YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4840
KARAR NO : 2007/7955
KARAR TARİHİ : 05.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Bulgaristan göçmeni olduğunu, ilgili Devlet Bakanlığının Göçmen Evleri Projesi dahilinde konut sahibi olabilmek için belirtilen banka hesabına 1991 yılında 2.500.000 TL yatırdıysa da , uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen kendisine konut teslim edilmediği gibi, yatırdığı paranın yıllar içerisinde enflasyonun etkisiyle rakamsal olarak çok büyük oranda değer kaybına uğradığını ve iade edilmediğini bildirerek, 2.500.000 TL’nın belirtilen banka hesabına yatırılma tarihi itibariyle alım gücünün de tespitiyle denkleştirici adalet ilkeleri gereğince hesaplama yapılarak, zararının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere şimdilik 3.000,00 YTL olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.500.000 TL’nın yatırılma tarihi olan 3.10.1991 den itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, Bulgaristan’dan 1989 yılında göçmen olarak geldiğini, davalının 1990 yılındaki projesi ile kendisi ve benzer durumdaki kişiler için konut yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüt nedeni ile davalı hesabına 2.500.000 TL yatırdığını, konutunun teslim edilmediğini bildirerek talepte bulunmuş, davalı ise bu konuda broşür yayımlandığını, kabul etmekle birlikte her başvuru sahibine konut verme 2007/4840-7955
taahhütleri bulunmadığını, sınırlı sayıda konut ürrettiklerini broşür ve yönergede gösterilen şartlar dahilinde puantaj usulüne ve öncelik sırasına göre konut dağıtımının gerçekleştirildiğini, 13.5.1992 tarihinde çıkarılan genelge ile de hak sahibi olmayanlara, paralarını almaları için duyuruda bulunduklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Dosyadaki delillerden, davacının 3.10.1991 tarihinde davalı hesabına proje gereğince konut sahibi olmak amacıyla 2.500.000 TL para yatırdığı, davalının çıkardığı yönerge ve broşür de gösterilen konut dağıtımına ilişkin sıra ve puanlarının yetersiz kalması sebebiyle dava tarihi itibariyle davacıya konut tahsis edilemediği, bu icap ve kabule görede taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satışından kaynaklandığı anlaşılmamaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre geçersiz taşınmaz satım sözleşmelerinde denkleştirici adalet ilkeleri uygulanarak davacının ödediği pararın ulaşacağı alım gücünün iadesi gerekir ise de; yargılama sırasında yürürlüğü giren 5543 sayılı kanun ile bu konuda özel düzenleme yapılmış ve mahkemece bu kanunun geçiçi 1. maddesi gereğince davacının ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesine karar verilmiştir. Ancak anılan yasa ile ilgili olarak iptal istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşıldığından mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 5.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi