden taleple bağlı kalınarak ve fazlaya ilişkin haklar da saklı tutulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki taraflar arasında yapılan sözleşmede ağaçların dikim, bakım ve sulama masrafları davacılara ait olmak üzere elde edilen ürünün 1/2’sinin davacılara verilmesi kararlaştırılmış olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Buna göre sözleşme devam etseydi davacılar sadece elde edilecek ürünün 1/2’lik kısmını, başka bir ifade ile net gelirin 1/2’sini alabileceklerinden, bunun dışındaki, ağaçların dikim, bakım, sulama ve diğer masraflarının ödetilmesini talep edemezler. Mahkemece açıklanan bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde 1/2 net gelirden başka ayrıca ağaçların dikim, bakım, sulama ve diğer masraflarının da ödetilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davacılar, davalıya ait taşınmazın satıldığı 2004 yılından itibaren sözleşmenin bitim tarihine kadar olan 11 yıllık süre nedeniyle uğramış oldukları gelir kaybının ödetilmesini talep etmişler, mahkemece de 11 yıllık gelir 2007/896-6243
kaybının tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki BK.nun 98/2 maddesi dalaleti ile aynı kanunun 44.maddesi gereğince, alacaklının, zararın artmasına yol açacak davranışlardan kaçınma yükümlülüğü bulunduğundan, davacılar zararın artmasını önlemek için, gerekli çabayı göstermekle yükümlüdürler. O halde, mahkemece ortaklığın feshedildiği taşınmazın satıldığı tarihten itibaren, davacıların aynı şekilde gelir getiren benzer ya da başka bir işi ne kadar sürede bulabilecekleri bilirkişi aracılığı ile saptanıp, bu süre ile sınırlı olarak gelir kaybına hükmedilmesi gerekirken, açıklanan hususta herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan geriye kalan 11 yıllık sürenin tamamı nedeniyle mahrum kalınan gelirin ödetilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Mahkemece taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişiye satıldığı 2004 yılından ileriye dönük olarak geriye kalan 11 yıllık kar mahrumiyetinin ödetilmesine karar verilmişse de, davacıların 11 yıl boyunca her sene peyder pey alacakları ürün bedelinin peşin olarak ödenmesi halinde bu durumun davacılara kazandırdığı peşin sermaye değerinin yapılan hesaplamada dikkate alınmamış olması da kabul şekline göre ayrıca bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.