Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23558 E. 2012/23222 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23558
KARAR NO : 2012/23222
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih gerekçesinde performansa dayanılmasına rağmen savunmasının alınmadığı davalı ihbar süresi vererek fesih işleminde bulunduğunu iddia etmiş isede ihbar süresi içerisinde yeni işçi alımı yaptığı, tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda 08.05.2008 tarihinden beri işyerinde üretim işçisi olarak çalışan davacının 28.01.2011 tarihli fesih bildiriminde işe dikkatini veremediği, performansının düşük olduğu belirtilerek ihbar süresi ve kıdem tazmiat verilmek süretiyle 11.03.2011 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiştir. Fesih bildirimi altında davacının tebliğ aldığına dair imzası olup aynı zamanda davacının 28.01.2008 tarihli iki adet el yazsında ihbar süresinin kullanılarak iş sözleşmesinin rızası ile fehsedildiğini belirttiği bu konudaki belgeleden biri altında davacı dışında iki kişininde şahit olarak imzasının alındığı görülmüştür. Bu durumda davacının 28.01.2011 tarihli fesih bildiriminden haberdar olduğu dikkate alındığında işe iade konusunda 11.04.2011 tarihinde açılan bu davada bir aylık dava açma süresi geçirildiğinden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.