YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12446
KARAR NO : 2007/695
KARAR TARİHİ : 29.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 23.7.2003 tarihinde davalılar … ve … …’den 2001 model Astra 1.6 Clup SW tipi Opel marka aracı 21.500.000.000 TL bedelle satın aldığını, 7.8.2003 tarihinde yaz tatiline gitmek üzere yola çıktığında aracın yolda arızalandığını, en yakın servise çekilerek götürüldüğünü, araçta immobilizer ve beyin arızası olduğunun belirtildiğini, gereken parça değişimi ve işçilikler için servise 1.726.009.423 TL ödediğini, İzmit’e dönüşünde aynı arızanın yeniden oluştuğunu, Opel servislerince arızanın giderilemediğini, davalılardan … ve … …’nin bu işin ticaretini yapan satıcı sıfatıyla, Opel Türkiye Limited Şirketinin ise üretici ve ithalatçı sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek, ayıplı aracın iadesiyle, … olduğu satış bedeli ile tamir masrafları üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 23.568.000.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve … …, aracın test ve tecrübe edilerek satın alındığını, ikinci el satılan araçların garantisinin olmadığını, Opel Limited Şirketi ise, aracın ilk satışının 27.11.2000 tarihinde gerekleştiğini, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, araçta imalat hatasının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu araçta mevcut olduğu belirlenen imalat hatası nedeniyle aracı ikinci el olarak satan davalılar … ve … …’nin sorumlu tutulamayacağı belirtilerek, adı geçen davalılar hakkındaki davanın reddine, … Motor Limited Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 23.226,00 YTL’nin dava tarihinde itibaren yasal faizi ile tahsiline, aracın da adı geçen davalıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan … Motor Limited Şİrketi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu aracın ilk olarak 27.11.2000 tarihinde trafiğe çıktığı, davacının aracı Kaptan Otomotivin sahipleri davalılar … ve … …’den ikinci el olarak 23.7.2003 tarihinde satın aldığı, araçtaki arızanın ise 7.8.2003 tarihinde ortaya çıktığı, Opel yetkili servisi tarafından 60 km çekilerek servise götürüldüğü, 7.8.2003-16.8.2003 tarihleri arasında serviste kaldığı, araçta immobilizer ve beyin arızasının tesbit edildiği, 1.726.009.423 TL tamir ücreti ödendiği, ancak arızanın yeniden ortaya çıktığı ve giderilemediği anlaşılmaktadır. Araçtaki arızanın imalat hatasına dayalı gizli ayıp niteliğinde olduğu, mahkemece de benimsenen 3.2.2006 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından kabul edilmiştir. 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında, “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve….kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer … seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kişi sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” Hükmü bulunmaktadır. Buna göre davalılar … ve … … de satıcı sıfatıyla araçtaki ayıptan diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olup, bu husus gözardı edilerek mahkemece adı geçen davalılar hakkında kusurlu olmadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.