Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/10031 E. 2008/4435 K. 28.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10031
KARAR NO : 2008/4435
KARAR TARİHİ : 28.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar; davalılardan … ve … Çalışkanın yüklenici olarak inşa ettikleri binada 5 adet daireleri bulunduğunu, bu binada standartlara uygun beton ve betonarme malzemesi kullanılmaması demir, beton gibi malzemelerin ve binanın projesinin eksik ve yetersiz olması nedenleriyle hasar meydana geldiğini, davalı belediye tarafından denetim görevinin yapılmadığını, bu sebeple meydana gelen zarardan teknik uygulama sorumlusu davalı …’in ve davalı belediyenin diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, binanın hali hazır durumunun emniyetli olmadığını, olası bir depremde … ve mal emniyeti açısından büyük risk bulunduğunu belirterek, binanın … ve mal emniyeti açısından sağlam hale getirilmesi için gereken tüm masrafların hesaplanıp davalılardan tahsiline, onarım ve takviye projesine göre binanın takviye ile onarılamaz veya onarım ve takviye maliyeti yeniden yapım maliyetini aşarsa binanın yıkılıp yeniden yapılması gerekeceğinden; binanın yıkılıp yeniden inşa maliyetinin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar kusurları bulunmadığını, davalılardan belediye hakkındaki davanın idari yargı görev alanında kaldığını, yüklenici olan davalılar, davanın tüm malikler tarafından açılması gerektiğini savunarak davanın reddin istemiştir.
Mahkemece, davalı Belediye Başkanlığı yönünden idari yargının görev alanında kalması nedeniyle davanın reddine, davacılar … ve … yönünden bu davacıların dava konusu binadaki dairelerini dava sırasında davalı …’a tapuda satıp devretmiş olduklarından dolayı davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar … ve …yönünden ise bilirkişi raporu ile binanın temelinden başlıyarak onarım ve güçlendirilmesi gerektiği, ancak onarım ve güçlendirme bedelinin yıkım ve yeniden yapım maliyetinden fazla olması nedeniyle, binanın yıkılıp yeniden yapılması gerektiğinin belirtildiği anlaşılıp bu davacıların taşınmaz satımında ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre binanın tamamının güçlendirilmesi yada yıkılıp yeniden yapılması talebinde bulunmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacıladan … tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller ve dosyaya giren bilirkişi raporlarından davalılardan … ve …’ın yüklenici olarak inşa ettikleri binadan davacılardan …’in iki diğer davacıların birer daire olmak üzere, 5 adet daireyi, tesis edilmiş bulunan kat irtifakına göre tapuda satın aldıkları, satın aldıktan bir süre sonra, binanın ayıplı olması nedeniyle yukarıda açıklandığı şekildeki talepleriyle bu davayı açtıkları ve yargılama sürerken de davacılardan …, … ve …’in birer dairelerini davalı yüklenici …’a tapuda satıp devrettikleri, böylece satılan bu daireler yönünden davanın konusuz kaldığı, davacılardan … ile …’in birer dairesinin uhtelerinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yine dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, dava konusu binanın ayıplı olduğu binadaki ayıplar nedeniyle … ve mal güvenliği bulunmadığı, binanın güvenlik içinde oturabilir hale getirilebilmesi için yapılması gerekli onarım ve takviye çalışmaları nedeniyle yapılması gerekli masrafların, binanın yıkım ve yeniden inşası için gerekli masraflara müsavi ve hatta daha fazla olacağı açıkça anlaşılmaktadır. B.K. 202. maddesinin 1. fıkrasında “satıcın tekeffülü altındaki satılanın ayıbı anlaşıldığı zaman alıcı muhayyerdir. Dilerse satılanı redde hazır olduğunu beyanla satımın feshedilmesini, dilerse satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzil olunmasını dava eder” denmek suretiyle davacının satılandaki ayıp nedeniyle ya
satış bedelinin düşürülmesini, veya akdi feshederek satılanı değerini talep etmekte seçimlik hakkı bulunduğu açıklanmıştır. Bu açıklamadan sonra aynı maddenin son fıkrasında ise” Kıymetinin noksanı satılanın semenine müsavi ise alıcı ancak satımın feshini talep edebilir” hükmü getirilmekle, satılanın kıymetinde ayıp nedeniyle meydana gelen noksan satılanın değerine eşit ise alıcının bu durumda ancak aktin feshini istiyebileceği ilk fıkrada açıklanan seçimlilik hakkını kullanamıyacağı anlaşılmaktadır.
Davacılar, dava dilekçesiyle akdin feshini değil, taşınmazın onarımını bunun, yıkım ve yeniden inşa maliyetini geçmesi halinde yıkım ve yeniden inşa bedelini istemişlerdir. Bilirkişi raporuna göre binanın talep gibi onarım ve takviye masraflarının, binanın yıkım ve yeniden inşa masraflarını geçeceği, böylece davacıların yargılama sırasında devrettikleri dairelerden sora kalan dava konusu iki dairenin değerleri, binanın yıkım ve yeniden inşa masraflarının çok altında kalacağından, BK. 202/1 ve son fıkralarına göre davacıların ancak akdin feshi ile sahip oldukları dairelerin değerlerini istemeleri mümkündür.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece davacılar üzerinde kalan daireler açısından davacıların davalarının bu gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme hükmünün davacılar üzerinde kalan dava konusu taşınmazlar açısında red gerekçesinin yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru bulunan kararın onanması HUMK 438/son maddesi gereğidir.
SONUÇ:Davacılardan … ve … yönünden davanın reddi gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilmesine ve sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, 13.00 YTL harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.