Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/903 E. 2007/6301 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/903
KARAR NO : 2007/6301
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borç miktarının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı kardeşimin düğünü için davalının sahibi olduğu lokantada yemekli düğün düzenlenmesi amacıyla kişi başına 3,60 YTl.den 2500 kişi gelecek şekilde davalıyla sözleşme imzaladığını, 300 YTl. peşinat ödediğini, ancak sonradan gelecek kişinin 1500 kişi olacağını davalıya bildirdiğini, düğün sırasında da gelenlerin 1300 kişi olduğu hususunda davalıyla mutabakata vardıklarını, 1500 kişinin parasından peşin ödemesi mahsup ederek 5.100 YTL.ödemek istediğini ancak davalının bunu kabul etmeyerek sözleşme altında bulunan senet kısmını keserek icra takibine koyduğunu belirterek davalıya 5.100 YTl. dışında borçlu olmadığının tesbiti ile icra sonucu ödemek zorunda kaldığı paranın istirdadını istemiştir.
Davalı, sözleşmede 2.500 kişiye yemek verileceğini kararlaştırıldığını, ancak davalının daha az kişinin geldiğini ileri sürerek ücretini ödemediğini, kendisinin de senedi icraya koyduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede davetli sayısının 2500 kişi olduğunun kararlaştırıldığını, davacının daha az kişi geldiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı lokantasında düzenlenen yemekli düğüne kaç kişinin katıldığı ve bu bağlamda davacının ödeyeceği ücretin ne miktar olduğu hususudur. Davacı düğüne 1500 kişinin katıldığını ileri sürmüş, davalı ise sözleşmede kararlaştırılan 2500 kişiye yemek verdiğini savunmuştur. Ne var ki davacı davalıyı Cumhuriyet Savcılığına şikayet etmiş ve davalıda Cumhuriyet savcısına verdiği ifade de düğüne 2000 kişinin katıldığını bildirmiştir. Düğün kaseti üzerinde inceleme yapan bilirkişide düğüne katılan davetli sayısının tahminen 1900-200 kişi olduğunu beyan etmiştir. Davalının Cumhuriyet Savcısında verdiği ifade kendisini bağlayıcı nitelikte olup, düğünde 2000 kişiye yemek verildiğinin kabulü zorunludur. Öte yandan taraflar arasında düzenlenen sözleşmede KDV. Bedelinin hariç olduğuna dair bir kararlaştırma bulunmadığı için kişi başına ödenecek 3,60 YTL.nın içinde KDV. Ninde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece düğüne 2000 kişinin katılarak yemek yediği kabul edilmek ve bedelin içinde KDV.ninde bulunduğu benimsenmek suretiyle 2000 kişi X 3,60 YTL. üzerinden hesaplama yapılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.