YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6892
KARAR NO : 2007/12289
KARAR TARİHİ : 23.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalılardan … ile 2004 yılında gayri resmi olarak evlendiklerini, davalı …’nin ise kayınpederi olup evliliğin devamı süresince birlikte oturduklarını, yaşının küçük olması nedeniyle resmi nikah yapılmadığını, davalıların kendisini döverek evden attıklarını, ailesine bu durumu bildirince jandarmaya gittiklerini, çeyiz senedinde bulunan eşya ve ziynetlerin aynen, olmaz ise bedelleri karşılığı şimdilik 10.000,00 YTL’nın faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davacının kendi isteği ile müşterek haneyi terk ettiğini, dövülmediğini, ailesinin şikayeti ile jandarmaya gidilerek ifade verildiğini, aynı gün ziynet eşyalarını ve bir kısım eşyaları iade ettiklerini, beyaz eşyaları da iadeye hazır olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece , ziynet eşyaları yönünden davanın reddine, çeyiz eşyaları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çeyiz senedine dayalı alacak davasıdır. Davacı davalılardan … ile gayri resmi evlilikleri sırasında düzenlenen 02.10.2004 tarihli çeyiz eşyası senedinde yazılı olan eşyaların dövülerek evden atılması nedeniyle kendisine verilmediğini iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, davalılar ise cevap dilekçelerinde dava konusu olan çeyiz senedinde yazılı ziynet eşyalarını jandarmada ifadelerinin alındığı gün davacıya teslim ettiklerini savunmuşlardır. Davalılar bu savunmalarını isbat için tanık göstermiş ve mahkemece bu tanıklar dinlenmiş ise de gayri resmi evlilik 2007/6892-12289
HUMK 293/1 maddesi kapsamında kalmadığı, gibi davacı tarafın HUMK 289. maddesine uygun açık muafakatıda bulunmadığından olayda tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Kaldıki usule uygun olmamasına rağmen dinlenen tanıklarda davalının ödeme savunmasını kanıtlar nitelikte beyanda bulunmamışlardır. Öyle olunca davalılar savunmalarını kanıtlıyamamışlarsada, açıkça cevap dilekçesinde “yasal her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduklarından, davalılara davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.